Bu hastalıklı genlerden onlarda da var, ve bu genler yaşamayı herşeyden daha fazla istiyor.Tiež majú v sebe ten infikovaný gén, a tiež chcú, aby to ich žilo, viac ako čokoľvek na svete.
Bu hastalıklı genlerden onlarda da var, ve bu genler yaşamayı herşeyden daha fazla istiyor.W nich również siedzi ten sam zainfekowany gen, i chcą, aby to żyło, bardziej niż wszystko inne.
Bu hastalıklı genlerden onlarda da var, ve bu genler yaşamayı herşeyden daha fazla istiyor.Ze hebben ook die genetische afwijking in zich, en ze willen die laten leven, meer dan al de rest.
Bu hastalıklı genlerden onlarda da var, ve bu genler yaşamayı herşeyden daha fazla istiyor.И те са заразени с този ген и искат това да живее повече от всичко друго.
Bu hastalıklı genlerden onlarda da var, ve bu genler yaşamayı herşeyden daha fazla istiyor.У них тоже есть этот поражённый ген, и больше всего на свете им хочется, чтобы их творение продолжало жить.
Bu hastalıklı genlerden onlarda da var, ve bu genler yaşamayı herşeyden daha fazla istiyor.יש להם את הגן הזה שנדבק אצלהם גם, והם רוצים שהוא יחיה, יותר מכל דבר אחר.
Bu hastalıklı genlerden onlarda da var, ve bu genler yaşamayı herşeyden daha fazla istiyor.هم مصابون بهذا الجين كذلك, و هم يريدون لهذا الشيء أن يعيش, أكثر من أي شيء آخر.
Bu hastalıklı genlerden onlarda da var, ve bu genler yaşamayı herşeyden daha fazla istiyor.誰よりも自分のアイディアを生かしたい このディープブルー・プロジェクトは 想像もつかない形で
Bu hayvanlar diğerlerinden farklıdır, çünkü farklı genlere sahiplerdir.Aceste animale sunt diferite unele fata de altele, deoarece au gene diferite
Bu hayvanlar diğerlerinden farklıdır, çünkü farklı genlere sahiplerdir.Ahora, estos animales son diferentes unos de otros porque tienen diferentes genes.
Bu hayvanlar diğerlerinden farklıdır, çünkü farklı genlere sahiplerdir.Chúng khác nhau bởi chúng mang những bộ gen khác nhau
Bu hayvanlar diğerlerinden farklıdır, çünkü farklı genlere sahiplerdir.Deze dieren verschillen van elkaar omdat ze verschillende genen hebben.
Bu hayvanlar diğerlerinden farklıdır, çünkü farklı genlere sahiplerdir.이 동물들은 다른 종류의 유전자를 가지고 있기 때문에 서로 다르죠
Bu hayvanlar diğerlerinden farklıdır, çünkü farklı genlere sahiplerdir.Nun, diese Tiere differenzieren sich voneinander, weil sie unterschiedliche Gene besitzen.
Bu hayvanlar diğerlerinden farklıdır, çünkü farklı genlere sahiplerdir.Ora estes animais são diferentes uns dos outros, porque têm genes diferentes.
Bu hayvanlar diğerlerinden farklıdır, çünkü farklı genlere sahiplerdir.Or, si ces animaux sont différents les uns des autres, c'est parce qu'ils ont des gènes différents.
Bu hayvanlar diğerlerinden farklıdır, çünkü farklı genlere sahiplerdir.Questi animali differiscono l'uno dall'altro, perché sono dotati di geni differenti.
Bu hayvanlar diğerlerinden farklıdır, çünkü farklı genlere sahiplerdir.Te zwierzęta różnią się od siebie, ponieważ mają różne geny.
Bu hayvanlar diğerlerinden farklıdır, çünkü farklı genlere sahiplerdir.Tito živočichové se od sebe liší, protože mají různé geny.
Bu hayvanlar diğerlerinden farklıdır, çünkü farklı genlere sahiplerdir.Τώρα αυτά τα ζώα είναι διαφορετικά το ένα από το άλλο, επειδή έχουν διαφορετικά γονίδια.
Bu hayvanlar diğerlerinden farklıdır, çünkü farklı genlere sahiplerdir.Тези животни са различни защото имат различни гени.
Bu hayvanlar diğerlerinden farklıdır, çünkü farklı genlere sahiplerdir.Це відбувається тому, що у тварин різні гени.
Bu hayvanlar diğerlerinden farklıdır, çünkü farklı genlere sahiplerdir.Эти животные отличаются друг от друга тем, что у них разные гены.
Bu hayvanlar diğerlerinden farklıdır, çünkü farklı genlere sahiplerdir.עכשיו בעלי החיים הללו שונים אחד מהשני, מפני שיש להם גנים שונים.
Bu hayvanlar diğerlerinden farklıdır, çünkü farklı genlere sahiplerdir.الاَن تلك الحيوانات مختلفة عن الاَخرين لأن لديها جينات مُختلفة
Bu hayvanlar diğerlerinden farklıdır, çünkü farklı genlere sahiplerdir.なぜならそれぞれ違った遺伝子を持っているからです その事は
Bu insanların genleri burdaki diğer adamınkinin sıklığında aktarılamıyor.Ele teve um filho atrás do outro.
Bu insanların genleri burdaki diğer adamınkinin sıklığında aktarılamıyor.Gen mereka tidak diteruskan dengan frekuensi orang orang ini.
Bu insanların genleri burdaki diğer adamınkinin sıklığında aktarılamıyor.Hun genen worden niet met dezelfde frequentie overgeërfd als deze mensen.
Bu insanların genleri burdaki diğer adamınkinin sıklığında aktarılamıyor.Ich génov nie sú preniesli na s frekvenciou z týchto kluci.
Bu insanların genleri burdaki diğer adamınkinin sıklığında aktarılamıyor.Ich geny zostały zdominowane przez geny zostawiane w populacji przez facetów takich, jak ten.
Bu insanların genleri burdaki diğer adamınkinin sıklığında aktarılamıyor.Ihre Gene werden nicht so häufig weitergegeben wie die Gene dieser Leute.
Bu insanların genleri burdaki diğer adamınkinin sıklığında aktarılamıyor.Jejich geny se nešíří stejnou rychlostí jako geny těchto lidí.
Bu insanların genleri burdaki diğer adamınkinin sıklığında aktarılamıyor.그들의 유전자는 잦게 퍼져나가지 못했습니다 두번째 남성보다 말이죠
Bu insanların genleri burdaki diğer adamınkinin sıklığında aktarılamıyor.leurs gènes ne survivent pas à la même proportion que ces gars-là.
Bu insanların genleri burdaki diğer adamınkinin sıklığında aktarılamıyor.Их гены не передаются с такой же частотой, как гены таких людей.
Bu insanların genleri burdaki diğer adamınkinin sıklığında aktarılamıyor.Їхні гени не передаються з тією частотою, як у того хлопця.
Bu insanların genleri burdaki diğer adamınkinin sıklığında aktarılamıyor.Техните гени не се предават със същата честота като на тези хора.
Bu insanların genleri burdaki diğer adamınkinin sıklığında aktarılamıyor.הגנים שלהם לא מועברים בשכיחות של הבחורים האלו.
Bu insanların genleri burdaki diğer adamınkinin sıklığında aktarılamıyor.جيناتهم لم تتفوق على تردد الجينات عند هذه الفئة.
Bu insanların genleri burdaki diğer adamınkinin sıklığında aktarılamıyor.受け継がれていかないよね。 細かな数字は忘れたけど、たしか80%くらいかな。
Bu mavi hücrelerin her biri bir kanser hücresi içindeki kanser genleri ve tüyün bir parçasılar.Cada uma daquelas células azuis tem um gene de cancro dentro de uma célula cancerígena e fazem parte da pena.
Bu mavi hücrelerin her biri bir kanser hücresi içindeki kanser genleri ve tüyün bir parçasılar.Cada una de esas células azules son un gen del cáncer dentro de una célula cancerosa, y son parte de la pluma.
Bu mavi hücrelerin her biri bir kanser hücresi içindeki kanser genleri ve tüyün bir parçasılar.Elk van die blauwe cellen is een kankergen in een kankercel, deel van de veer.
Bu mavi hücrelerin her biri bir kanser hücresi içindeki kanser genleri ve tüyün bir parçasılar.Jede dieser blauen Zellen ist ein Krebsgen in einer Krebszelle und sie sind Teil der Feder.
Bu mavi hücrelerin her biri bir kanser hücresi içindeki kanser genleri ve tüyün bir parçasılar.Każda z tych niebieskich kropek to onkogen w środku komórki rakowej. Są one częścią pióra.
Bu mavi hücrelerin her biri bir kanser hücresi içindeki kanser genleri ve tüyün bir parçasılar.저 파란 세포 하나 하나가 한 암세포 안에 있는 암 유전자고, 그 유전자들이 저 날개의 일부분입니다.
Bu mavi hücrelerin her biri bir kanser hücresi içindeki kanser genleri ve tüyün bir parçasılar.Всяка една от тези сини клетки е раков ген в ракова клетка и те са част от перото.
Bu mavi hücrelerin her biri bir kanser hücresi içindeki kanser genleri ve tüyün bir parçasılar.Эти синие клеточки — гены рака внутри раковой клетки — являются частью пера.
Bu mavi hücrelerin her biri bir kanser hücresi içindeki kanser genleri ve tüyün bir parçasılar.כל אחת מהנקודות הכחולות האלה היא גן סרטני. בתוך תא סרטני, והם חלק מהנוצה.
Bu mavi hücrelerin her biri bir kanser hücresi içindeki kanser genleri ve tüyün bir parçasılar.كل واحدة من هذه الخلايا الزرقاء هي جين سرطاني بداخل خلية سرطاينة، وهي جزء من الريش
Bu mavi hücrelerin her biri bir kanser hücresi içindeki kanser genleri ve tüyün bir parçasılar.つまりこれらの癌細胞が 羽の一部になっているわけです 羽を分離しシャーレに入れると
Buna benzer çok fazla mektup alıyorum ve söyleyebileceğim tek şey, depresyonun genlerle alakası yoktur.Dostávám mnoho takových dopisů takže jediné, co mohu říci je, že za ni nemohou geny.
Buna benzer çok fazla mektup alıyorum ve söyleyebileceğim tek şey, depresyonun genlerle alakası yoktur.Recebo uma série de cartas como essa por isso a única coisa que posso dizer é que não é devido à genética.
Buna benzer çok fazla mektup alıyorum ve söyleyebileceğim tek şey, depresyonun genlerle alakası yoktur.يأتيني العديد من تلك الرسائل لذا الشىء الوحيد الذى يمكنني ان اقوله هو أن هذا ليس وراثياً.
Buna rağmen ben genlerimden fazlası olduğumu düşünmeyi terchi ederim.아직도, 저는 제가 제 유전자보다 높은 존재라고 생각하는 것을 좋아합니다.
Buna rağmen ben genlerimden fazlası olduğumu düşünmeyi terchi ederim.A predsa ja by som si rád myslel, že som viac ako moje gény.
Buna rağmen ben genlerimden fazlası olduğumu düşünmeyi terchi ederim.En toch zou ik willen denken dat ik méér ben dan mijn genen.
Buna rağmen ben genlerimden fazlası olduğumu düşünmeyi terchi ederim.És mégis, szeretném azt gondolni, hogy több vagyok, mint a génjeim.
Buna rağmen ben genlerimden fazlası olduğumu düşünmeyi terchi ederim.Et pourtant, je voudrais penser que je suis plus que mes gènes.