O genellikle iyi bir fikir değildir.That's usually not a good idea.
Bu genel bir fikir.That's the general idea.
Tom'un gözleri geniş açıldı.Tom's eyes opened wide.
Tom hayatın gençlik döneminde.Tom is in the prime of life.
Ben genellikle okumada daha iyiyim.I'm usually better at reading.
Ben genellikle daha iyi okuyorum.I'm usually better at reading.
Tom ve Mary gençti.Tom and Mary were young.
Gün hâlâ genç.The day's still young.
Kalabalık genç.The crowd is young.
Bu genellikle iyi bir işaret.That's usually a good sign.
Gençken bizim yapamayacağımız bir şey yoktu.When we were younger, there was nothing that we couldn't do.
Ben genellikle böyle değilim.I'm not usually like this.
Oda oldukça genişti.The room was fairly spacious.
Tom benimle genellikle böyle konuşmaz.Tom doesn't usually talk to me like that.
Bu gençken yaşadığım mahalleydi.This is the neighborhood where I lived when I was younger.
Bu gençken içinde yaşadığım mahalle.This is the neighborhood I lived in when I was younger.
Genellikle bu kadar beceriksiz değilim.I'm not usually this inept.
Tom genel kurulda.Tom is at the general assembly.
Tom, Mary'den önemli ölçüde daha gençtir.Tom is significantly younger than Mary.
Sen genç misin?Are you young?
Gençlerden biri çığlık attı.One of the youngsters screamed.
Bir zamanlar genç ve hırslıydım.I was young and ambitious once.
Tom genellikle bir çakı taşır.Tom usually carries a pocketknife.
Bahşiş genellikle burada yapılmaz.Tipping isn't usually done here.
Tom bir ehliyet alamayacak kadar çok genç.Tom is too young to get a driver's license.
Ben genç evlendim.I got married young.
Buradaki herkes çok genç görünüyor.Everyone here looks so young.
Tom genç değildi.Tom wasn't young.
Eğlenmek seni genç tutar.Having fun keeps you young.
Tom çok genç kel oldu.Tom became bald very young.
Tom onların her ikisi de çok genç olduğundan beri Mary'yi tanıyor.Tom has known Mary since they were both very young.
Tom genellikle öğle yemeği için bir sandviç yer.Tom usually eats a sandwich for lunch.
Tom genellikle nakit yerine kredi kartları kullanır.Tom usually uses credit cards instead of cash.
Tom genellikle yaklaşık saat altıda eve varır.Tom usually gets home at about six o'clock.
İşten hemen sonra genellikle koşmaya giderim.I usually go jogging right after work.
Tom bana genellikle ev ödevimi yapmamda yardım eder.Tom usually helps me do my homework.
Gençlerden birinin ayağı takıldı ve düştü.One of the youngsters tripped and fell.
Sen artık bir genç değilsin.You're no longer a spring chicken.
Tom genellikle öğleden sonranın başlarında üç saatlik bir şekerleme yapar.Tom usually takes a three-hour nap in the early afternoon.
Daha gençken mankenlik yaptım.I did some modeling when I was younger.
Tom daha gençken bir yatak odasını erkek kardeşi ile paylaşmak zorunda kaldı.Tom had to share a bedroom with his brother when he was younger.
Neredeyse kızım olacak kadar yeterince gençsin.You're almost young enough to be my daughter.
Tom duştayken genellikle şarkı söyler.Tom often sings when he's in the shower.
Çocuklar genellikle ebeveynlerini taklit ederler.Children often imitate their parents.
Pazartesi günleri genellikle ofiste değilim.I'm not usually in the office on Mondays.
Pazartesi günleri genellikle evde değilim.I'm not usually at home on Mondays.
Pazartesi günleri genellikle bu kadar meşgul değilim.I'm not usually this busy on Mondays.
Kahvaltı yaparken genellikle TV izleriz.We often watch TV while we're eating breakfast.
Tom sabah kahvaltısı yaparken genellikle gazete okur.Tom usually reads the newspapers while he's eating breakfast.
Tıpkı senin gibi, genç ve hırslıydım.I used to be young and ambitious, just like you.
Genellikle boş zamanlarınızda ne yaparsınız?What do you usually do in your free time?
Tom genellikle öğle yemeğini sizin evde mi yer?Does Tom often eat lunch at your house?
Tom genellikle akşam yemeğini sizin evde mi yer?Does Tom often eat dinner at your house?
Sen gençken o nasıldı?What was it like when you were young?
Okuldan sonra genellikle ne yaparsın?What do you usually do after school?
Genellikle ne yaparsın?What do you usually do?
Hafta sonlarında genellikle ne yaparsınız?What do you usually do on weekends?
Şu genç bayanlar kim?Who are those young ladies?
Pazartesi günleri genellikle ne yaparsın?What do you usually do on Mondays?
Tom o zaman oldukça gençmiş.Tom was quite young at the time.