Buraya kadar gelsin.공간을 좀 두고 시작하죠
Buraya kadar gelsin.Zróbmy sobie trochę miejsca.
Buraya kadar gelsin.لقد اعطينا انفسنا بعض المساحة
Bütün bunlar, Rabbin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz yerine gelsin diye oldu:Allt detta har skett, för att det skulle fullbordas, som var sagt av Herren genom profeten som sade:
Bütün bunlar, Rabbin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz yerine gelsin diye oldu:A to się wszystko stało, aby się wypełniło, co powiedziano od Pana przez proroka, mówiącego:
Bütün bunlar, Rabbin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz yerine gelsin diye oldu:A to všetko sa stalo nato, aby sa naplnilo to, čo bolo povedané od Pána skrze proroka, ktorý povedal:
Bütün bunlar, Rabbin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz yerine gelsin diye oldu:이 모든 일의 된 것은 주께서 선지자로 하신 말씀을 이루려 하심이니 가라사대
Bütün bunlar, Rabbin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz yerine gelsin diye oldu:Men alt dette skjedde forat det skulde opfylles som er talt av Herren ved profeten, som sier:
Bütün bunlar, Rabbin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz yerine gelsin diye oldu:Men dette er alt sammen sket, for at det skulde opfyldes, som er talt af Herren ved Profeten, som siger:
Bütün bunlar, Rabbin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz yerine gelsin diye oldu:Mindez pedig azért lõn, hogy beteljesedjék, a mit az Úr mondott volt a próféta által, a ki így szól:
Bütün bunlar, Rabbin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz yerine gelsin diye oldu:Mọi việc đã xảy ra như vậy, để cho ứng nghiệm lṀi Chúa đã dùng đấng tiên tri mà phán rằng:
Bütün bunlar, Rabbin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz yerine gelsin diye oldu:Mọi việc đã xảy_ra như_vậy , để cho ứng_nghiệm l Ṁ i Chúa đã dùng đấng tiên_tri mà phán rằng :
Bütün bunlar, Rabbin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz yerine gelsin diye oldu:Ora, tudo isso aconteceu para que se cumprisse o que fora dito da parte do Senhor pelo profeta:
Bütün bunlar, Rabbin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz yerine gelsin diye oldu:Semuanya itu terjadi demikian supaya terlaksana apa yang dikatakan Tuhan melalui nabi-Nya, yaitu
Bütün bunlar, Rabbin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz yerine gelsin diye oldu:Tämä kaikki on tapahtunut, että kävisi toteen, minkä Herra on puhunut profeetan kautta, joka sanoo:
Bütün bunlar, Rabbin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz yerine gelsin diye oldu:Toate aceste lucruri s'au întîmplat ca să se împlinească ce vestise Domnul prin proorocul, care zice:
Bütün bunlar, Rabbin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz yerine gelsin diye oldu:Todo esto aconteció para que se cumpliese lo que habló el Señor por medio del profeta, diciendo
Bütün bunlar, Rabbin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz yerine gelsin diye oldu:Toto pak všecko stalo se, aby se naplnilo, což povědíno bylo ode Pána skrze proroka, řkoucího:
Bütün bunlar, Rabbin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz yerine gelsin diye oldu:Tout cela arriva afin que s`accomplît ce que le Seigneur avait annoncé par le prophète:
Bütün bunlar, Rabbin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz yerine gelsin diye oldu:Tutto questo avvenne perché si adempisse ciò che era stato detto dal Signore per mezzo del profeta
Bütün bunlar, Rabbin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz yerine gelsin diye oldu:Vse to pa se je zgodilo, da se izpolni, karje rekel Gospod po preroku, ki pravi:
Bütün bunlar, Rabbin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz yerine gelsin diye oldu:Τουτο δε ολον εγεινε δια να πληρωθη το ρηθεν υπο του Κυριου δια του προφητου, λεγοντος
Bütün bunlar, Rabbin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz yerine gelsin diye oldu:А все сие произошло, да сбудется реченное Господом через пророка, который говорит:
Bütün bunlar, Rabbin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz yerine gelsin diye oldu:А всичко това стана за да се сбъдне реченото от Господа чрез пророка, който казва:
Bütün bunlar, Rabbin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz yerine gelsin diye oldu:Усе ж се стало ся, щоб справдилось, що промовив Господь через пророка, глаголючи:
Bütün bunlar, Rabbin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz yerine gelsin diye oldu:ותהי כל זאת למלאת את אשר דבר יהוה ביד הנביא לאמר׃
Bütün bunlar, Rabbin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz yerine gelsin diye oldu:وهذا كله كان لكي يتم ما قيل من الرب بالنبي القائل.
Bütün bunlar, Rabbin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz yerine gelsin diye oldu:這 一 切 的 事 成 就 、 是 要 應 驗 主 藉 先 知 所 說 的 話
Bütün bunlar, Rabbin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz yerine gelsin diye oldu:這一切 的 事 成就 、 是 要 應驗 主 藉 先知 所 說的話
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Ale iżby się wypełniło słowo, które jest w zakonie ich napisane: Że mię darmo mieli w nienawiści.
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Ale to preto, aby sa naplnilo slovo, napísané v ich zákone, že ma nenávideli bez príčiny.
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Ali to se godi, da se izpolni beseda, ki je pisana v njih postavi: „Sovražili so me brez vzroka“.
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.[azért lõn így,] hogy beteljesedjék a mondás, a mely megiratott az õ törvényökben: Ok nélkül gyûlöltek engem.
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Daardoor wordt werkelijkheid wat in hun wet staat: "Zij hebben mij zonder reden gehaat.' (A)
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Dar lucrul acesta s'a întîmplat ca să se împlinească vorba scrisă în Legea lor: ,M'au urît fără temei.`
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Doch daß erfüllet werde der Spruch, in ihrem Gesetz geschrieben: "Sie hassen mich ohne Ursache."
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Dog, det Ord, som er skrevet i deres Lov, må opfyldes: De hadede mig uforskyldt.
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Dường ấy , để cho ứng_nghiệm lời đã chép trong luật_pháp họ rằng : Họ ghét ta vô_cớ .
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Dường ấy, để cho ứng nghiệm lời đã chép trong luật pháp họ rằng: Họ ghét ta vô cớ.
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.그러나 이는 저희 율법에 기록된바 저희가 연고 없이 나를 미워하였다한 말을 응하게 하려 함이니라
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Mais cela est arrivé afin que s`accomplît la parole qui est écrite dans leur loi: Ils m`ont haï sans cause.
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Mas isto é para que se cumpra a palavra que está escrita na sua lei: Odiaram-me sem causa.
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Men det ordet skulle ju fullbordas, som är skrivet i deras lag: 'De hava hatat mig utan sak.'
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Men dette er skjedd forat det ord skal opfylles som er skrevet i deres lov: De hatet mig uten årsak.
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Mutta se sana oli käyvä toteen, joka on kirjoitettuna heidän laissaan: `He ovat vihanneet minua syyttä`.
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Pero esto sucedió para cumplir la palabra que está escrita en la ley de ellos: Sin causa me aborrecieron
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Questo perché si adempisse la parola scritta nella loro Legge: Mi hanno odiato senza ragione
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Αλλα τουτο εγεινε δια να πληρωθη ο λογος, ο γεγραμμενος εν τω νομω αυτων, Οτι εμισησαν με δωρεαν.
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.А Исус извърши пред учениците още много други знамения, които не са вписани в тая книга.
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Но да сбудется слово, написанное в законе их: возненавидели Меня напрасно.
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Та щоб справдилось слово, написане в законї їх: Що зненавиділи мене дармо.
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.אך למלאת דבר הכתוב בתורתם שנאת חנם שנאוני׃
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.لكن لكي تتم الكلمة المكتوبة في ناموسهم انهم ابغضوني بلا سبب
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.這 要 應 驗 他 們 律 法 上 所 寫 的 話 、 說 、 『 他 們 無 故 恨 我 。
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.這要 應驗 他 們 律法 上 所 寫的話 、 說 、 『 他 們 無故 恨 我 。
Bu yüzden çok kişi gelsin istiyorum.Donc, j'espère qu'il y aura beaucoup de monde.
Bu yüzden çok kişi gelsin istiyorum.Ezért reméltem, hogy sok ember lesz jelen.
Bu yüzden çok kişi gelsin istiyorum.Αλλά κατά τη διάρκεια της συνέντευξης, δε θα σας κάνουν ερωτήσεις που να αφορούν τον πατέρα σας.
Bu yüzden çok kişi gelsin istiyorum.لذا اردت ان يأتي الكثير من الاشخاص
Charlie Takımı'ndan iki kişi benimle gelsin.Dois membros do esquadrão Charlie vêm comigo.