gerek gerek ile cümle

gerek gerek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tom onun niçin kalması gerektiğine dair hiçbir neden düşünemiyordu.Tom could think of no reason why he should stay.
Tom Mary'ye niçin biraz para vermesi gerektiğine dair hiçbir neden düşünemiyordu.Tom could think of no reason why he should give Mary any money.
Tom eve erken gitmesi gerektiğine dair hiçbir neden düşünemiyordu.Tom could think of no reason why he needed to go home early.
Tom bugünkü toplantıya hepimizin katılması gerektiğini kesinlikle anlıyor.Tom certainly understands that we all need to attend today's meeting.
Tom şimdi ne yapıyor olması gerektiğini kesinlikle biliyor.Tom certainly knows what he should be doing now.
Tom ne yapması gerektiğini tam olarak hatırlayamıyor.Tom can't remember exactly what he was supposed to do.
Tom balo için kime ricada bulunması gerektiğine karar veremiyor.Tom can't decide who he should ask to the prom.
Tom gidip gitmemesi gerektiğine karar veremiyor.Tom can't decide whether he should go.
Tom ne zaman gitmesi gerektiğine karar veremiyor.Tom can't decide when he should leave.
Tom ölüm cezasının kaldırılması gerektiğine inanıyor.Tom believes that the death penalty should be abolished.
Tom Mary'ye bu durumda ne yapması gerektiğini düşündüğünü sordu.Tom asked Mary what she thought he should do in this situation.
Tom Mary'ye eve gitmesinin gerekli olup olmadığını sordu.Tom asked Mary if she needed a ride home.
Tom ve Mary'nin bu sabah köpeklerini veterinere götürmeleri gerekiyordu.Tom and Mary were supposed to take their dog to the vet this morning.
Doktor Tom'a daha dengeli bir diyet yemesi gerektiğini söyledi.The doctor told Tom he needed to eat a more balanced diet.
Ne yapmanız gerektiğine Tom karar versin.Let Tom decide what you need to do.
Tom'un Mary'ye ne duyması gerektiğini söylemesi kolay değildi.It wasn't easy for Tom to tell Mary what she needed to hear.
Bana İzlemem gerektiğini söylediğin hangi filmdi?What movie was it that you told me I should watch?
Siz ayrılmadan önce size söylemem gereken bir şey var.There's something I need to tell you before you leave.
Acele etmeye gerek yok. Çok zamanımız var.There's no need to hurry. We have plenty of time.
Yapmayı asla denememen gereken bazı şeyler vardır.There are some things that you should never try doing.
Benim sadece doğaçlama yapmam gerekecek.I'll just have to improvise.
Gerçekten bir öğretmen olmam gerekip gerekmediğini merak ediyorum.I wonder if I should really become a teacher.
Sanırım senin bir çift yeni yürüyüş ayakkabıları alman gerekiyor.I think you need to buy a new pair of hiking boots.
Saat kaçta istasyona gitmemiz gerekir?At what time should we go to the station?
Bu konuyla ilgili, suçlanması gereken kişi benim.Concerning this matter, I'm the one to blame.
Doktorunla konuştum.Bana en azından bir hafta yatakta kalman gerektiğini söyledi.I talked to your doctor. He told me that you needed to stay in bed for at least a week.
İngilizce bir cümledeki ilk sözcüğün büyük harfle başlaması gerekir.The first word of an English sentence should be capitalized.
Biraz daha test yapmam gerekir.I'll need to make some more tests.
Tek başıma gitmem gerektiğini düşünüyor musun?Do you think I should go by myself?
Ban Ki-Moon'un, projesi için 40 milyar dolar bulması gerekiyor.Ban Ki-Moon needs to find $40 billion for his project.
Onlar bunun gereksiz olduğunu düşünüyor.They think it's superfluous.
Şarap içmeniz gerekiyor mu?Do you need to drink wine?
Odamı temizlemem gerekiyor mu?Should I clean my room?
Bence bu ifade biraz gereksiz.I think this phrase is a little redundant.
İlişkiler uzlaşma gerektirir.Relationships involve compromise.
Bu şirket için bir grup uzman bulmam gerekecek.I'll require a group of experts for this company.
Politika, gerekli olanı mümkün kılma sanatıdır.Politics is the art of making possible that which is necessary.
O, bu iş için gerekli becerilere sahip değil.He doesn't have the necessary skills for that job.
Bir çocuğa gerekli olduğundan daha fazla para verme.Don't give a child more money than is necessary.
Kesinlikle gerekli olmadıkça, ben taksi kullanmam.Unless it's absolutely necessary, I don't use taxis.
Sorun hakkında onunla konuşup konuşmamam gerektiğini merak ediyorum.I wonder if I should talk to her about the problem.
Jambonlu sandviç yemen gerektiğini düşünüyorum.I think you should eat a ham sandwich.
Senin biraz kahve içmek gerektiğini düşünüyorum.I think you should drink some coffee.
İşe gitmem gerek.I need to go to work.
Birlikte daha çok zaman geçirmemiz gerektiğini her zaman söyleyen sen değil misin?Aren't you the one who's always saying we should spend more time together?
Doktor Tom'a biraz kilo vermesi gerektiğini söyledi.The doctor told Tom that he needed to lose some weight.
Eğitim sistemimizin ciddi şekilde yenilenmesi gerekiyor.Our education system needs to be seriously revamped.
Başlıkların okuyucunun ilgisini çekmesi gerekiyor.Headlines are supposed to grab the reader's interest.
Dün doktora gitmem gerekti.I had to see a doctor yesterday.
Doktorun talimatlarına uyman gerekiyor.You should follow the doctor's orders.
Bir kitap yazmak için henüz gerekli malzemeleri toplamadım.I have not yet collected sufficient materials to write a book.
Tom'un dinlenmesi gerekir.Tom needs to relax.
Tom'un bu sorun hakkında daha fazla bilgi edinmesi gerekiyor.Tom needs to learn more about that problem.
Tom'un biraz dinlenmesi gerekiyor.Tom needs to get some rest.
Tom'un tutumunu değiştirmesi gerekiyor.Tom needs to change his attitude.
Tom'un uçuşunu iptal etmesi gerekiyor.Tom needs to cancel his flight.
Tom'un daha fazla Mary gibi olması gerekiyor.Tom needs to be more like Mary.
Tom'un Mary ile konuşması gerekiyor.Tom needs to speak to Mary.
Tom'un saçını kestirmesi gerekiyor.Tom needs a haircut.
Tom bana gerekli hissettiriyor.Tom makes me feel needed.

İlgili Sayfalar