Ana içeriğe geç
Sözlük

genetik ile cümle

genetik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bilinen tüm genetik mutasyonların prognostik önemi yoktur.Non tutte le mutazioni genetiche note hanno implicazioni prognostiche.
Genetik çeşitliliği belirlemek ve ölçmek için birçok farklı yollar vardır.Esistono vari metodi differenti per definire la distanza genetica.
Yatay gen transferinin yapay biçimi bir genetik mühendislik şeklidir.Il trasferimento artificiale di geni orizzontali è una forma di ingegneria genetica.
Bu teori genetik araştırmalar tarafından da desteklenmektedir.Questo è supportato anche dagli studi genetici.
Bu amaçla genetik olarak değiştirilmiş fareler kullanılmaktadır.Topi geneticamente modificati sono comunemente usati per questo scopo.
H341 Genetik hasara yol açma şüphesi var.H341 – Sospettato di provocare alterazioni genetiche.
Ayrıca DNA tamiri ve genetik rekombinasyonda kullanılırlar.Esse rivestono un ruolo importante anche nella riparazione del DNA e nella ricombinazione genetica.
Gen Genetik İnsan genom projesiCompromessi di progetto a livello genetico.
Genetik materyali DNA'dan oluşur.Il materiale genetico doveva allora essere necessariamente il DNA.
Genetik, genlerin, kalıtımın ve organizmaların değişkenliğinin bilimidir.La genetica è la scienza dei geni, dell'ereditarietà genetica e della variazione degli organismi.
Fiziksel görünüm bireyden bireye bazı genetikten gelen farklılıklar taşır.Ci sono alcune prove che le gentes differiscono geneticamente l'un l'altra.
Genetik bozuklukların araştırması genelde aile çalışmaları ile yapılır.Gli studi sulle malattie genetiche sono spesso svolti utilizzando la genetica di popolazione.
Genetik harita tamamlandı.La mappa ora è completa.
Genetik çeşitliliği arttırır.Riduzione della diversità genetica.
Ana madde: Mutasyon Virüsler birçok mekanizma ile genetik materyal değişikliğine uğrayabilirler.I virus subiscono mutazioni genetiche attraverso diversi meccanismi.
Her iki ada ırkı da birbirlerinden çok genetik olarak anakara ırkına daha yakındır.Entrambi ottennero ciò che era geograficamente più vicino al loro Stato.
Genetik hafıza sayesinde doğuştan bilgilidirler.Effettivamente c'è una base scientifica riguardante la memoria genetica.
Genetik mühendisliği bugünkü modern biyoteknolojinin temelini oluşturmuştur.Il modulo di Young è tuttora la base per ogni moderna opera ingegneristica.
Monozigotik ikizler, genetik olarak birbirlerine çok benzemelerine rağmen, aynı değillerdir.Molto diverse caratterialmente, nonostante sembrino gemelle monozigote, in realtà sono dizigote.
Ekolojik genetik: Genetik çalışmaları ekolojik alanda sürdüren bir genetik altdalıdır.La Genetica ecologica è lo studio della genetica su scala ecologica.
Çoğu vaka genetik bir sebep olmaksızın sporadik olarak ortaya çıkar.La maggior parte dei casi tuttavia è sporadica e non geneticamente determinata.
Genetikçiler hücre genlerini tanımlamak için virüsleri bir vektör gibi kullanırlar.I genetisti spesso usano virus come vettori per introdurre geni in cellule che stanno studiando.
Ayrıca genetik bileşeni de bulunmaktadır.Sicuramente uno di questi è la componente genetica.
Gen Genetik Gen aktarımıGenetica Espressione genica
Bloom ve Rett sendromu kromozomal duplikasyon sonucu meydana gelen genetik hastalıklardandır.La sindrome di Bloom e la sindrome di Rett sono le patologie più note associate alla duplicazione cromosomica.
Somatik genetik mutasyonlar mutan genden işlevsel proteinlerin üretmini engeller.La mutazione genetica somatica porta a un blocco della produzione di proteine funzionanti dall'allele mutante.
Başka bir deyişle, DNA'dan RNA'ya genetik bilginin aktarımıdır.Concettualmente, si tratta del trasferimento dell'informazione genetica dal DNA all'RNA.
Leptospira'nın 13’e varan sayıda genetik türü insanlarda hastalığa yol açabilir.Ci sono dieci diversi tipi di leptospira che causano malattie negli esseri umani.
Bu anlamda kurucu etkisi, genetik sürüklenmenin özel bir formudur.Il fenomeno detto collo di bottiglia identifica un particolare tipo di deriva genetica.
Bu yüzden hastalığın tanısında genetik testler güvenilir bir seçenek oluşturmaz.I test genetici rappresentano pertanto un’opzione poco affidabile per la diagnosi di questa patologia.
Genetik varyasyon, bir genin dizilimlerinde meydana gelen değişimler olan mutasyon sebebiyle meydana gelirler.Una mutazione genetica si dice indotta quando è causata dall'azione di agenti mutageni.
İlk bakışta Totoro çok benzemeyen bir genetik kombinasyonu çalar saat, termos, kedi, tavşan ve penguen gibi.На первый взгляд Тоторо немного похож на генетическое сочетание будильника, термоса, кошки, зайца и пингвина.
Bu genetik bir hastalıktırЭто генетическое заболевание.
Heterokromi öncelikle genetik ya da edinilen olarak sınıflandırılır.Гетерохромия классифицируется прежде всего как генетическая или приобретённая.
Genetik algoritmalar, özellikle John Holland'ın çalışmaları sayesinde popülerlik kazanmıştır.Генетические алгоритмы стали особенно популярны благодаря работам Джона Холланда.
Stabilite: Bazı virüsler genetik olarak kararsızdır ve genomları hızle biçim değiştirebilir.Стабильность : некоторые вирусы генетически нестабильны и могут быстро перестраивать свои геномы.
Bilinen tüm genetik mutasyonların prognostik önemi yoktur.Не каждая известная генетическая мутация имеет прогностическое значение.
Genetik çeşitliliği belirlemek ve ölçmek için birçok farklı yollar vardır.Существует несколько способов измерения генетического расстояния.
Başka bir plazmit, vektör içine dahi edilmesi gereken genetik malzemeyi taşır.Другая плазмида содержит генетический материал, который будет доставлен вектором.
Fungi: Aspergillus nidulans, genetik araştırmalarda kullanılan bir mantar türüdür.Аспергилл Aspergillus nidulans — плесень, объект генетических исследований.
Yatay gen transferinin yapay biçimi bir genetik mühendislik şeklidir.Искусственный горизонтальный перенос генов используется в генной инженерии.
Konu hakkında ayrıntılı bilgi için Genetik tarihi maddesine bakınız.Детали по данной теме смотри в статье История генетики.
Hastalığın genetik olarak geçişiyle ilgili de güçlü kanıtlar vardır.На течение болезни существенное влияние оказывают генетические факторы.
Genetik olarak kuşaktan kuşağa geçiş göstermektedir.Он окончательно переходит на сторону генетиков.
Çoğu vaka genetik bir sebep olmaksızın sporadik olarak ortaya çıkar.Большинство случаев глиобластомы носят спорадический характер, без генетической предрасположенности.
Genetik algoritma işlemini sonlandırmak için çeşitli yöntemler bulunmaktadır.Имеется много скептиков относительно целесообразности применения генетических алгоритмов.
İlk kez mısırın genetik haritasını çıkardı.Он впервые чётко сформулировал проблему генетического кода.
Bazı bakteriler ayrıca genetik malzemelerini hücreler arasında aktarabilirler.У некоторых бактерий клетки могут обмениваться друг с другом генетическим материалом.
Genetik delillere göre ise, insanoğlunun ilk ortaya çıkışı yaklaşık 1.5 milyon yıl öncedir.Первые свидетельства использования огня людьми относятся к периоду примерно 1,5 миллиона лет назад.
Genetikçiler hücre genlerini tanımlamak için virüsleri bir vektör gibi kullanırlar.Генетики часто используют вирусы как векторы для ввода генов в изучаемые клетки.
Örneğin, programın ticari sahada veya genetik araştırmalarda kullanılması kısıtlanamaz.مثلاً لا يجوز أن تقيّد استعمال البرنامج للأغراض التجارية أو بحوث الجينات.
Yeni genetik testler ortaya çıktıkça, çeşitli etik, yasal ve sosyal sorunlar ortaya çıkacaktır.ومع تطور الاختبارات الجينية بدأت العديد من المشكلات الأخلاقية، القانونية والاجتماعية بالظهور.
Diğer genetik faktörler araştırılmaktadır ve çok olduğu öngörülmektedir.وهناك عوامل وراثية أخرى يجري التحقق منها، والتي من المرجح أن تكون كثيرة.
Evrim süreci için genetik değişkenlik bir gerekliliktir.التباين الجيني هو أمر ضروري لعملية التطور.
Diğer ortaya atılan faktörler cinsel yönelim üstündeki genetik kontrolü içermektedir.تشمل العوامل الأخرى المقترحة التحكم الجيني بالتوجه الجنسي.
Gen akışı, yeni genetik varyantları diğer popülasyonlara da yayarak bu süreci yavaşlatabilir.الانسياب الجيني قد يبطيء من هذه العملية بنقله للاختلافات الجينية الجديدة إلى التجمعات الأخرى.
Genetik algoritmalar, özellikle John Holland'ın çalışmaları sayesinde popülerlik kazanmıştır.الخوارزميات الوراثية بالتحديد أصبحت مشهورة من خلال كتابات جون هولاند.
Genetikte aile isimlerinin tahkiki George Darwin'e (Charles Darwin'in oğlu) kadar geri uzanır.يمكن أن يعود البحث في أسماء العائلة إلى جورج داروين ابن تشارلز داروين.
Biyolojik ve genetik faktörlerin rol oynayabileceği sanılmaktadır.ويبدو أن كل من العوامل البيولوجية والبيئية تلعب دورًا.
Medikal genetik, genetik çeşitliliğin, insan sağlığı ve hastalıklarıyla ilişkilerini araştırmaktadır.يسعى علم الوراثة الطبية لفهم كيفية الاختلاف الجيني ومدى تأثيره على صحة الإنسان والأمراض.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
genetik ile cümle - Sayfa 8 - genetik kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App