gerek gerek ile cümle

gerek gerek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Nereye bakmam gerektiğini bilmiyorum.I don't know where I should look.
Bana ondan kaçmam gerekeceğini söyledi.She told me that I'll have to run from him.
O, daha fazla uyuman gerektiğini düşünüyor.He thinks that you need to sleep more.
Onun daha fazla uyuması gerekir.She needs to sleep more.
Senin kedinin daha fazla yemesi gerekir.Your cat needs to eat more.
Bugün artık onun ders çalışmasına gerek yok.Today, she doesn't need to study any more.
Tom'un kolu kesilmesi gerekiyordu.Tom's arm had to be amputated.
Onun görüşmeye geleceğini söylemeye gerek yok.It goes without saying that he will come to the discussion.
Sonra gerekli makineyi nereden alacağımız sorunu ortaya çıktı.Then arose the question of where we were to get the necessary machinery.
Kaç tane tabak getirmemiz gerektiğini hatırlamıyor.She doesn't remember how many plates we have to bring.
Anaokulunda, bilmem gereken her şeyi öğrenmedim.I did not learn everything I need to know in kindergarten.
Her şeyi bilmen gerekmiyor, sadece nerede arayacağını bilmen gerekiyor.You don't need to know everything, you just need to know where to search.
Ben hatalıydım. Sen hatalıydın ve ikimizin bu hatayı düzeltmesi gerekiyor.I was wrong, you were wrong, and both of us need to correct this mistake.
Başarılı olmak için, zaten başarılısın gibi görünmen gerekir.To be successful, you need to look like you're already successful.
Rolünü kabul etmen gerek.You need to accept your role.
Çiftliği satmaları gerekiyor muydu.Need they have sold the farm?
Onun buraya gelmesi gerekmiyor.He isn't supposed to come here.
Sağlık sektöründe çalışabilmek için o konuda yeteneğe sahip olman gerekir.To work in medicine, you should have a vocation on it.
Senin Tom'la konuşman gerek.You need to talk to Tom.
Hepimizin birlikte çalışması gerekir.We all need to work together.
İspanya'nın 100 milyar euro borç alması gerekecek.Spain will need to borrow 100 billion euros.
Sana gerekten korkunç bir şey göstereyim.Let me show you something really awesome.
Daha fazla test gereklidir.Further testing is needed.
Dürüst konuşmak gerekirse bunun bir eser hırsızlığı olduğuna inanmıyorum.Honestly, I don't believe it is a matter of plagiarism.
Bu üzerinde çok düşünülmesi gerekmeyen bir konu.It's a no-brainer.
Sorunun çözülmüş olması gerekir.The problem should be solved.
Ekip olarak, biz hayal kırıklığına uğradık. Bizim oyunu kazanmış olmamız gerekirdi.As a team, we are disappointed. We should have won the game.
Onların bana ihanet edeceklerini bilmem gerekirdi.I should have known they would betray me.
Yapmam gereken her şeyi yaptım.I have done everything I was supposed to do.
Dürüst olmak gerekirse, dışarı gitmek yerine aslında evde kalmak istedim.Frankly speaking, I actually wanted to stay at home, instead of going out.
Şiddete gerek yok.There's no need for violence.
Üvey annemle hiç tartışmadım veya o bana gerekçeler vermedi.I never argued with my stepmother, nor she gave me the reasons.
Onları yenmek istiyorsak düşmanlarımızı bilmemiz gerek.It is necessary to know our enemies if we want to defeat them.
Toplantı salonu şirketin tüm çalışanlarını alması gerekir.The meeting room must be able to receive all the workers of the company.
Tuşa basmam gerek.I need to press the button.
Tuşa basman gerek.You need to press the button.
Acele etmeyin. Aceleye gerek yok.Take your time. There's no rush.
Yavaş yapın. Acele etmeye gerek yok.Take your time. There's no rush.
Eğer bu cümleyi anlayabilirseniz o zaman biriyle seks yapmanız gerek.If you can understand this sentence then you need to have sex with someone.
Bilmem gereken bir şey var mı?Is there anything I should know?
Nasıl yemek yemem gerekiyor?How am I supposed to eat?
Birkaç eski binanın yıkılması gerekiyor.A few old buildings need to be demolished.
Başlaman gerekecek.You'll have to start.
Dondurulması gerekir.It should be freezed!
Bana bilmem gerekeni söyle.Tell me what I need to know.
Bir arkadaşlığı sürdürmek için, karşılıklı sevgi olması gerekir.To maintain a friendship, there must be mutual affection.
Bunun olması gerekmiyor.It's not supposed to happen.
Bunu olması gerekmiyordu.This was not supposed to happen.
Dikkatli ve çalışkan olmak gereklidir, fakat bu kursu geçmek için yeterli değildir.Being careful and diligent is necessary, but not sufficient for passing this course.
Neden bu çatışmayı çözmek gerek?Why is it necessary to resolve conflicts?
Onlar hayal gücünü kullanman gerektiğini söylüyorlar.They say you should use your imagination.
Anne, baba, size söylemem gereken bir şey var...Mum, dad, I've got something to tell you.
Ona yeni oyuncaklar alman gerekir.You should buy him new toys.
Kavgalar için bile ortak bir dil gereklidir.Even for quarrels, a common language is needed.
Buradan çıkmamız gerek.We need to get out of here.
Gitmem gerektiğini biliyorsun.You know I have to go.
Ne şarap, ne afyon, ne de tütün insanların yaşamları için gereklidir.Neither wine, nor opium, nor tobacco are necessary for people’s lives.
Bir kuşu yakalamak için uçabilmeye gerek yok.No need to be able to fly to catch a bird.
O'nun mükemmel bir piyanist olduğunu söylemeye gerek yok.It goes without saying that he is a superb pianist.
Çamaşır makinası bir ev için gerekliliktir.A washing machine is a must for a house.

İlgili Sayfalar