Ana içeriğe geç
Sözlük

gerçekte ile cümle

gerçekte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Gerçekten başım dertte.I'm in real trouble.
Tom gerçekten çıldırdı.Tom got really mad.
Gerçekten iğrenç kokuyorsun.You really stink.
Tom'un gerçekten böyle bir şey yapıp yapmayacağını merak ediyorum.I wonder if Tom would really do something like that.
Bu gözlerin için zararlı gerçekten.It's really bad for your eyes.
Bugün hava gerçekten sıcak.It's really hot today.
Bu yapmak için gerçekten aptalca bir şey.This is a really stupid thing to do.
Bu gerçekten aptalcaydı.That was really stupid.
O gerçekten uzun süredir bunu yapıyor.He's been doing this for a really long time.
Gerçekten seninle çalışmaya can atıyorum.I'm really looking forward to working with you.
Gerçekten Tom'un ziyaretini iple çekiyorum.I'm really looking forward to Tom's visit.
Tom'la zaman geçirmeyi gerçekten dört gözle bekliyorum.I'm really looking forward to spending time with Tom.
Tom'u tekrar görmeye gerçekten can atıyorum.I'm really looking forward to seeing Tom again.
Tom'la tenis oynamayı gerçekten sabırsızlıkla bekliyorum.I'm really looking forward to playing tennis with Tom.
Gerçekten Tom'la plaja gitmeyi dört gözle bekliyorum.I'm really looking forward to going to the beach with Tom.
Tom'la deniz yolculuğuna gitmeyi gerçekten dört gözle bekliyorum.I'm really looking forward to going sailing with Tom.
Sen benim neden sigarayı bıraktığıma gerçekten dikkat eder misin?Do you really care why I quit smoking?
Gerçekten ne düşündüğümü önemsiyor musun?Do you really care what I think?
Ben üzgün değilim ama gerçekten hayal kırıklığına uğradım.I'm not upset, but I'm really disappointed.
Sigarayı neden bıraktığım gerçekten senin için önemli mi?Is it really important to you why I quit smoking?
Ben gerçekten uykuluyum.I'm really sleepy.
O gerçekten sevimli görünüyordu.He looked really cute.
Gerçekten bilmek istiyorsanız, yapmanız gereken bütün şey sormaktır.If you really want to know, all you have to do is ask.
Eğer gerçekten bilmek istiyorsanız, tüm yapmanız gereken sormaktır.If you really want to know, all you have to do is ask.
Eğer gerçekten bilmek istiyorsan, tüm yapman gereken sormaktır.If you really want to know, all you have to do is ask.
Oh merhaba. Bugün hava gerçekten çok sıcak!Oh, hello. It's quite hot today really!
Bugün bana gerçekten hoş bir şey oldu.Something really nice happened to me today.
Su gerçekten güzel.The water's really nice.
Gerçekten Tom hakkında ne düşünüyorsun?What do you really think about Tom?
Tom'un cümlelerini çevirmek gerçekten zor.Tom's sentences are really hard to translate.
O gerçekten güzel bir bayan.She is a really nice lady.
O gece, ben gerçekten üzgündüm.That night, I was really sad.
Doğruyu söylemek gerekirse, gerçekten umurumda değil.To tell the truth, I don't really care.
Biraz kilo almış olmalıyım. Kot pantolonumum düğmesi gerçekten sıkıyor.I must have gained some weight. My jeans' button is really tight.
Gerçekten sert yağmur yağıyor, değil mi? Islandın mı?It's really raining hard, isn't it? Did you get wet?
Tom hakkında gerçekten ne düşünüyorsun?What do you really think of Tom?
Bu kelimeyi kullanmayı gerçekten sevmiyorum.I really don't like to use this word.
Bunu gerçekten istiyorsak, sonunda başarırız.If we really really want it, we'll succeed in the end.
Bunun gerçekten istediğin olduğundan o kadar emin değilim.I'm not so sure that that's really what you want.
Sen gerçekten Tom değil misin?You're really not Tom?
Kimse gerçekten bilmiyor.No one really knows.
Onun hakkında bir şey söylediler ama gerçekten onları anlayamadım.They said something about it, but I couldn't really understand them.
Tom Mary'yi işe alabilir ama gerçekten kesinlikle bilmiyorum.Tom might hire Mary, but I don't really know for sure.
Eski arabamızı gerçekten satıp satamayacağımız şüpheli.It's doubtful whether we can really sell our old car.
Sen hiç o mağaraya gerçekten giden insanlar gördün mü?Have you ever seen people actually go into that cave?
Neredeyse akşam yemeği vakti olmalı. Gerçekten açım.It must be about time for dinner. I'm really hungry.
Tom gerçekten olduğunu söylediği kadar meşgul olmayabilir.Tom might not really be as busy as he says he is.
Herkesin gerçekten Tom'un meşgul olduğunu düşündüğünü sanmıyorum.I don't think anyone really thought Tom was busy.
Tom gerçekten Mary'nin konuşmasından etkilenmiş gibi görünüyordu.Tom seemed really impressed with Mary's speech.
Gerçekten sana üç yüz dolara mı mal oldu?Did that really cost you three hundred dollars?
Şimdiye kadar gerçekten sevdiğim ilk kadınsın.You're the first woman I've ever really loved.
Tom gerçekten ne olduğunu bilmek istiyordu.Tom really wanted to know what had happened.
Gerçekten içecek bir şey almak istiyorum.I'd really like to get something to drink.
Sanırım onlar gerçekten o kadar meşgul değildi.I guess they really weren't all that busy.
Tom gerçekten akıllı olduğumu düşündüğünü söyledi mi?Did Tom really say he thought I was smart?
Tom'un evine girmesine gerçekten izin veriyor musun?Are you really letting Tom into your home?
Tom ve Mary gerçekten birbirlerinden hoşlanmalılar.Tom and Mary must really like each other.
Tom ve Mary gerçekten birbirlerinden nefret ediyor olmalı.Tom and Mary must really hate each other.
Bu kitabı okumak gerçekten zamana değerdi.Reading this book was really worthwhile.
Gerçekten yiyecek bir şey almak istiyorum.I'd really like to get something to eat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod