Ana içeriğe geç
Sözlük

gerekme ile cümle

gerekme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bana nobel ödül paketi i hakkında almak için denemek gerekmez düşündüm bazı uykuНобелівська премія пакет для мене Я думав про те, не намагайтеся отримати спати
Bana nobel ödül paketi i hakkında almak için denemek gerekmez düşündüm bazı uykuחבילת פרס נובל אליי חשבתי שאני יכול על לא מנסה להגיע לישון קצת
Bana nobel ödül paketi i hakkında almak için denemek gerekmez düşündüm bazı uykuجائزة نوبل حزمة لي ظننت أنني قد لا حول محاولة للحصول على بعض النوم
Bana nobel ödül paketi i hakkında almak için denemek gerekmez düşündüm bazı uyku私は約取得しようとしないことができると思った いくつかの睡眠 あなたもたぶん私は自分を変えることができokです あなたの医療記録のための心はそれを持っている
Başka bir şey söylemen gerekmez, Envy.Du behøver ikke sige mere, Envy.
Başka bir şey söylemen gerekmez, Envy.Du behöver inte säga mer, Envy.
Başka bir şey söylemen gerekmez, Envy.Não precisas de dizer mais nada, Envy.
Başka bir şey söylemen gerekmez, Envy.Nic więcej nie musisz mówić, Envy.
Başka bir şey söylemen gerekmez, Envy.Non serve che aggiungi altro, Envy.
Başka bir şey söylemen gerekmez, Envy.No tienes que decir nada más, Envy.
Başka bir şey söylemen gerekmez, Envy.Sinun ei tarvitse sanoa muuta, Envy.
Başka bir şey söylemen gerekmez, Envy.Δεν χρειάζεται να πεις κάτι άλλο, Ένβι.
Başka bir şey söylemen gerekmez, Envy.Ты больше ничего не должен говорить, Зависть.
"Başka kimsenin gitmediği yere, cesurca gitmek" demesi gerekmekteydi."To go boldly where no man has gone before(역주-to go 사이에 부사가 없다)". 이 문장은 즉시
Başkan'ın ordumuza yaptığı tahrip edici kesintileri engellemek için, vergileri yükseltmemiz gerekmez.No necesitamos incrementar los impuestos para evitar cortes devastadores militares del Presidente.
Bazı durumlarda müzik söylenen sözden daha çok işe yarar, çünkü etkili olması için anlaşılması gerekmez.A veces la música es mejor que la palabra hablada porque no es necesario entenderla para que surta efecto.
Bazı durumlarda müzik söylenen sözden daha çok işe yarar, çünkü etkili olması için anlaşılması gerekmez.어떤 경우에는 음악이 말보다 감동적이기도 합니다 감동받기 위해서 반드시 이해할 필요는 없기 때문입니다.
Bazı durumlarda müzik söylenen sözden daha çok işe yarar, çünkü etkili olması için anlaşılması gerekmez.Por vezes, a Música resulta melhor do que a Palavra porque não necessita de ser compreendida para ser eficaz.
Bazı durumlarda müzik söylenen sözden daha çok işe yarar, çünkü etkili olması için anlaşılması gerekmez.Soms werkt muziek beter dan het gesproken woord, omdat ze niet begrepen hoeft te worden om effectief te zijn.
Bazı durumlarda müzik söylenen sözden daha çok işe yarar, çünkü etkili olması için anlaşılması gerekmez.Uneori, muzica e mai grăitoare decât cuvintele, deoarece nu e nevoie să o înţelegi ca ea să aibă efect.
Bazı durumlarda müzik söylenen sözden daha çok işe yarar, çünkü etkili olması için anlaşılması gerekmez.В некоторых случаях музыка эффективнее, чем слово. Её не обязательно понимать, чтобы она действовала.
Bazı durumlarda müzik söylenen sözden daha çok işe yarar, çünkü etkili olması için anlaşılması gerekmez.В някои случаи музиката работи по-добре от думите, защото не трябва да бъде разбирана, за да бъде ефективна.
Bazı durumlarda müzik söylenen sözden daha çok işe yarar, çünkü etkili olması için anlaşılması gerekmez.במקרים מסויימים המוזיקה עדיפה על המילים, מכיוון שאין צורך להבין אותה כדי שתהיה לה השפעה.
Bazı durumlarda müzik söylenen sözden daha çok işe yarar, çünkü etkili olması için anlaşılması gerekmez.感情に訴えるとき 音楽を 頭で理解する必要はないから 音楽は言葉だという点には 多くの音楽家が同意するが
Bebeklerin aşı olmadan önce, en az iki aylık olmaları gerekmekte.Babies können nicht geimpft werden bevor sie 2 Monate alt sind.
Bebeklerin aşı olmadan önce, en az iki aylık olmaları gerekmekte.Baby's kunnen niet ingeënt worden tot ze twee maanden oud zijn.
Bebeklerin aşı olmadan önce, en az iki aylık olmaları gerekmekte.Bayi tidak bisa diimunisasi sebelum berusia dua bulan.
Bebeklerin aşı olmadan önce, en az iki aylık olmaları gerekmekte.Bebês não podem receber a vacina até completarem dois meses.
Bebeklerin aşı olmadan önce, en az iki aylık olmaları gerekmekte.Dzieci nie wolno szczepić do dwóch miesięcy.
Bebeklerin aşı olmadan önce, en az iki aylık olmaları gerekmekte.Los bebés no pueden vacunarse hasta los dos meses de edad.
Belediyelerin ihtiyacı olan engellilere gerekli hizmetleri sunması gerekmektedir.Kommunerna måste tillhandahålla handikappade de tjänster som de behöver.
Belediyelerin ihtiyacı olan engellilere gerekli hizmetleri sunması gerekmektedir.Kuntien täytyy tarjota vammaisille ihmisille tarpeellisia palveluja.
Belediyelerin ihtiyacı olan engellilere gerekli hizmetleri sunması gerekmektedir.Les communes doivent proposer aux handicapés les services dont ils ont besoin.
Belediyelerin ihtiyacı olan engellilere gerekli hizmetleri sunması gerekmektedir.Los municipios tienen la obligación de ofrecerles los servicios necesarios.
Belediyelerin ihtiyacı olan engellilere gerekli hizmetleri sunması gerekmektedir.Коммуны обязаны предоставлять инвалидам необходимые им услуги.
Belediyelerin ihtiyacı olan engellilere gerekli hizmetleri sunması gerekmektedir.يتوجب على البلديات أن تقدم الخدمات الضرورية للمعاقين.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.De behøver ikke at være på kontoret på et bestemt tidspunkt, eller noget tidspunkt.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.Eu nu trebuie să fie în birou la anumite ore, sau la orice oră.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.Heidän ei tarvitse olla toimistossa tiettynä aikana, tai milloinkaan.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.Họ không cần phải có mặt ở văn phòng vào một thời gian nhất định, hoặc bất kỳ lúc nào.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.Ils ne doivent pas être au bureau à des heures précises, ou même pas du tout.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.어떤 시간에 꼭 회사에 있을 필요도 없고, 아예 오지 않아도 됩니다.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.Mereka tak harus ada di kantor pada jam-jam tertentu, atau jam berapa pun.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.Não têm de estar no escritório numa certa altura ou em nenhuma altura.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.Nem kell meghatározott időt az irodában tölteniük, akár semennyit sem kell.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.Nemusia byť v kancelárii v určitý čas, nemusia tam byť vôbec.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.Nemusí být v kanceláři v určitý čas, nemusí tam být vůbec.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.Nie muszą przyjść o określonej godzinie, a nawet wcale.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.Non devono essere in ufficio a una certa ora, o a qualsiasi ora.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.No tienen que estar en la oficina en un cierto momento, o a cierta hora.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.Sie müssen nicht zu einer bestimmten Zeit im Büro sein oder zu irgendeiner Zeit.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.Ze hoeven niet op een bepaald moment op kantoor zijn, ze hoeven er helemaal niet zijn.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.Δεν υποχρεούνται να είναι στο γραφείο συγκεκριμένη ώρα, ή οποιαδήποτε ώρα.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.Вони не мають бути присутніми в офіси в якісь певні години, або взагалі можуть не приходити.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.Нет определенного времени пребывания в офисе, можно вообще не приходить.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.Не трябва да са в офиса в определено време, или когато и да било.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.הם לא צריכים להיות במשרד בשעה מסויימת, או בכלל.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.ولا يجب عليهم أن يكونوا في المكتب في وقت معين، ولا أي وقت.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.全然行かなくてもかまいません ただ仕事を成し遂げれば良いのです
Belli süreyi geçtirdikten sonra artakalan verginin faizini de ödemeniz gerekmektedir.Después de cierto tiempo, también deberá pagar intereses por la cuota diferencial.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod