gen ile cümle

gen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Gece, biz genellikle bowlinge gideriz.At night, we usually go bowling.
Zengin ve yoksul arasındaki uçurum daha da genişliyor.The gap between rich and poor is getting wider.
Akşam parıltısı genellikle güzel hava habercisidir.An evening glow often promises good weather.
Ben genellikle akşam yemeğinden sonra müzik dinlemekten hoşlanırım.I often enjoy listening to music after supper.
Şu genç çocukların polislerden daha hızlı koşabileceğine inanmak saçmadır.It is absurd to believe that young children can run faster than policemen.
Genç bir çocuğun küçük bir kelime haznesi vardır.A young child has a small vocabulary.
Ben bir genç kızın yardım çağrısı yaptığını duydum.I heard a young girl call for help.
Kapasiteyi hesaplamak için, uzunluğu genişlikle derinlikle çarpın.To calculate the capacity, multiply the length by the width by the depth.
Konu onların çok genç olmalarıdır.The point is they're too young.
Şimşek genellikle gök gürültüsüne eşlik eder.Lightning normally accompanies thunder.
Becerikli genç buluşu için bir ödül kazandı.The ingenious boy won a prize for his invention.
Bitişikte yaşayan gence soralım.Let's ask the boy who lives next door.
Bu iş için sizin gibi genç erkekler gerekiyor.Young men such as you are needed for this work.
Yaşlı insan sık sık gençliğine geri bakar.The old man often looks back on his youth.
Yaşlılar her zaman gençlerden daha akıllı değildir.The old are not always wiser than the young.
General Franks fahri şövalyelik aldı.General Franks received an honorary knighthood.
Ken'nichi Geneva gölü şeklinde bir havuz yaptı.Ken'nichi made a pond in the shape of Lake Geneva.
Bölümdeki en aptal kişi genç Tanaka'dır.Young Tanaka is the stupidest person in the department.
Evren sonsuza kadar genişleyecek mi?Will the universe expand indefinitely?
Genellikle hangi gün boşsun?What day are you usually free?
Dörde bölünmüş Çin lahanasını biraz geniş şeritler halinde kesin.Cut the quartered pak-choi into, slightly wide, strips.
Küçük kız kardeşim gençken evlendi.My younger sister got married in her teens.
Genç mühendisin deneyimi yoktu.The young engineer lacked experience.
Lemma 5 gelişigüzel seçilmiş Artin halkaları ile genellenemezLemma 5 cannot be generalized to arbitrary artinian rings.
Genellikle kadınlar erkeklerden on yıl daha uzun yaşıyorlar.Generally, women live 10 years longer than men.
Kadınlar genellikle erkeklerin yaşadığından 10 yıl daha uzun yaşarlar.Women usually live 10 years longer than men do.
Yoğun bir hayat yaşadığı için, o genellikle ailesini görmez.Living a busy life, he usually doesn't see his family.
O adam genç kızın bileğini yakaladı.That man grabbed the young girl's wrist.
O genellikle erken kalkar.She usually gets up early.
Ne zaman bu şarkıyı duysam gençliğimi hatırlarım.Whenever I hear that song, I remember my youth.
O şarkıyı duyduğumda, gençlik günlerimi hatırlarım.When I hear that song, I remember my younger days.
Kalabalık otobüslerde gençler koltuklarını yaşlılara vermelidir.On crowded buses young people should give their seats to old people.
Kim daha genç, o mu yoksa ben mi?Who is younger, him or me?
Saldırganlığın en görünür formları genellikle av ve avcı arasında görülür.The most visible forms of aggression are often seen between prey and predator.
Babam gazeteyi genelde yemek esnasında okur.My father often reads the newspaper during meals.
O benim ağabeyimden üç yaş daha genç.He's three years younger than my older brother.
Genç insanların İngilizce çalışması önemli.It's important for young people to study English.
Japonya genelde yaşamak için güzel bir yerdir.Japan, for the most part, is a lovely place to live.
Günümüzde gençler aptal.Young people nowadays are fools.
Kore yemekleri genellikle sıcaktır.Korean food is generally very hot.
"Tanrıların sevdikleri genç ölür", denirmiş eskiden."Whom the gods love die young", was said of yore.
"Tanrıların sevdiği insan genç ölür", demiş eskiler."Whom the gods love die young", was said of yore.
Genç yaşına rağmen çok iyi bir iş yaptı.Despite his young age, he did a very good job.
Genellikle işten ne zaman ayrılırsın?When do you usually get off work?
Genç olmasına rağmen gri sakalı var.Although he's young, he has a grey beard.
O şimdi uygun bir genç adam.He's a proper young man now.
Genellikle çok yerim.I usually eat a lot.
Ben genellikle dokuzda uyurum.I usually sleep at nine.
Onlar genellikle bu odada uyurlar.They usually sleep in this room.
Bizim ülkemizin gençliği siyasetle ilgilenmez.The youth of our land are not interested in politics.
Ben genellikle matematiği akşam çalışırım.I usually study math in the evening.
Hayır, genellikle onları evde TV'de izlerim.No, usually I watch them at home on TV.
Bu çatı katı geniş.This penthouse is spacious.
O gençken, sıkı bir işçiydi.When he was young, he was a hard worker.
Gençken, çok popülerdi.When she was young, she was very popular.
Ben genellikle saat 6:00 da kalkarım.I usually get up at 6:00.
Ana caddeler çok geniş.The main streets are very wide.
Genç bayanın adamdan daha az meyvesi var.The young lady has less fruit than the man.
Genç kadın bunu istiyor.The young lady wants this.
Genç adam bir doktor.The young man is a doctor.

İlgili Sayfalar