Her ikisi de gençken Tom Mary ile çıkıyordu.Tom dated Mary when they were both teenagers.
Tom'un yeni kız arkadaşı çok genç.Tom's new girlfriend is very young.
Eris yakşalık 2400 kilometre genişliğinde.Eris is about 2400 kilometers wide.
Samanyolu 100.000'den fazla ışık yılı genişliğindedir.The Milky Way is over 100,000 light-years wide.
Evrenimiz genişliyor.Our universe is expanding.
Mae çok gençken bilimle ilgilenmeye başladı.Mae became interested in science when she was very young.
O gençken Valentina paraşütle atlamayla ilgilenmeye başladı.Valentina became interested in parachute jumping when she was young.
Bir genç kız olarak, Mary profesyonel bir tenis oyuncusu olmak istiyordu.As a young girl, Mary wanted to become a professional tennis player.
Her yıl genellikle iki ile beş arasında ay tutulması vardır.There are usually between two and five lunar eclipses each year.
Bu film gençler arasında çok popüler.This movie is very popular among young people.
"Çay nasıl, genç efendim?" "Olağanüstü, sevgili Jeeves'im, olağanüstü.""How's the tea, young sir?" "Exceptional, my dear Jeeves, exceptional."
Odana git, genç bayan ve ne yaptığını düşün!Go to your room, young lady, and think about what you did!
Bu daireler genç aileler için özel olarak tasarlanmıştır.These apartments are designed specifically for young families.
Babam kışın bile genelde saat altıda kalkıyordu.My dad usually got up at six, even in the winter.
Ailemdeki herkes genotipik ve fenotipik olarak karışık ırktır.Everybody in my family is genotypically and phenotypically mixed-race.
Biyolojide öğrenciler genotip ve fenotip arasındaki farkı öğrenirler.In biology, the students learn the difference between the genotype and the phenotype.
Bu araba geniş ve komforlu.This car is spacious and comfortable.
Dan yalnız başına parka gitmek için fazla gençti.Dan was too young to go to the park alone.
Dan'ın evinin yakınında genç bir kızın cesedi bulundu.A young girl's body was discovered near Dan's home.
Sen gençken hangi şarkıcılar popülerdi?What singers were popular when you were young?
Sen gençken hangi gruplar popülerdi?What bands were popular when you were young?
Tom daha gençken klarnet çalardı.Tom played the clarinet when he was younger.
Gençken bir çiftlikte çalıştım.I worked on a farm when I was younger.
Hem Tom hem de John daha genç kadınlarla evlendiler.Tom and John both married younger women.
Bu yaklaşık üç inç genişliğinde.It's about three inches wide.
Tom'la birlikte genç bir kadın var.There's a young woman with Tom.
Tom genellikle kravat takmaz.Tom doesn't usually wear a tie.
Genellikle bunu nasıl yaparsın?How do you usually do this?
Bu genellikle ne kadar sürer?How long does this usually take?
Sigara içmek için çok genç değil misin?Aren't you too young to smoke?
Tom okuldan sonra genellikle tenis oynar.Tom often plays tennis after school.
Genellikle bu kadar sessiz misin?Are you usually this quiet?
Genç adamın adı neydi?What was the young man's name?
Tom'un kız arkadaşı ondan çok daha genç.Tom's girlfriend is a lot younger than he is.
Tom'un kız arkadaşı ondan oldukça biraz daha genç.Tom's girlfriend is quite a bit younger than he is.
Tom'un kız arkadaşı kendinden üç yaş daha genç.Tom's girlfriend is three years younger than he is.
Tom'un yeni kız arkadaşı kendinden çok daha genç.Tom's new girlfriend is much younger than he is.
Genellikle burada biri var.There's usually someone here.
Bir doktor olmak için biraz genç değil misin?Aren't you a little young to be a doctor?
Tom genellikle akşam yemeğinden sonra mı ders çalışır?Does Tom usually study after dinner?
Tom genellikle iki ya da üç saat çalışır.Tom usually studies two or three hours a day.
Farklı bir saç modeli ile, on yıl daha genç görüneceksin.With a different hairstyle, you'd look ten years younger.
Dan ve Linda, Kamboçya'dan genç bir oğlanı evlat edindiler.Dan and Linda adopted a young boy from Cambodia.
Dan en genç halası Linda'yla sapkın bir cinsel ilişkiye başladı.Dan began an erratic sexual relationship with his youngest aunt, Linda.
Genel olarak kadınlar erkeklerden daha uzun yaşar.In general, women live longer than men.
Politikacılar genellikle sorulara net yanıt vermeyip gerçeklerin etrafında dolanır.Politicians often skirt around the truth and don't give direct answers to questions.
Tom ve Mary çok genç evlendiler.Tom and Mary got married when they were very young.
İnsanlar yazın genellikle buralarda ne yapar?What do people usually do in the summer around here?
On yedi yaşında bir oğlanın boyu genellikle babası kadardır.A boy of seventeen is usually as tall as his father.
Ne tür yemekler yersin genellikle?What kind of food do you usually eat?
Öğle yemeğinde genellikle ne yersin?What do you usually eat for lunch?
Tom genellikle beyaz tenis ayakkabısı giyer.Tom usually wears white tennis shoes.
Kendine zarar verme genellikle cinnetin bir göstergesi olarak kabul edilir.Self-harm is often regarded as an indicator of insanity.
Genişlik temel boyutlardan biridir.Width is one of the basic dimensions.
Genç kız, yaşlı bir adam tarafından kovalanıyor.A young girl is chased by an old man.
Tom ev ödevini genellikle akşam yemeğinden önce yapmaz.Tom doesn't often do his homework before dinner.
Tom genelde ev ödevini akşam yemeğinden önce yapmaz.Tom doesn't often do his homework before dinner.
Mary akşam yemeği pişirirken genellikle birkaç bardak şarap içer.Mary usually has a few glasses of wine while cooking dinner.
Ben gençken her zaman bir otostopçu olarak seyahat ederdim.When I was younger, I always travelled as a hitchhiker.
Çocuklarım genellikle bana yalan söylemez.My kids don't usually lie to me.