Gerçekten biriyle konuşmalıyım.I really need to talk with someone.
Gerçekten biriyle konuşmam lazım.I really need to talk with someone.
Gerçekten buna ihtiyacım vardı.I really needed it.
Gerçekten gitmem gerekiyordu.I really needed to go.
Gerçekten ofisime dönmem icap ediyor.I really ought to get back to my office.
Gerçekten ofisime dönmem gerekiyor.I really ought to get back to my office.
Sana gerçekten bir özür borçluyum.I really owe you an apology.
Gitmek için gerçekten bir neden görmüyorum.I really see no reason to leave.
Kalmak için gerçekten bir neden görmüyorum.I really see no reason to stay.
Gerçekten yatmaya gitmeliyim.I really should be getting to bed.
Şimdi bunu gerçekten bitirmeliyim.I really should finish this right now.
Gerçekten aramalıydım.I really should have called.
Gerçekten araba sürmem gerektiğini düşünüyorum.I really think I should drive.
Gerçekten konuşmamız gerektiğini düşünüyorum.I really think we need to talk.
Gerçekten bunu yapmamız gerektiğini düşünüyorum.I really think we should do this.
Gerçekten Tom'la konuşman gerektiğini düşünüyorum.I really think you need to talk to Tom.
Gerçekten gelmen gerektiğini düşünüyorum.I really think you should come.
Gerçekten gitmen gerektiğini düşünüyorum.I really think you should leave.
Gerçekten onu yapmayı bırakman gerektiğini düşünüyorum.I really think you should stop doing that.
Gerçekten Tom'u seveceğini düşünüyorum.I really think you'd like Tom.
Gerçekten Tom'un beni sevdiğini düşünüyordum.I really thought Tom liked me.
Gerçekten Tom'un öldüğünü düşünüyordum.I really thought Tom was dead.
Gerçekten Tom'un mutlu olduğunu düşünüyordum.I really thought Tom was happy.
Gerçekten emin değildim.I really wasn't sure.
Keşke gerçekten seninle orada olabilsem.I really wish I could be there with you.
Keşke sana gerçekten inanabilsem.I really wish I could believe you.
Sana gerçekten inanabilmeyi diliyorum.I really wish I could believe you.
Tom Mary'nin gerçekten kendisini öptüğüne inanamadı.Tom couldn't believe that Mary actually kissed him.
Bugün gerçekten soğuk. Daha kalın giysi giymelisin yoksa üşütebilirsin.It's really cold today. You should dress warmer or you might catch a cold.
Bu yemeği gerçekten çaldın mı?Did you really steal this food?
Bu gerçekten seni mutlu eder mi?Does this actually make you happy?
Onu gerçekten önemsemedim.I didn't really care about that.
Az çok gerçekten yabancı hissediyorum.I'm really feeling kind of strange.
Gerçekten bunu yapmam gerekmiyor.I'm really not supposed to do this.
Mary'den gerçekten hoşlanıyorsan, ona çıkma teklif etmelisin.If you really like Mary, you should ask her out.
Beyin nakli yapmak gerçekten mümkün mü?Is it really possible to do a brain transplant?
O gerçekten çok kötü mü?Is it really so terrible?
Artık gerçekten çok fazla önemli değil.It doesn't really matter much anymore.
O gerçekten iyi görünüyor.It looks really good.
O bize gerçekten yardım etmez, değil mi?That doesn't really help us, does it?
Tom gerçekten iyi elmalı turtalar pişirebilir.Tom can bake really good apple pies.
Tom gerçekten kötü bir gün geçirdi.Tom had a really bad day.
Tom gerçekten yoğun.Tom is really intense.
Tom'un gerçekten de Mary'den hoşlandığını düşünüyor musun?Do you think Tom really likes Mary?
Sence Tom gerçekten de Mary'den hoşlanıyor mu?Do you think Tom really likes Mary?
Tom Mary'nin kolejden gerçekten mezun olacağını hiç düşünmedi.Tom never thought Mary would actually graduate from college.
Bundan gerçekten şüphe ederim.I seriously doubt it.
Gerçekten burada olmamalıyım.I shouldn't really be here.
Onun gerçekten olduğuna hâlâ inanamıyorum.I still can't believe it really happened.
Sanırım Tom'un gerçekten aptal olduğunu düşünüyorsun.I suppose you think Tom is really stupid.
Sanırım Tom gerçekten hoş bir iş yaptı.I think Tom did a really nice job.
Sanırım Tom gerçekten kendisinden hoşlanıyordu.I think Tom really enjoyed himself.
Bence Tom gerçekten eğlendi.I think Tom really enjoyed himself.
Sanırım Tom gerçekten bir doktor.I think Tom really is a doctor.
Sanırım Tom seni gerçekten seviyor.I think Tom really likes you.
Tom'un seni gerçekten sevdiğini düşünüyorum.I think Tom really likes you.
Bence Tom seni gerçekten seviyor.I think Tom really likes you.
Bana kalırsa Tom seni gerçekten seviyor.I think Tom really likes you.
Galiba gerçekten ciddisin.I think you really mean it.
Tom Mary'nin bekar olduğunu düşünüyordu fakat gerçekten emin değildi.Tom thought Mary was single, but he wasn't really sure.