gergi ile cümle
gergi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bunlar aynı örümcek tarafından üretilen beş lifin gerginlik testinde alınan gerilim-gerinim eğrileri.呢個 "張力延展" 曲線 由延展性測試產生 嗰五條纖維喺由同樣隻蜘蛛製造
Bu sahnede olduğum için çok gergin ve heyecanlı olduğumu, bunun da sakinleşmemi engellediğini biliyorum.또 전 제가 여기 서게된 것이 믿을 수 없을 만큼 긴장되고 흥분된다는 것도 알아요. 그걸 진정 시키는 제 능력도 대단하네요.
Bu sahnede olduğum için çok gergin ve heyecanlı olduğumu, bunun da sakinleşmemi engellediğini biliyorum.Tôi biết rằng tôi rất run và hứng khởi khi được đứng trên đây.
Bu sahnede olduğum için çok gergin ve heyecanlı olduğumu, bunun da sakinleşmemi engellediğini biliyorum.Vím, že jsem neuvěřitelně nervózní, když tu stojím, což značně tlumí moji schopnost zůstat v pohodě.
Bu sahnede olduğum için çok gergin ve heyecanlı olduğumu, bunun da sakinleşmemi engellediğini biliyorum.Wiem, że jestem niesamowicie podekscytowana swoją obecnością tutaj, co uniemożliwia mi zachowanie spokoju.
Bu sahnede olduğum için çok gergin ve heyecanlı olduğumu, bunun da sakinleşmemi engellediğini biliyorum.Я знаю, що я неймовірно схвильована і захоплена бути тут, що значно погіршує мою здатність триматись круто.
Bu sahnede olduğum için çok gergin ve heyecanlı olduğumu, bunun da sakinleşmemi engellediğini biliyorum.למרות שלא בהכרח בסדר זה." אני יודעת שאני נורא עצבנית ונרגשת להיות כאן למעלה,
Bu sahnede olduğum için çok gergin ve heyecanlı olduğumu, bunun da sakinleşmemi engellediğini biliyorum.それが格好良くやろうとする 私の能力を 大いに妨げている (笑)
Bu sahte grubun adı İran'da Sünni ve Şii Müslümanlar arasında uzun süredir gerginlik yaratmıştır.El nombre de este grupo falso usa antiguas tensiones entre los musulmanes suníes y chiítas en Irán.
Bu yavrular ise büyüdüğünde stresli durumlar altında oldukça gergin oluyorlar.Las ratas crecerán ansiosas, en situaciones de estrés.
Bu yavrular ise büyüdüğünde stresli durumlar altında oldukça gergin oluyorlar.Questi ratti diventeranno molto ansiosi in situazioni stressanti.
Bu yavrular ise büyüdüğünde stresli durumlar altında oldukça gergin oluyorlar.エピジェネティク・マークの付与が 可逆的であるということは
‹‹Çadırının alanını genişlet, Perdelerini uzat, çekinme. Gergi iplerini de uzat, kazıklarını sağlamlaştır.Hãy mở rộng nơi trại ngươi, giương màn chỗ ngươi ở. Chớ để chật hẹp; hãy giăng dây cho dài, đóng nọc cho chắc!
‹‹Çadırının alanını genişlet, Perdelerini uzat, çekinme. Gergi iplerini de uzat, kazıklarını sağlamlaştır.네 장막터를 넓히며 네 처소의 휘장을 아끼지 말고 널리 펴되 너의 줄을 길게 하며 너의 말뚝을 견고히 할지어다
‹‹Çadırının alanını genişlet, Perdelerini uzat, çekinme. Gergi iplerini de uzat, kazıklarını sağlamlaştır.Luaskanlah kemah-kemah kediamanmu; panjangkan tali-talinya dan kokohkan pasak-pasaknya
‹‹Çadırının alanını genişlet, Perdelerini uzat, çekinme. Gergi iplerini de uzat, kazıklarını sağlamlaştır.Maak uw huis groter, bouw er stukken bij aan; breid uw huis uit!
‹‹Çadırının alanını genişlet, Perdelerini uzat, çekinme. Gergi iplerini de uzat, kazıklarını sağlamlaştır.הרחיבי מקום אהלך ויריעות משכנותיך יטו אל תחשכי האריכי מיתריך ויתדתיך חזקי׃
‹‹Çadırının alanını genişlet, Perdelerini uzat, çekinme. Gergi iplerini de uzat, kazıklarını sağlamlaştır.اوسعي مكان خيمتك ولتبسط شقق مساكنك. لا تمسكي. اطيلي اطنابك وشددي اوتادك.
‹‹Çadırının alanını genişlet, Perdelerini uzat, çekinme. Gergi iplerini de uzat, kazıklarını sağlamlaştır.要 擴 張 你 帳 幕 之 地 、 張 大 你 居 所 的 幔 子 、 不 要 限 止 、 要 放 長 你 的 繩 子 、 堅 固 你 的 橛 子
‹‹Çadırının alanını genişlet, Perdelerini uzat, çekinme. Gergi iplerini de uzat, kazıklarını sağlamlaştır.要 擴張 你 帳幕 之 地 、 張大 你 居所 的 幔子 、 不 要 限止 、 要 放 長 你 的 繩子 、 堅固 你 的 橛子
Cep telefonu -- yani sürekli aşağı bakmalısınız, aynı zamanda gergin olmanızı sağlayan bir alışkanlıkAcenderia um cigarro e isso pareceria porreiro.
Cep telefonu -- yani sürekli aşağı bakmalısınız, aynı zamanda gergin olmanızı sağlayan bir alışkanlıkCsak rágyújtanék. Menőbben nézne ki.
Cep telefonu -- yani sürekli aşağı bakmalısınız, aynı zamanda gergin olmanızı sağlayan bir alışkanlıkIk zou er een stuk cooler uitzien.
Cep telefonu -- yani sürekli aşağı bakmalısınız, aynı zamanda gergin olmanızı sağlayan bir alışkanlıkJ'aurais juste à m'allumer une cigarette. J'aurais l'air plus cool.
Cep telefonu -- yani sürekli aşağı bakmalısınız, aynı zamanda gergin olmanızı sağlayan bir alışkanlıkJeg ville tænde en cigaret, det ville se sejere ud.
Cep telefonu -- yani sürekli aşağı bakmalısınız, aynı zamanda gergin olmanızı sağlayan bir alışkanlık그냥 한 대 피는거죠, 그게 더 멋있기는 했을텐데.
Cep telefonu -- yani sürekli aşağı bakmalısınız, aynı zamanda gergin olmanızı sağlayan bir alışkanlıkMi accenderei una sigaretta. Farebbe più figo.
Cep telefonu -- yani sürekli aşağı bakmalısınız, aynı zamanda gergin olmanızı sağlayan bir alışkanlıkMi-aş aprinde ţigara. Ar arăta mai important.
Cep telefonu -- yani sürekli aşağı bakmalısınız, aynı zamanda gergin olmanızı sağlayan bir alışkanlıkMir einfach eine Zigarette anzünden. Würde cooler aussehen.
Cep telefonu -- yani sürekli aşağı bakmalısınız, aynı zamanda gergin olmanızı sağlayan bir alışkanlıkProste by som si zapálil cigaretu. Vyzeral by som drsnejšie.
Cep telefonu -- yani sürekli aşağı bakmalısınız, aynı zamanda gergin olmanızı sağlayan bir alışkanlıkSaya akan menyalakan sebuah rokok. Itu akan terlihat lebih keren.
Cep telefonu -- yani sürekli aşağı bakmalısınız, aynı zamanda gergin olmanızı sağlayan bir alışkanlıkSólo encendería un cigarrillo. Parecería más en onda.
Cep telefonu -- yani sürekli aşağı bakmalısınız, aynı zamanda gergin olmanızı sağlayan bir alışkanlıkSytyttäisin vain tupakan. Se näyttäisi coolimmalta.
Cep telefonu -- yani sürekli aşağı bakmalısınız, aynı zamanda gergin olmanızı sağlayan bir alışkanlıkTôi chỉ cần châm điếu thuốc. Trông còn ngầu hơn.
Cep telefonu -- yani sürekli aşağı bakmalısınız, aynı zamanda gergin olmanızı sağlayan bir alışkanlıkZapálil bych si prostě cigaretu. Vypadalo by to lépe.
Cep telefonu -- yani sürekli aşağı bakmalısınız, aynı zamanda gergin olmanızı sağlayan bir alışkanlıkZwyczajnie zapaliłbym, wyglądałoby to bardziej stylowo.
Cep telefonu -- yani sürekli aşağı bakmalısınız, aynı zamanda gergin olmanızı sağlayan bir alışkanlıkΑπλά θα άναβα ένα τσιγάρο. Θα φαινόταν πιο κυριλέ.
Cep telefonu -- yani sürekli aşağı bakmalısınız, aynı zamanda gergin olmanızı sağlayan bir alışkanlıkВиглядав би крутішим.
Cep telefonu -- yani sürekli aşağı bakmalısınız, aynı zamanda gergin olmanızı sağlayan bir alışkanlıkПросто бих запалил цигара. Би изглеждало по-готино.
Cep telefonu -- yani sürekli aşağı bakmalısınız, aynı zamanda gergin olmanızı sağlayan bir alışkanlıkЯ бы затянулся. Так я хотя бы выглядел круче.
Cep telefonu -- yani sürekli aşağı bakmalısınız, aynı zamanda gergin olmanızı sağlayan bir alışkanlıkהייתי פשוט מדליק סיגריה. זה היה נראה יותר מגניב.
Cep telefonu -- yani sürekli aşağı bakmalısınız, aynı zamanda gergin olmanızı sağlayan bir alışkanlıkسوف أشعل سيجارة فقط. سوف يبدو ذلك أكثر روعة.
Cep telefonu -- yani sürekli aşağı bakmalısınız, aynı zamanda gergin olmanızı sağlayan bir alışkanlık見えるかもしれません こんな感じに -
Çok fazla niyet gerginlik yaratır.Prea multă intenție creează tensiune. [ras] Observi?
Çok fazla niyet gerginlik yaratır.Příliš mnoho záměru vytváří napětí.
Çok fazla niyet gerginlik yaratır.Príliš veľa zámeru vytvára napätie. [smiech]
Çocuğun boynu inanılmaz derecede, neredeyse kopacak gibi gergin görünüyor.Bon, c'est vrai, son cou est incroyablement tendu.
Çocuğun boynu inanılmaz derecede, neredeyse kopacak gibi gergin görünüyor.Pravda, jeho krk je neuvěřitelně napnutý.
Çocuğun boynu inanılmaz derecede, neredeyse kopacak gibi gergin görünüyor.Zgadza się - jego szyja jest niesamowicie napięta.
Çocuğun boynu inanılmaz derecede, neredeyse kopacak gibi gergin görünüyor.Гаразд, його шия неймовірно напружена.
Çok fazla niyet gerginlik yaratır.Trop d'intentions créent des tensions... (rire).
Çok fazla niyet gerginlik yaratır.Túl sok szándék feszültséget teremt.
Çocuk aslında sadece oyun oynuyor. Çocuğun boynu inanılmaz derecede, neredeyse kopacak gibi gergin görünüyor.Oke, zijn nek is ongelooflijk gespannen.
Çok fazla niyet gerginlik yaratır.Za dużo intencji stwarza napięcie.
Çok fazla niyet gerginlik yaratır.Η πολλή πρόθεση δημιουργεί ένταση.
Çok fazla niyet gerginlik yaratır.Krampfhafter Wille erzeugt Verkrampfung.
Çok gergin bu aralar.Annyira feszült.
Çok gergin bu aralar.E prea tensionat.
Çok gergin bu aralar.Está muy tensionado.
Çok gergin bu aralar.Il a tellement de tension.