gerek gerek ile cümle

gerek gerek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Sağlık ve canlılık uzun hayat için gereklidir.Health and vitality are important for long life.
Fiziksel form zaman ve özveri gerektirir.Physical fitness requires time and dedication.
Tom'un sinirlenmesini gerektirecek bir sebep yok.Tom had no reason to be angry.
Bağırmanıza gerek yok. Sizi duyabiliyorum.You don't have to shout. I can hear you.
Satranç oynama bir miktar yetenek gerektirir.Playing chess requires a certain amount of skill.
Bu paket özel muamele gerektirir.This package requires special treatment.
Senin ateşin var ve dışarı çıkmaman gerekir.You have a fever and should not go out.
Doktoru arayıp randevu almanız gerekir.You have to call the doctor and make an appointment.
12 numaralı otobüse binmen gerekiyor.You have to take bus number 12.
Onu bu şekilde yapman gerekir.You should do it this way.
Bir uzmana gitmen gerekir, şimdilik sana ilaç yazacağım.You should go to specialist, for now I will prescribe you medicine.
Benim katılımım gereklidir.My attendance is necessary.
Hâlâ kahvaltı yemem gerekiyor.I still need to eat breakfast.
Yalnız yaşamam gerektiğinin tuhaf olduğuna inanmıyor musun?Don't you believe it is strange that I should live alone?
Düşmanı yenmek için birleşmemiz gerekir.We need to band together to beat the enemy.
Yapacak ilginç bir şey bulmam gerekiyor.I need to find something interesting to do.
Onun taktığı tılsım kötü ruhları uzaklaştırması gerekiyor.The talisman he's wearing is supposed to ward off evil spirits.
Bir babanın, çocuklarına karşı olan sorumluluklarını ihmal etmemesi gerekir.A father shouldn't shirk his responsibilities to his children.
Öncelikle karar verilmesi gerekenlere karar veririz sonra iki takıma ayrılırız.First, we decide on what needs to be decided, then we split into two teams.
O, sizin poliglot olmanızı gerektirmez.It doesn't require you to be a polyglot.
Çok dil bilen biri olmanızı gerektirmiyor.It doesn't require you to be a polyglot.
Günlük spor, sağlığın için gereklidir.Daily exercise is essential for your health.
Senin hizmetlerin artık gerekli değil.Your services are no longer required.
Beklemeniz ve görmeniz gerekecek.You will have to wait and see.
İnanman için görmen gerek.You have to see it to believe it.
Senin erkek kardeşine iyi örnek olman gerekiyor.You should be setting a good example for your younger brother.
Bu sabah bankaya gitmem gerek.I need to go to the bank this morning.
Neden bunu yapman gerekiyor?Why do you have to do it?
Ne kadar çok çabalarsam çabalayayım ailemin gereksinimlerini elde etmeyi başaramıyorum.No matter how hard I strive, I fail to achieve my parents' requirements.
Doymamış yağlar sağlıklı bir diyet için gerekli.Unsaturated fats are essential to a healthy diet.
Şu an nerede olmam gerekiyor. Kendi grubumdan hiç kimseyi bulamadım.Where am I supposed to be right now? I can't find anyone in my group.
Yapılması gereken bütün şey beklemektir.All that is to be done is to wait.
Bir fincan iyi yapılmış kahve krema veya şeker gerektirmemeli.A well-made cup of coffee should require no cream or sugar.
Kolayca anlaşılması için bir cümle gereksiz yere karmaşık olmamalı.In order to be easily understood, a sentence should not be unnecessarily complicated.
Evlenmek için aceleye gerek yok.There's no rush to get married.
Gerçekten bu anlaşmayı yazılı olarak kayıt altına almanız gerekir.You really should get this agreement down in writing.
Fransa'yı ziyarete gittiğimizde bir vize gerekiyor.When we go to visit France we need a Visa.
Benim üniversiteye gitmem gerekiyor mu?Should I go to college?
Seni burada beklemem gerekiyor mu?Should I wait for you here?
Gerçeği söylemek gerekirse, bu konu onu hiç ilgilendirmez.To tell the truth, this matter does not concern it at all.
Bu evde hiç erkek olması gerekmiyor.There aren't supposed to be any men in this house.
Gerekli donanımın listesi burada mevcut.A list of required hardware is available here.
Senin gerçeklerle yüzleşmen gerekir.You need to face the facts.
Onun bir psişik dedektif olması gerekir.He should be a psychic detective.
Bu konferansa katılmamıza gerek yok.It is not necessary for us to attend this lecture.
Cümlelerin ciddi olması gerektiğini de kim söylüyor?Who says sentences have to be serious?
Kilo vermek gerek.It is necessary to lose weight.
Gerçekten bunun hepsini okumam gerekiyor.I really need to read all this.
Uçağın, öğleden sonra saat 2:48'de gelmesi gerekiyordu, ama henüz inmedi.The plane was due to arrive at 2:48 p.m. but hasn't landed yet.
Dürüst olmak gerekirse, biz seni yakalamak için geldik.To be honest, we came to capture you.
Politikadan uzak kalması gerektiğini söyledi.He said they should stay out of politics.
Denetimlerin artırılması gerektiğini söylediler.They said inspections should be increased.
Onlar bunun gerekli bir kötülük olduğuna inandılar.They believed that it was a necessary evil.
Onlar gerekli oyları alamadı.They failed to get the necessary votes.
Onlar Anderson ve adamlarının kaleyi terk etmesi gerektiğini söylediler.They said Anderson and his men must leave the fort.
Roma Katolik Kilisesi'ne bağlanmaya söz vermeleri gerekiyordu.They had to promise to join the Roman Catholic Church.
Onlar Amerika'nın çiftçilerinin olması gerekenden daha fakir oldukların hissetti.They felt America's farmers were poorer than they should be.
O, David'in yakalanması gerektiğini söyledi.He said Davis must be captured.
O, askeri gücün gerekli olmayacağını söyledi.He said military force would not be needed.
Her toplantının bir dua ile başlaması gerektiğini söyledi.He said each meeting should begin with a prayer.

İlgili Sayfalar