Ana içeriğe geç
Sözlük

gen ile cümle

gen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
İşsizlik hakkında bir şey yapılması gerektiğine dair genel bir kanı vardır.There's a general sense that something should be done about unemployment.
Genetik mühendisliği sayesinde, mısır kendi böcek ilaçlarını üretir.Through genetic engineering, corn can produce its own pesticides.
Genetik mühendisliğini insanlar üzerinde kullanmalı mıyız?Should we use genetic engineering on people?
Genetik mühendisliği doğayı geliştirir mi?Does genetic engineering improve nature?
Genç çift Şükran Günü konuklarının arasına anne babalarını dahil etti.The young couple included their parents among their Thanksgiving guests.
Mary gençtir fakat masum değildir.Mary is young, but she is not innocent.
General birlikleri denetledi.The general inspected the troops.
Jürilerin genellikle 12 üyesi vardır.Juries usually have 12 members.
Aile, genç çocuklarının trajik ölümünün yasını tuttu.The family mourned the tragic death of their young child.
Komşularımız geceleri genellikle yüksek sesli müzik çalar.Our neighbors often play loud music at night.
Bir general yüksek rütbeli bir subaydır.A general is a high-ranking military officer.
Genç çalışandan istifa etmesi istendi.The young worker was asked to resign.
Genç çocuklar çoğunlukla bilimden etkilenir.Young children are often fascinated by science.
Gençler çoğunlukla tuhaf giysiler giyerler.Teenagers often wear strange clothes.
Vadi yirmi mil genişliğinde.The valley was twenty miles wide.
Çalışmak için genellikle ne giyersiniz?What do you usually wear to work?
Divan, dört kişinin oturmasına yetecek genişlikte.The sofa is wide enough for four people to sit on.
Oturma odamda geniş pencereler var.My living room has wide windows.
Mississippi Nehri derin ve geniştir.The Mississippi River is deep and wide.
Nehri bloke eden baraj çok geniş.The dam blocking the river is very wide.
Yaşlı insanlar genellikle daha akıllıdır.Older men are usually very wise.
Gençken yeni bir dil öğrenmek daha kolay.It's easier to learn a new language when you are young.
Çoğu genç yetişkin geceleyin dışarı çıkmaktan hoşlanır.Most young adults enjoy going out at night.
Genç bir köpek "enik" olarak adlandırılır.A young dog is called a "puppy."
Bu pozisyon için biraz genç değil misin?Aren't you a little young for this position?
General, iki taburun savaş düzeni almasını emretti.The general ordered the deployment of two battalions.
Genellikle gece banyo yaparım.I usually take a bath at night.
Bu binada genel tuvalet var mı?Are there public restrooms in this building?
Amerikalılar genellikle kahveyi severler.Generally, Americans love coffee.
İşte onların genellikle akşam yemeği yedikleri yer.Here's where they usually have dinner.
Genel olarak, erkekler kadınlardan daha hızlı koşar.In general, men run faster than women.
Ben genç olsam, yurtdışına giderim.If I were young, I would go abroad.
Henüz kimse gençlik çeşmesini bulamadı.No one has yet found the fountain of youth.
İtalyanlar genellikle kahve içerler.The Italians often drink coffee.
Onlar genellikle bizden daha sonra eve varırlar.They usually get home later than we do.
El yazısı kullanabilen genç insanların sayısının gitgide azaldığını şaşkınlıkla öğrendim.I was amazed to learn that fewer and fewer young people can write in cursive.
Bir savaştan sonra kayıplar genellikle ağırdır.After a battle casualties are usually heavy.
Evlilik genç insanları ilgilendiren bir konu değildir.Marriage isn't a subject that interests young people.
Orijinal qipao geniş ve boldu.The original qipao was wide and loose.
Çocuklar genellikle ebeveynleri gibi düşünürler ve davranırlar.Children usually think and behave like their parents.
Gençlik sessizdi.The youth was quiet.
İyi filmler ufuklarımızı genişletir.Good films broaden our horizons.
Japonlar genellikle naziktirler.Japanese people in general are polite.
Japonlar genellikle kibardırlar.Japanese people in general are polite.
Japonlar genellikle incedirler.Japanese people in general are polite.
Kim gençken çalışmaya başlarsa, yaşlandıklarında cömertçe yaşarlar.Whoever starts working in their youth, gets to live lavishly when they're older.
Gençken,birçok şeyi ücretsiz aldım.When I was young I got lots of things for free.
Geniş kalçalarım yok.I don't have wide hips.
Genellikle onunla aynı fikirde olurum.I usually agree with her.
Genç arkadaşıma güzel bir hikaye anlat.Tell a beautiful story to my young friend.
Ağrıya genellikle ne sebep olur.What usually causes the pain?
Onun geniş göğüsleri vardır.She has large breasts.
Erkek kardeşim gençken onu sık sık parka götürürdüm.When my brother was young, I often used to take him to the park.
Sevdiği genç onunla konuşmak için geldiğinde, o telaşlandı.She got all flustered when the boy she likes came over to talk to her.
Hem yaşlılar hem de gençler günah suçlusudur.Both the old and young are guilty of sinning.
Onlar genellikle uzun kalmadı.Usually, they did not stay long.
Onlar genç Amerikalıları alkışladılar.They cheered the young Americans.
Amerikalı generaller kolay bir zafer kazanabileceklerine inanıyorlardı.American generals believed they could win an easy victory.
Genç ve heyecanlıydı.He was young and exciting.
Genellikle doğrudan ilişkili değildi.He usually was not involved directly.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
gen ile cümle - Sayfa 18 - gen kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App