Ana içeriğe geç
Sözlük

gen ile cümle

gen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom kadar genç değilim.I'm not as young as Tom.
Bu uzun boylu ve ince genç adamın spontan pnömotoraksı vardı.This tall and thin young man had a spontaneous pneumothorax.
Gençlerde sık sık olduğu gibi, o kendini beğenmiş.As is often the case with teenagers, she's conceited.
Lena bir gençlik dergisini okuyor.Lena is reading a teen magazine.
İnsanlar biri öldükten sonra genellikle siyah giyer.People usually wear black after someone has died.
En kısa yorumlar genellikle en yararlı olanlarıdır.The shortest comments are often the most useful ones.
Biri benden bir şey gizlediğinde genellikle söyleyebilirim.I can usually tell when someone is hiding something from me.
Ben onun genellikle yalan söylediğini sanmıyorum.I don't think she usually tells lies.
Ben öğle yemeği için genellikle bir jambonlu ve peynirli sandviç yerim.I usually have a ham and cheese sandwich for lunch.
Hiçbir şey genel valiyi kurtaramaz.Nothing can save the Governor-General.
O oldukça genç öldü. O sadece 59 yaşına girmişti.He died rather young. He'd just turned 59 years old.
Genç kız, üst kata çıktıktan sonra, evin kapısını açtı.The young woman, after running up the stairs, opened the door of the house.
Bu sabah sandıklar tüm ülke genelinde açıldı.This morning, the polls opened all across the country.
Benden iki yaş genç.She's two years younger than me.
Genç çifte bir hastabakıcı tarafından eşlik edildi.The young couple was accompanied by a chaperone.
Tom kışın bile uyurken genellikle pencereyi açık bırakır.Even in the winter, Tom usually leaves the window open when he sleeps.
Tom fevkalade genç bir adam.Tom is a remarkable young man.
"Kim bu Tom?" "Birkaç gün önce rastladığım çekici genç bir adam.""Who is this Tom?" "He's a charming young man I met a few days ago."
Ben genellikle hata yapmam.I generally don't make mistakes.
Kadınlar genellikle somutlaştırılırlar ve mal gibi davranılırlar.Women are often objectified and treated like property.
Kadınlar genellikle görünüşleriyle yargılanırlar.Women are often judged by their looks.
Çekici kadınların genellikle aptal olduğu düşünülmektedir.Attractive women are often thought to be dumb.
Erkekler genellikle kadınlardan daha çok sporla ilgilenirler.Men are usually more interested in sports than women are.
Erkekler genellikle kadınlar kadar artistik buz pateni ile ilgilenmezler.Men aren't usually as interested in figure skating as women are.
Bir kişinin konuşma tarzından nereli olduğunu genellikle söyleyebilirsin.You can often tell where a person comes from by the way he speaks.
Melanom genç kadınlarda bir salgındır.Melanoma is an epidemic in young women.
Sence kim daha genç, Tom mu yoksa Mary mi?Who do you think is younger, Tom or Mary?
Sanırım Tom, Mary'den çok daha gençtir.I think Tom is much younger than Mary.
Ev ödevini yapması için genellikle kız kardeşine yardım eder.She usually helps her sister to do her homework.
Genç yazar benzersiz bir başarı kazandı.The young writer won unparalleled success.
Ben genellikle tatlı şeyleri sevmiyorum ama senin kurabiyelerinden birini deneyeceğim.I usually don't like sweet things, but I will try one of your cookies.
Bir şey satın almadan önce genellikle etrafta araştırma yaparım.I usually shop around before I buy something.
Tom genellikle diyet kök bira içer.Tom usually drinks diet root beer.
Erkekler cenazeler için genellikle siyah takım elbise ve siyah kravat giyerler.Men usually wear black suits and black ties to funerals.
Mary genellikle parlak kırmızı ruj kullanır.Mary usually wears bright red lipstick.
Tom genellikle gece yarısı sonrasına kadar yatmaz.Tom usually stays up till after midnight.
Biz geniş bir ürün yelpazesi satarız.We sell a wide range of products.
Sabahleyin genellikle sis vardır.There is often fog in the morning.
Ben hala gencim.I am still young.
İlk izlenimler genellikle yanıltıcı olabilir.First impressions can often be misleading.
Biz günün en büyük yemeğini genellikle öğleyin yeriz.We usually eat our biggest meal of the day at noon.
Metal kaşıklar, genellikle paslanmaz çelikten imal edilmiştir.Metal spoons are generally made of stainless steel.
Sabahları genellikle rafadan yumurta yerim.In the morning I usually have a soft-boiled egg.
Öğrenim için Berlin'e geldiğinde henüz çok gençti.When she came to Berlin to study, she was still very young.
Tablo, aynanın önünde saçlarını tarayan genç bir kadını gösteriyor.The painting shows a young woman combing her hair before a mirror.
Bu tür şeyi yapmayacak kadar çok gençsin.You're too young to be doing this kind of thing.
Tom benden çok daha genç.Tom is way younger than me.
Tom benden daha genç.Tom is younger than me.
Tom'un genellikle bir baston kullanmasına gerek yok.Tom doesn't usually need to use a cane.
Tom akşamları genellikle evde.Tom is usually at home in the evening.
Tom, Mary'nin daha genç erkek kardeşidir.Tom is Mary's younger brother.
Tom çok geniş fikirli.Tom is very broad-minded.
Tom anlamayacak kadar çok genç.Tom is too young to understand.
Tom genellikle her sabah çalar saati çalmadan önce uyanır.Tom usually wakes up every morning before his alarm clock goes off.
Tom genellikle geceleri eve oldukça geç gelir.Tom usually comes home pretty late at night.
Bu programın genel ilkeleri bugün hâlâ geçerlidir.The general principles of this programme are still valid today.
Tom kadar yaşlı bir adamla çıkmak için biraz çok genç değil misin?Aren't you a little too young to be dating a guy as old as Tom?
Genellikle işte hangi dili konuşursun?What language do you usually speak at work?
Bir daha asla genç olmayacaksın.You'll never be young again.
Ben bir daha asla genç olmayacağım.I'll never be young again.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod