Değerler bir çeşit gerçekliktir.Hodnoty predstavujú určitý druh faktu.
Değerler bir çeşit gerçekliktir.I valori sono un certo tipo di "fatto".
Değerler bir çeşit gerçekliktir.가치들은 일종의 사실입니다.
Değerler bir çeşit gerçekliktir.Les valeurs sont des sortes de faits.
Değerler bir çeşit gerçekliktir.Los valores son un cierto tipo de hechos.
Değerler bir çeşit gerçekliktir.Os valores são um certo tipo de factos.
Değerler bir çeşit gerçekliktir.Valorile sunt şi ele un anumit tip de date exacte.
Değerler bir çeşit gerçekliktir.Waarden zijn op een bepaalde manier ook feiten.
Değerler bir çeşit gerçekliktir.Wartości są pewnym rodzajem faktu.
Değerler bir çeşit gerçekliktir.Οι αξίες αποτελούν ένα συγκεκριμένο είδος δεδομένων.
Değerler bir çeşit gerçekliktir.Ценностите са един вид факт.
Değerler bir çeşit gerçekliktir.Ценность - это некий вид факта.
Değerler bir çeşit gerçekliktir.ערכים הם סוג מסוים של עובדות.
Değerler bir çeşit gerçekliktir.لأن القيم ما هي الا مجرد نوع من الحقائق
Değerler bir çeşit gerçekliktir.意識をもった生き物の健全な生活に関する事実です
Demek istediğim gerçeklik görseldir.Adică, realitatea e cea ce poți vedea.
Demek istediğim gerçeklik görseldir.De realiteit is wat je kunt zien.
Demek istediğim gerçeklik görseldir.Es decir, la realidad es lo que Ud. puede ver.
Demek istediğim gerçeklik görseldir.Je veux dire, la réalité est ce que vous pouvez voir.
Demek istediğim gerçeklik görseldir.눈으로 볼 수 있어야만 사실이라고 여기는 것이 그 당시 분위기였습니다.
Demek istediğim gerçeklik görseldir.Realität ist das, was man sehen kann.
Demek istediğim gerçeklik görseldir.Rzeczywiste jest to, co widać.
Demek istediğim gerçeklik görseldir.Искам да кажа, реалността е онова, което може да се види.
Demek istediğim gerçeklik görseldir.Реальность это то, что можно увидеть.
Demek istediğim gerçeklik görseldir.זאת אומרת, מציאות היא מה שאפשר לראות.
Demek istediğim gerçeklik görseldir.أقصد، الحقيقة هي ما يمكنك رؤيته.
Demek istediğim gerçeklik görseldir.会ではっきり決められた規則ではありませんが
Diğer yandan Disney Dünyası sahte bir gerçek, ya da sahte gerçeklik.A Disneyland másrészről viszont hamis-igaz, vagy hamis valóság.
Diğer yandan Disney Dünyası sahte bir gerçek, ya da sahte gerçeklik.Disney World, dall'altro lato, è un falso reale, o una falsa realtà.
Diğer yandan Disney Dünyası sahte bir gerçek, ya da sahte gerçeklik.Disney World, d'un autre côté, est un "Vrai" faux, ou une réalité fausse.
Diğer yandan Disney Dünyası sahte bir gerçek, ya da sahte gerçeklik.Disney World hingegen ist falsch echt, eine falsche Realität.
Diğer yandan Disney Dünyası sahte bir gerçek, ya da sahte gerçeklik.Disney World, pe de altă parte, este un real fals, sau o realitate falsă.
Diğer yandan Disney Dünyası sahte bir gerçek, ya da sahte gerçeklik.Disney World, por otra parte, es un real falso, o una realidad falsa.
Diğer yandan Disney Dünyası sahte bir gerçek, ya da sahte gerçeklik.Disney World, van de andere kant, is een onechte echte, ofwel een onechte werkelijkheid.
Diğer yandan Disney Dünyası sahte bir gerçek, ya da sahte gerçeklik.Disney World, z drugiej strony, jest fałszywie prawdziwy, lub jest fałszywą prawdą.
Diğer yandan Disney Dünyası sahte bir gerçek, ya da sahte gerçeklik.한편 디즈니 월드는 거짓스런 진짜입니다. 혹은 거짓 실체죠.
Diğer yandan Disney Dünyası sahte bir gerçek, ya da sahte gerçeklik.Mặt khác, Disney World lại là sự thật giả tạo, hoặc một hiện thực giả tạo.
Diğer yandan Disney Dünyası sahte bir gerçek, ya da sahte gerçeklik.Η Ντίσνεϋ, από την άλλη μεριά είναι μια ψεύτικη πραγματικότητα ή μια προσποιούμενη πραγματικότητα.
Diğer yandan Disney Dünyası sahte bir gerçek, ya da sahte gerçeklik.Дисней Уорлд, с другой стороны, нереально настоящий объект, или ненастоящая реальность.
Diğer yandan Disney Dünyası sahte bir gerçek, ya da sahte gerçeklik."Светът на Дисни", от друга страна, е фалшиво истински, или фалшива реалност.
Diğer yandan Disney Dünyası sahte bir gerçek, ya da sahte gerçeklik."דיסניוורלד", מאידך, היא אמת מזויפת, או מציאות מזויפת.
Diğer yandan Disney Dünyası sahte bir gerçek, ya da sahte gerçeklik.عالم ديزني، على الجانب الآخر، هل الزيف الحقيقي، أو تحقيق الزيف.
Diğer yandan Disney Dünyası sahte bir gerçek, ya da sahte gerçeklik.フェイクのリアリティです でしょう? それは言われているものではない 「魔法の王国」ではない
Doğanın gerçekliği, ve bir anlamda Yaradan'ın gerçekliği anlamını taşıyor.Takovou pravdu přírody a pravdu boží. Středový výjev ale z obou stran obklopuje velké množství postav.
Doğanın gerçekliği, ve bir anlamda Yaradan'ın gerçekliği anlamını taşıyor.Zucker: Alors voici la verité de la nature, la verité du Dieu, dans un sens.
Dolayısıyla, farklı bir sisteme ihtiyacımız var. Gerçek neyse odur, ve tek bir gerçeklik vardır.現実は現実であり、一つだけだ
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi-Các người không thể suy nghĩ một cách nghiêm túc rằng các người có thể ngăn chặn thế giới của chúng tôi-
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi-Du kan seriøst ikke tro at du kan stoppe vores Verden -
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi- -durdurabileceğinizi cidden düşünüyor olamazsınız.Các người không thể dừng thế giới của chúng tôi... cuộc sống của chúng tôi, sự thật của chúng tôi.
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi- -durdurabileceğinizi cidden düşünüyor olamazsınız.Ihr könnt nicht ernsthaft glauben, das ihr unsere Welt stoppen könnt. -unsere Tagtäglichkeit, unsere Realität.
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi- -durdurabileceğinizi cidden düşünüyor olamazsınız.Je kan toch niet denken dat je serieus... onze wereld, ons dagelijks leven, onze realiteit zomaar kan stoppen.
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi- -durdurabileceğinizi cidden düşünüyor olamazsınız.Nem gondolhatják komolyan, hogy meg tudják állítani a világunkat, a mindennapjainkat, a valóságunkat.
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi- -durdurabileceğinizi cidden düşünüyor olamazsınız.Nu veţi putea să ne opriţi lumea, realitatea noastră de zi cu zi.
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi- -durdurabileceğinizi cidden düşünüyor olamazsınız.Vous ne pouvez pas sérieusement envisager que vous pouvez arrêter notre monde notre quotidien, notre réalité.
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi- -durdurabileceğinizi cidden düşünüyor olamazsınız.ゲイみたいだ
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi-Ette voi vakavasti kuvitella että voitte pysäyttää maailmamme-
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi-Je kan toch niet denken dat je serieus onze wereld, ons dagelijks leven, onze realiteit-
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi-우리의 세계, 우리의 매일, 우리의 현실들....
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi-Nemůžete myslet vážně, že můžete zastavit náš svět-
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi-Nie możesz myśleć, że zatrzymasz nas świat-