gerçekler ile cümle

gerçekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Büyük gerçeklerin etrafında dönüp dolaşırlar.Ανακυκλώνουν τις μεγάλες αλήθειες ξανά και ξανά.
Büyük gerçeklerin etrafında dönüp dolaşırlar.Вони передають свої великі істини знову і знову.
Büyük gerçeklerin etrafında dönüp dolaşırlar.Они повторяют свои великие истины снова и снова.
Büyük gerçeklerin etrafında dönüp dolaşırlar.Те обикалят великите истини отново и отново, и отново.
Büyük gerçeklerin etrafında dönüp dolaşırlar.הן מסמלות בעיגול את האמיתות הגדולות שוב ושוב ושוב.
Büyük gerçeklerin etrafında dönüp dolaşırlar.يعيدون تدوير الحقائق العظيمة مرارا ومرارا وتكرارا.
Büyük gerçeklerin etrafında dönüp dolaşırlar.一方 私達は繰り返しを退屈に感じます
Bu yüzden ben size bu teknoloji ve bu tür araçlar hakkındaki en çekici gerçeklerden birini göstereceğim.Hier kommt eine der verlockendsten Tatsachen über diese Technologie und diese Art von Fahrzeugen.
Bu yüzden ben size bu teknoloji ve bu tür araçlar hakkındaki en çekici gerçeklerden birini göstereceğim.Ik laat jullie achter met één van de onweerstaanbaarste feiten over deze technologie en dit soort voertuigen.
Bu yüzden ben size bu teknoloji ve bu tür araçlar hakkındaki en çekici gerçeklerden birini göstereceğim.În final vă spun un lucru foarte convingător despre această tehnologie și acest tip de vehicule.
Bu yüzden ben size bu teknoloji ve bu tür araçlar hakkındaki en çekici gerçeklerden birini göstereceğim.Jadi saya akan memberi anda satu fakta paling menarik tentang teknologi dan kendaraan semacam ini.
Bu yüzden ben size bu teknoloji ve bu tür araçlar hakkındaki en çekici gerçeklerden birini göstereceğim.Jeg vil efterlade jeg med en af de mest overbevisende fakta om denne teknologi og disse slags køretøjer.
Bu yüzden ben size bu teknoloji ve bu tür araçlar hakkındaki en çekici gerçeklerden birini göstereceğim.이런 기술과 운송 수단들에 관한 가장 놀라운 사실들 중 하나를 말씀드리겠습니다.
Bu yüzden ben size bu teknoloji ve bu tür araçlar hakkındaki en çekici gerçeklerden birini göstereceğim.Közölnék Önökkel egy lenyűgöző tényt ami a technológiát illeti és az ilyen típusú járműveket.
Bu yüzden ben size bu teknoloji ve bu tür araçlar hakkındaki en çekici gerçeklerden birini göstereceğim.Los dejaré con uno de los hechos más convincentes sobre esta tecnología y este tipo de vehículos.
Bu yüzden ben size bu teknoloji ve bu tür araçlar hakkındaki en çekici gerçeklerden birini göstereceğim.Per concludere, vi dico uno dei fatti più interessanti su questa tecnologia e questo tipo di veicoli.
Bu yüzden ben size bu teknoloji ve bu tür araçlar hakkındaki en çekici gerçeklerden birini göstereceğim.Takže zakončím jedným z najvýznamnejších faktov o tejto technológii a type vozidla.
Bu yüzden ben size bu teknoloji ve bu tür araçlar hakkındaki en çekici gerçeklerden birini göstereceğim.Vou deixá-los com um dos factos mais convincentes acerca desta tecnologia e deste tipo de veículos.
Bu yüzden ben size bu teknoloji ve bu tür araçlar hakkındaki en çekici gerçeklerden birini göstereceğim.Zakończę najistotniejszym z faktów odnośnie technologii tych pojazdów.
Bu yüzden ben size bu teknoloji ve bu tür araçlar hakkındaki en çekici gerçeklerden birini göstereceğim.Ще завърша с един от най-завладяващите факти за тази технология и този вид превозни средства.
Bu yüzden ben size bu teknoloji ve bu tür araçlar hakkındaki en çekici gerçeklerden birini göstereceğim.Я навів вам вагомі аргументи цієї технології.
Bu yüzden ben size bu teknoloji ve bu tür araçlar hakkındaki en çekici gerçeklerden birini göstereceğim.לסיום אציג בפניכם את הדבר הכי מרשים בטכנולוגיה זו וברכבים מהסוג הזה.
Bu yüzden ben size bu teknoloji ve bu tür araçlar hakkındaki en çekici gerçeklerden birini göstereceğim.لذا سوف اتركم مع إحدى الحقائق الأكثر إلحاحاً عن هذه التكنولوجيا وهذه الأنواع من المركبات.
Bu yüzden ben size bu teknoloji ve bu tür araçlar hakkındaki en çekici gerçeklerden birini göstereceğim.このような乗り物の 最もアピールする点として 距離あたりの エネルギーが
Çalıştığınız binada ise gerçekler yoktur.Ale faktów nie odnajdziesz wewnątrz budynku.
Çalıştığınız binada ise gerçekler yoktur.사무실에 앉아서는 팩트를 알 수 없어요
Çalıştığınız binada ise gerçekler yoktur.Y no hay datos dentro de su oficina.
Çalıştığınız binada ise gerçekler yoktur.І немає жодних фактів усередині Вашої будівлі.
Çalıştığınız binada ise gerçekler yoktur.ولا توجد حقائق داخل مبناك.
Çalıştığınız binada ise gerçekler yoktur.実際にオフィスから出て直にリアルなチャネルを 試してください
Çocuk: Gerçekler, adamım.De la realidad, hombre.
Çocuk: Gerçekler, adamım.Della realtà, amico.
Çocuk: Gerçekler, adamım.Die Wirklichkeit, Mann.
Çocuk: Gerçekler, adamım.현실에 대해서요.
Çocuk: Gerçekler, adamım.La vraie vie, man.
Çocuk: Gerçekler, adamım.O rzeczywistości, człowieku.
Çocuk: Gerçekler, adamım.Thực tế, bác ạ.
Çocuk: Gerçekler, adamım.За действителността, човече.
Çocuk: Gerçekler, adamım.ילד: על המציאות.
Çocuk: Gerçekler, adamım.الواقع، يا رجل.
Çocuk: Gerçekler, adamım.誰の?
Çok basit bir nedenden dolayı çok daha iyi bir şey yapacağımızı düşünüyorum: Gerçekler işte orada.Cred că vom face ceva mult mai bun dintr-un motiv foarte simplu: faptele devin cunoscute.
Çok basit bir nedenden dolayı çok daha iyi bir şey yapacağımızı düşünüyorum: Gerçekler işte orada.Credo che faremo qualcosa di molto meglio per un motivo molto chiaro: i fatti sono sotto gli occhi del mondo.
Çok basit bir nedenden dolayı çok daha iyi bir şey yapacağımızı düşünüyorum: Gerçekler işte orada.Je crois que nous allons faire bien mieux pour une raison très simple : ces choses commencent à se savoir.
Çok basit bir nedenden dolayı çok daha iyi bir şey yapacağımızı düşünüyorum: Gerçekler işte orada.Penso que vamos fazer uma coisa muito melhor por uma razão muito simples: os factos estão a surgir.
Çok basit bir nedenden dolayı çok daha iyi bir şey yapacağımızı düşünüyorum: Gerçekler işte orada.We gaan het een stuk beter doen om een zeer eenvoudige reden: de feiten liggen er.
Çok basit bir nedenden dolayı çok daha iyi bir şey yapacağımızı düşünüyorum: Gerçekler işte orada.Я думаю, мы поступим гораздо лучше по одной очень простой причине: факты становятся очевидны.
Çünkü asıl gerçekleri anca böyle şeyler ortaya koyabiliyor, yani söz gelimiJA: 네 (CA: 이유는요?)
Çünkü asıl gerçekleri anca böyle şeyler ortaya koyabiliyor, yani söz gelimiJA:
Çünkü asıl gerçekleri anca böyle şeyler ortaya koyabiliyor, yani söz gelimiJA:
Çünkü asıl gerçekleri anca böyle şeyler ortaya koyabiliyor, yani söz gelimiJA:
Çünkü asıl gerçekleri anca böyle şeyler ortaya koyabiliyor, yani söz gelimiJA:
Çünkü asıl gerçekleri anca böyle şeyler ortaya koyabiliyor, yani söz gelimiJA : Hé bien, parce que ce genre de choses révèle dans quel état sont, disons,
Çünkü asıl gerçekleri anca böyle şeyler ortaya koyabiliyor, yani söz gelimiJA:
Çünkü asıl gerçekleri anca böyle şeyler ortaya koyabiliyor, yani söz gelimiJA:
Çünkü asıl gerçekleri anca böyle şeyler ortaya koyabiliyor, yani söz gelimiJA:
Çünkü asıl gerçekleri anca böyle şeyler ortaya koyabiliyor, yani söz gelimiJA:
Çünkü asıl gerçekleri anca böyle şeyler ortaya koyabiliyor, yani söz gelimiJA:
Çünkü asıl gerçekleri anca böyle şeyler ortaya koyabiliyor, yani söz gelimiJA:
Çünkü asıl gerçekleri anca böyle şeyler ortaya koyabiliyor, yani söz gelimiJA:
İlgili Sayfalar