gerek gerek ile cümle
gerek gerek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Tom, Mary'nin mutlu olması gerektiğini düşünüyor.Tom thinks Mary should be happy.
Uyumam gerekiyor.I need to go to sleep.
Demokratik hükümetlerin insanlara cevap vermesi gerekiyor.Democratic governments are supposed to answer to the people.
Dikkatli olmam gerekecek.I'll have to be careful.
Dikkatli olman gerektiğini düşünüyorum.I think you should be careful.
Daha dikkatli bakman gerek.You need to look more carefully.
Söylediklerimizde dikkatli olmamız gerekir.We should be careful what we say.
Sadece ekstra dikkatli olmamız gerektiğini düşünüyorum.I just think we need to be extra careful.
Bu dikkatli olmaman gerektiği anlamına gelmez.That doesn't mean you shouldn't be careful.
Ben sadece senin dikkatli olman gerektiğini düşünüyorum, hepsi bu.I just think you should be careful, that's all.
Sadece daha dikkatli olman gerektiğini düşünüyorum, bu kadar.I just think you should be more careful, that's all.
Kendine yarı zamanlı bir iş bulman gerektiğini düşünüyorum.I think you need to find yourself a part-time job.
Lütfen bize neden burada kalman gerektiğini söyle.Please tell us why you need to stay here.
Bir sorunun sonuna soru işareti koyman gerekir.You need to put a question mark at the end of a question.
Onun zengin olması gerekir: Göç etmeden önce her fırsatı vardı.He should be rich: he had every opportunity before immigrating.
Hava çok sıcak olduğunda dehidratasyonu önlemek için çok su içmen gerekir.When it's very hot, you should drink lots of water to avoid dehydration.
Kataloglardan sipariş verme evden ayrılmanızı gerektirmeden size zaman para kazandırır.Ordering from catalogs saves you time and money without requiring you to leave the house.
Birini suçlaman gerekiyor.You need to blame somebody.
Birini suçlaman gerekiyorsa, Tom'u ve beni suçla.If you need to blame someone, blame Tom and me.
ABD'deki Hispanik oyları önemi gittikçe artan, hesaba katılması gereken bir güç.The Latino voting bloc in the US is increasingly a force to be reckoned with.
Daha sağlıklı yiyecek yemen gerekiyor.You should be eating healthier food.
Birini eleştirmeden önce onların ayakkabılarında bir mil yürümen gerekli.Before you criticize someone, you should walk a mile in their shoes.
Gece yarısından önce evde olmam gerekiyordu. Ebeveynlerim beni öldürecekler.I was supposed to be home before midnight. My parents will kill me.
Bulaşıkları yıkamam gerekiyordu. Annem beni çiğ çiğ yiyecek.I was supposed to do the dishes. My mother will skin me alive.
Tom ve Mary'nin beraber çalışmayı öğrenmeleri gerek.Tom and Mary need to learn to work together.
Tom ve Meryem'in birlikte çalışmayı öğrenmeleri gerek.Tom and Mary need to learn to work together.
Birlikte çalışmayı öğrenmemiz gerek.We need to learn to work together.
Kendi işine bakmayı öğrenmen gerekiyor.You need to learn to mind your own business.
Tavsiyemizi dinlemeyi öğrenmen gerekiyor.You need to learn to listen to our advice.
Çok soru sormamayı öğrenmen gerekiyor.You need to learn not to ask so many questions.
Ne olduğu hakkında elimizden gelen her şeyi öğrenmemiz gerekiyor.We need to learn all we can about what happened.
Bu öğleden sonra çalışmam gerekiyor.I'm supposed to be working this afternoon.
Tom'u görmem gerekiyor.I'm supposed to see Tom.
Tom'la konuşmam gerekir.I'm supposed to talk to Tom.
Tom'u beklemem gerekiyor.I'm supposed to wait for Tom.
Benim Tom'a yardım etmem gerekir.I'm supposed to help Tom.
Tom'un hakkında konuşmamızın gerekmediğini düşünüyordum.I thought we weren't supposed to talk about Tom.
Ne olduğunu hakkında Tom'a anlatmamız gerekmediğini düşündüm.I thought we weren't supposed to tell Tom about what happened.
Tom olmadan oraya gitmemizin gerekmediğini düşünüyordum.I thought we weren't supposed to go there without Tom.
Uygun bir şey söylemek istiyorum ama ne söylemem gerektiğinden emin değilim.I'd like to say something appropriate, but I'm not sure what I should say.
Bunu kesmek için bir şey bulmam gerekiyor.I need to find something to cut this with.
Bu şişeyi açmak için bir şey bulmam gerekiyor.I need to find something to open this bottle with.
Bir şeyi kontrol etmem gerekiyor.I've got to check something out.
Çantamda sana vermem gereken bir şey var.I've got something in my bag that I need to give you.
Sana anlatmam gereken bir şeyim var.I've got something I need to tell you.
Yapmam gereken bir şeyim var.I've got something I need to do.
Burada görmen gerektiğini düşündüğüm bir şeyim var.I've got something here I think you should see.
Sana anlatmam gereken bir şey var.There's something I've got to tell you.
Arabadan bir şey almam gerekiyor.I need to get something out of the car.
Bir şeyi kontrol etmemiz gerekiyor.We need to check something out.
Sana bir şey göstermemiz gerekiyor.We need to show you something.
Konuşmamız gereken bir şey var.There's something we need to talk about.
Bilmem gereken bir durum mu var?Is something going on that I need to know about?
Bir şey söylemem gerekiyor mu?Should I say something?
Bir şey almam gerekiyor.I need to get something.
Bir şey söylemem gerekiyor.I need to say something.
Bir şey imzalamam gerekiyor mu?Do I need to sign something?
Sadece bir şey yapmam gerekiyor.I just need to do something.
Sana bir şey sormam gerek.I need to ask you something.
Sana bir şey söylemem gerek.I have to tell you something.