Gerçekten tek başına gitmeliydin.You really should've gone by yourself.
Ne istediğin konusunda gerçekten daha açık olmalısın.You really should've been more clear about what you wanted.
Tom'a gerçekten onun gelmek zorunda olmadığını söylemeliydin.You really should've told Tom that he didn't have to come.
Gerçekten Tom'a gelmemesini söylemeliydin.You really should've told Tom not to come.
Tom'un şarkı söylemesini dinlemeliydin. O gerçekten iyiydi.You should've heard Tom sing. He was really good.
Dün gece gerçekten sarhoştum.I was really drunk last night.
Senin bana söylediklerini gerçekten anlamıyorum.I really don't understand what you're saying to me.
Kendinle gerçekten gurur duymalısın.You should be real proud of yourself.
Tom'un gerçekten mutlu olduğuna eminim.I bet Tom was real happy.
Ben Tom'a karşı gerçekten kibar olmanı istiyorum.I want you to be real nice to Tom.
Tom gerçekten iyi bir çocuk gibi görünüyordu.Tom seemed like a real nice boy.
Gerçekten seninle iyi ilgileneceğiz.We'll take real good care of you.
Gerçekten kısa sürede gitmemiz gerekiyor.We need to leave real soon.
Bu sizin üzerinizde gerçekten iyi görünüyor.It looks really good on you.
Yunuslar gerçekten akıllı.Dolphins are really smart.
Tom figür pateni yapmaktan gerçekten hoşlandığını söylüyor.Tom says he really enjoys figure skating.
Tom gerçekten kim olduğunu hiç kimseye söylemedi.Tom didn't tell anyone who he really was.
Tom'un sırrının ne olduğunu bilmeyi gerçekten isterdim.I'd really like to know what Tom's secret is.
Tom'un sırrının ne olduğunu gerçekten bilmek istiyorum.I'd really like to know what Tom's secret is.
Ateş Yiyen (bu gerçekten onun adıydı) çok çirkindi.Fire Eater (this was really his name) was very ugly.
Gerçekten garip olabilir, ama bu böyle.It may indeed be strange, but that's the way it is.
Gerçekten Tom'u seviyor musun?Do you really love Tom?
Sen gerçekten başka her şeyi söyleyebilirsin.You may say anything but the truth.
Süt Tom'un evinin yanındaki süpermarkette gerçekten biraz daha ucuz.Milk is actually a little bit cheaper at the supermarket near Tom's house.
Bu gerçekten rahatsız edici.This is really disturbing.
Gerçekten bu e-postayı yazdırman gerekiyor mu?Do you really need to print this email?
Gerçekten onu yazdırman gerekiyor mu?Do you really need to print that?
Gerçekten bunu yayınlaman gerekiyor mu?Do you really need to print this?
Bir Samsung Galaxy almaya gerçekten ihtiyacım var.I really need to get a Samsung Galaxy.
O gerçekten bir Samsung Galaksi istiyor.She really wants a Samsung Galaxy.
Tom büyük bir tencerede gerçekten iyi kokan bir şey pişiriyordu.Tom was cooking something in a large pot that smelled really good.
Tom gerçekten eğleniyor gibi görünüyor.Tom seems to really be enjoying himself.
Tom'un gerçekten istediği her şeyi satın almak için yeterli parası var.Tom has enough money to buy everything he really needs.
Gerçekten hiç kimsenin burada olmanı beklediğini sanmıyorum.I don't think anyone really expected you to be here.
Gerçekten Tom'un sana gerçeği söylemesini bekliyor musun?Do you really expect Tom to tell you the truth?
Gerçekten Tom'un özür dilemesini bekliyor musun?Do you really expect Tom to apologize?
Gerçekten sana yardım etmemi bekledin mi?Did you really expect me to help you?
Gerçekten bu kadar çok parayı sana vermemi bekledin mi?Did you really expect me to give you that much money?
Gerçekten buna inanmamı bekledin mi?Did you really expect me to believe that?
Diksiyonunu geliştirmen gerekiyor. Sen gerçekten anlaması çok zorsun.You need to improve your diction. You really are very hard to understand.
Tom hakkında gerçekten o kadar çok konuşmadın.You never really talked about Tom that much.
Sen gerçekten Tom hakkında çok konuşmadın.You never really talked about Tom very much.
İçmek için gerçekten o kadar çok şeyimiz yoktu.We didn't really have that much to drink.
Gerçekten içecek çok fazla şeyimiz yoktu.We didn't really have very much to drink.
Tom ve Mary birbirleriyle gerçekten o kadar çok konuşuyor gibi görünmüyorlar.Tom and Mary don't seem to really talk to each other all that much.
Tom ve Mary gerçekten birbirleriyle çok konuşuyor gibi görünmüyorlar.Tom and Mary don't seem to really talk to each other very much.
Ne olduğu hakkında gerçekten o kadar çok şey hatırlamıyorum.I don't really remember all that much about what happened.
Ne olduğu hakkında gerçekten çok şey hatırlamıyorum.I don't really remember very much about what happened.
Senin hakkında gerçekten o kadar çok şey bilmiyorum.I don't really know all that much about you.
Senin hakkında gerçekten çok şey bilmiyorum.I don't really know very much about you.
Yaşlı adamın masum bir yüzü vardı ama gerçekte bir sahtekardı.The old man had an innocent face, but in truth was a rogue.
Biz bunu gerçekten kazanabiliriz!We can really win this!
Japon kültürü ve insanlar gerçekten benzersizdir.Japanese culture and people are really unique.
O gerçekten can sıkıcıydı.It was really embarrassing.
Bu adam gerçekten şirin.This guy is really cute.
Bu adam gerçekten sevimli.This guy is really cute.
O gerçekten iyi İngilizce konuşuyor.She really speaks English well.
Ben kimim? Bu gerçekten en önemli soru.Who am I? That's really the most important question.
Doktorun önerdiği merhem gerçekten işe yaradığı için mutluyum.I am happy the ointment the doctor has recommended really works.
Tom'un gerçekten Mary'yi sevdiğini düşünüyorum.I think Tom really loves Mary.