Ana içeriğe geç
Sözlük

genç ile cümle

genç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Pek çok genç İtalyan kızı zamanlarını ne yaparak geçiriyor?What do most young Italian girls spend their time doing?
O, gerçekten en çekici genç bir bayan.She is a most charming young lady indeed.
Jolanta, Bronisław'ın üniversitesinden gelen, çok güzel bir genç kızdır.Jolanta is a very beautiful teenager girl from Bronisław's university.
O genç görünüyor, ama gerçekte o, 40 yaşın üzerinde.She looks young, but in reality she's over 40.
Birçok genç Romalı Yunanistan'a gitti.Many young Romans went to Greece.
Ölmek için çok gençsin, arkadaşım.You're too young to die, my friend.
Baktığın her yerde öpüşen genç çiftleri görebilirsiniz.Everywhere you look you can see young couples kissing.
Eğer saç stilinizi değiştirirseniz on yaş daha genç görünebilirsiniz.If you change your hairstyle, you could look ten years younger.
Artık genç olmadığım için, onu artık yapamam.Since I'm no longer young, I can't do that anymore.
Prens, genç kızın bir ejderha tarafından yenmiş olduğunu sanmıştı.The prince thought the young girl had been eaten by a dragon.
Genç çift aynı tabaktan yedi.The young couple ate off the same plate.
Çok genç evlenecek.She's too young to get married.
Gençliğini boş harcama, aksi durumda daha sonra pişman olursun.Don't waste your youth, otherwise you'll regret it later.
Tom benim kadar genç değil.Tom is not as young as I am.
En genç oğlu beş yaşında.His youngest son is five years old.
Annem babamdan iki yaş daha gençtir.My mother is two years younger than my father.
Yaşlı kadınlar, genç erkeklerle çıkmaktan hoşlanırlar.Old women like dating young men.
Ben o şarkıyı ne zaman duysam, gençliğimi hatırlıyorum.When I hear that song I remember my youth.
Yaşlı bir adamın, ondan çok daha genç bir karısı var.An old husband has a wife far younger than him.
Tom gençken, her gün üç yumurta yedi.When Tom was young, he ate three eggs every day.
Tom genç görünüyor.Tom looks young.
Tom tek tekerli bir bisiklet sürebilen bir genç tanıyor.Tom knows a boy who can ride a unicycle.
Tom benim kadar genç değildir.Tom isn't as young as I am.
Tom göründüğü kadar genç değildir.Tom isn't as young as he looks.
Tom yalnız seyahat etmek için çok genç.Tom is too young to travel alone.
Tom tek başına oraya gidemeyecek kadar çok genç.Tom is too young to go there by himself.
Tom içmek için çok genç.Tom is too young to drink.
Tom işe başvuramayacak kadar çok genç.Tom is too young to apply for the job.
Tom bira içmek için hâlâ çok genç.Tom is still too young to drink beer.
Tom hâlâ gençlik çağlarında.Tom is still in his teens.
Tom göründüğünden çok daha genç.Tom is much younger than he looks.
Tom gelecek vaadeden genç bir adamdır.Tom is a promising young man.
Tom gençliğinden beri her yaz o plaja gidiyor.Tom has been going to that beach every summer since he was very young.
Daha gençken Tom'un siyah saçı vardı.Tom had dark black hair when he was younger.
Tom daha gençken okulu sevmiyordu.Tom disliked school when he was younger.
Tom genç yaşta öldü.Tom died young.
Gençken, Tom çok daha hızlı yüzebiliyordu.Tom could swim a lot faster when he was young.
Tom gençken çok daha hızlı koşabiliyordu.Tom could run a lot faster when he was young.
Tom o kadar genç olamaz.Tom can't be all that young.
Sanırım Tom emekli olamayacak kadar çok genç.I think Tom is too young to retire.
Sanırım Tom kadınları gerçekten anlamayacak kadar çok genç.I think Tom is too young to really understand women.
Sanırım Tom gerçekten âşık olamayacak kadar çok fazla genç.I think Tom is too young to really be in love.
Sanırım Tom flört etmek için çok genç.I think Tom is too young to be dating.
Sanırım Tom flört edemeyecek kadar çok genç.I think Tom is too young to be dating.
Ben, adı Tom olan genç bir adamla tanıştım.I met a young man whose name was Tom.
Sen Tom'un benim genç kız kardeşimle randevulaşacağını düşünüyor musun?Do you think Tom would consider dating my younger sister?
Tom genç kız kardeşi Mary ile bir odayı paylaştı.Tom shared a room with his younger sister Mary.
Tom Mary kadar genç değil.Tom isn't as young as Mary.
Tom Mary'den üç yaş daha gençtir.Tom is three years younger than Mary.
Tom Mary'den çok daha gençtir.Tom is much younger than Mary.
Tom Mary'nin ondan daha genç mi daha yaşlı mı olduğunu bilmez.Tom doesn't know whether Mary is younger or older than he is.
Mary daha genç bir adamla çıkıyordu.Mary was dating a younger man.
Bence Tom ve Mary evlenmek için çok genç.I think Tom and Mary are too young to get married.
Bence Mary makyaj yapmak için çok genç.I think Mary is too young to wear makeup.
Bence Mary kulaklarını deldirmek için çok genç.I think Mary is too young to have her ears pierced.
Gençken, onun buraya gelmiş olması mümkündür.It's possible that he came here when he was young.
Gençler arasında müthiş derecede popülerler.They are extremely popular among teenagers.
Gençler halk şarkıları söylüyorlardı.The youngsters were singing folk songs.
Gençken daha hızlı yüzebilirdim.I was able to swim faster when I was younger.
O, genç görünüyor fakat aslında o senden daha yaşlıdır.She looks young, but actually she's older than you are.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod