gerçekler ile cümle
gerçekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ama ben çevremdeki insanlarla ilgili gerçekleri bile bilmiyormuşum.Εγώ δεν ήξερα καν για τους ανθρώπους γύρω μου.
Ama ben çevremdeki insanlarla ilgili gerçekleri bile bilmiyormuşum.Но я даже не знал о людях, которые меня окружали.
Ama bence yapabileceklerimiz hakkında bize bir şeyler gösteren bazı gerçekleri göz ardı ediyoruz.Aber wir übersehen hier gewisse Fakten, die uns etwas darüber sagen, was wir tun können.
Ama bence yapabileceklerimiz hakkında bize bir şeyler gösteren bazı gerçekleri göz ardı ediyoruz.Cred că ignorăm anumite lucruri care ne spun ceva despre ce putem face.
Ama bence yapabileceklerimiz hakkında bize bir şeyler gösteren bazı gerçekleri göz ardı ediyoruz.하지만 우리는 지금 할수 있는 것들에 대한 사실들을 무시하고 있다고 생각합니다.
Ama bence yapabileceklerimiz hakkında bize bir şeyler gösteren bazı gerçekleri göz ardı ediyoruz.Maar volgens mij willen we bepaalde feiten niet zien die ons iets vertellen over wat we kunnen doen.
Ama bence yapabileceklerimiz hakkında bize bir şeyler gösteren bazı gerçekleri göz ardı ediyoruz.Mais je pense que nous ignorons certains faits qui nous disent quelque chose sur ce que nous pouvons faire.
Ama bence yapabileceklerimiz hakkında bize bir şeyler gösteren bazı gerçekleri göz ardı ediyoruz.Ma penso che stiamo ignorando alcuni fatti che ci indicano cosa è possibile fare.
Ama bence yapabileceklerimiz hakkında bize bir şeyler gösteren bazı gerçekleri göz ardı ediyoruz.Mas penso que estamos a ignorar certos factos que nos dizem algo sobre o que podemos fazer.
Ama bence yapabileceklerimiz hakkında bize bir şeyler gösteren bazı gerçekleri göz ardı ediyoruz.Men jeg tror at vi ikke kan ignorere nogle sandheder, som fortæller os noget om hvad vi kan gøre.
Ama bence yapabileceklerimiz hakkında bize bir şeyler gösteren bazı gerçekleri göz ardı ediyoruz.Nhưng tôi nghĩ chúng ta đang tảng lờ vài sự thật cố hữu cho chúng ta biết một điều gì đó mình có thể làm được.
Ama bence yapabileceklerimiz hakkında bize bir şeyler gösteren bazı gerçekleri göz ardı ediyoruz.Pero creo que estamos pasando por alto ciertos hechos que nos dicen algo sobre lo que podemos hacer.
Ama bence yapabileceklerimiz hakkında bize bir şeyler gösteren bazı gerçekleri göz ardı ediyoruz.Uważam jednak, że ignorujemy fakty, które wskazują kierunek działania.
Ama bence yapabileceklerimiz hakkında bize bir şeyler gösteren bazı gerçekleri göz ardı ediyoruz.Но мисля, че пренебрегваме някои факти, които ни говорят за това, което можем да направим.
Ama bence yapabileceklerimiz hakkında bize bir şeyler gösteren bazı gerçekleri göz ardı ediyoruz.Но я думаю, что мы игнорируем определённые факты, которые говорят о том, что мы могли бы сделать.
Ama bence yapabileceklerimiz hakkında bize bir şeyler gösteren bazı gerçekleri göz ardı ediyoruz.ככה זה. אך לדעתי אנו מתעלמים מעובדות מסוימות
Ama bence yapabileceklerimiz hakkında bize bir şeyler gösteren bazı gerçekleri göz ardı ediyoruz.ولكن أعتقد أننا كنت تجاهل بعض الحقائق أن يقول لنا شيئا حول ما يمكن أن نفعله.
Ama bence yapabileceklerimiz hakkında bize bir şeyler gösteren bazı gerçekleri göz ardı ediyoruz.示唆するデータもあるのです 複雑さが増した結果
Ama dört yıl sonra korkunç gerçekler sızmaya başladı.하지만 4년 후에 잔혹한 현실이 새어나왔습니다.
Ama dört yıl sonra korkunç gerçekler sızmaya başladı.Ale po čtyřech letech vyjde najevo strašlivá pravda.
Ama dört yıl sonra korkunç gerçekler sızmaya başladı.Ale po štyroch rokoch vyšla krutá pravda najavo.
Ama dört yıl sonra korkunç gerçekler sızmaya başladı.De négy év után a borzalmas igazság kiszivárog.
Ama dört yıl sonra korkunç gerçekler sızmaya başladı.Însǎ dupǎ patru ani, adevǎrul sinistru a ieşit la ivealǎ.
Ama dört yıl sonra korkunç gerçekler sızmaya başladı.Jednak po 4 latach wyszła na jaw ponura prawda:
Ama dört yıl sonra korkunç gerçekler sızmaya başladı.Maar na vier jaar sijpelt de gruwelijke waarheid naar buiten.
Ama dört yıl sonra korkunç gerçekler sızmaya başladı.Ma, dopo quattro anni, la triste realtà trapela.
Ama dört yıl sonra korkunç gerçekler sızmaya başladı.Mais quatre ans après, la triste vérité fut révélée.
Ama dört yıl sonra korkunç gerçekler sızmaya başladı.Mas quatro anos depois, conhece-se a sombria verdade.
Ama dört yıl sonra korkunç gerçekler sızmaya başladı.Men efter fire år siver den grimme sandhed ud.
Ama dört yıl sonra korkunç gerçekler sızmaya başladı.Namun setelah empat tahun kenyataan yang suram bocor.
Ama dört yıl sonra korkunç gerçekler sızmaya başladı.Nhưng sau 4 năm, sự thật tàn nhẫn phơi bày.
Ama dört yıl sonra korkunç gerçekler sızmaya başladı.Pero después de cuatro años aparece la cruda realidad.
Ama dört yıl sonra korkunç gerçekler sızmaya başladı.Trotzdem sickert nach vier Jahren die grausige Wahrheit durch:
Ama dört yıl sonra korkunç gerçekler sızmaya başladı.Αλλά ύστερα από τέσσερα χρόνια διαρρέει η σκληρή αλήθεια.
Ama dört yıl sonra korkunç gerçekler sızmaya başladı.Але через 4 роки з'ясувалась жорстока правда.
Ama dört yıl sonra korkunç gerçekler sızmaya başladı.Но след четири години суровата истина се просмуква навън.
Ama dört yıl sonra korkunç gerçekler sızmaya başladı.Но спустя 4 года выяснилась жестокая правда.
Ama dört yıl sonra korkunç gerçekler sızmaya başladı.אבל אחרי ארבע שנים האמת העגומה מחלחלת החוצה.
Ama dört yıl sonra korkunç gerçekler sızmaya başladı.لكن بعد أربعة سنوات تسربت الحقيقة القاتمة.
Ama dört yıl sonra korkunç gerçekler sızmaya başladı.人口わずか700万人の国において
Ama gerçeklerin bununla hiç ilgisi yok.Ale ve skutečnosti, to tak vůbec nebylo.
Ama gerçeklerin bununla hiç ilgisi yok.A v skutočnosti to také vôbec nebolo.
Ama gerçeklerin bununla hiç ilgisi yok.E infatti, non è stato per niente così.
Ama gerçeklerin bununla hiç ilgisi yok.Et en fait, ce n'était pas du tout comme ça.
Ama gerçeklerin bununla hiç ilgisi yok.그런데 사실, 결코 이렇지 않았습니다.
Ama gerçeklerin bununla hiç ilgisi yok.Maar zo was het helemaal niet.
Ama gerçeklerin bununla hiç ilgisi yok.Pero, de hecho, no fue así en absoluto.
Ama gerçeklerin bununla hiç ilgisi yok. RG:Moja frizura bi nenehno stala, bila bi spočita, v resnici pa ni bilo prav nič podobno temu.
Ama gerçeklerin bununla hiç ilgisi yok.RG:私たちが眺めていた こうした美しい写真を
Ama gerçeklerin bununla hiç ilgisi yok.Sebaliknya, sama sekali tidak seperti tiu.
Ama gerçeklerin bununla hiç ilgisi yok.Şi de fapt, n-a fost nimic de genul ăsta.
Ama gerçeklerin bununla hiç ilgisi yok.Und in Wirklichkeit war es überhaupt nicht so.
Ama gerçeklerin bununla hiç ilgisi yok.Valójában pedig egyáltalán nem ez történt.
Ama gerçeklerin bununla hiç ilgisi yok.W rzeczywistości, było zupełnie nie tak.
Ama gerçeklerin bununla hiç ilgisi yok.Και στην πραγματικότητα, δεν ήταν καθόλου έτσι.
Ama gerçeklerin bununla hiç ilgisi yok.А в действителност, това изобщо не беше така.
Ama gerçeklerin bununla hiç ilgisi yok.А на самом деле все оказалось совсем по-другому.
Ama gerçeklerin bununla hiç ilgisi yok.А насправді все виявилося зовсім інакше.
Ama gerçeklerin bununla hiç ilgisi yok.ולמעשה, זה לא היה כך כלל.
Ama gerçeklerin bununla hiç ilgisi yok.ولكن في الحقيقة لم يكن الوضع كذلك على الاطلاق
İlgili Sayfalar