gelmeyeceğim ile cümle

gelmeyeceğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
5
ORT. KELİME
Ben yokken biri gelirse ona akşama kadar geri gelmeyeceğimi söyle.If anyone comes in my absence, tell him that I won't come back till evening.
Ben tekrar gelmeyeceğimi açıklığa kavuşturacağım.I will make it clear that I won't come again.
İkiden sonrasına kadar gelmeyeceğim.I shall not arrive until after two.
Ben geri gelmeyeceğim.I won't come back again.
Bu gece gelmeyeceğimi düşündün, değil mi?You thought I wouldn't come tonight, didn't you?
Geri gelmeyeceğim.I won't be coming back.
Yarın gelmeyeceğim.I will not come tomorrow.
Seninle gelmeyeceğim.I won't be coming with you.
Asla gelmeyeceğim.I'll never come.
Asla buraya tekrar gelmeyeceğim.I'm never going to come here again.
Muhtemelen bir daha buraya hiç gelmeyeceğim.I probably never will come here again.
Muhtemelen asla buraya tekrar gelmeyeceğim.I'll probably never come here again.
Eve gelmeyeceğim.I won't come home.
Tom'u arayacağım ve ona gelmeyeceğimizi söyleyeceğim.I'll call Tom and tell him we won't be coming.
Artık okula gelmeyeceğim.I won't be coming to school anymore.
Tekrar yasaya karşı gelmeyeceğim.I will never break the law again.
Yarın yağmur yağarsa gelmeyeceğim.I won't come if it rains tomorrow.
Bir daha geç gelmeyeceğim.I won't come late again.
Bir daha bu şekilde gelmeyeceğim.I won't come this way again.
Oltaya gelmeyeceğim.I won't take the bait.
Bugün gelmeyeceğim.I won't come today.
Bir daha buraya gelmeyeceğim.I'm not ever coming here again.
Muhtemelen tek başıma gelmeyeceğim.I'm unlikely to come by myself.
Asla bir daha buraya gelmeyeceğim.I'll never come here again.
Ben seninle gelmeyeceğim.I won't go with you.
Muhtemelen bu ay Boston'a gelmeyeceğim.I probably won't come to Boston this month.
Partinize gelmeyeceğim.I won't come to your party.
Yakın zamanda buraya geri gelmeyeceğim.I won't come back here anytime soon.
"Yarın işe gelmeyeceğim.""He shouldn't come tomorrow."
Tekrar gelmeyeceğim!I won't came again!
"Bak, Amy, TED'nin adamlarına gelmeyeceğimi söyle."Look, Amy, tell the TED guys I just won't show up.
Çünkü gelip gelmeyeceğimi konusunda endişelenen biri var.Because there's someone who's nerves are on edge, wondering if I'll come or not.
- Dışarı çıktığımda da gelmeyeceğim.I am not coming even when I'm out.
Sadece bir içki için daha gelmeyeceğim.I'm not coming up for just one more nightcap.
Buraya bir daha gelmeyeceğim...I won't be here again.
Bazılarınız yanınıza gelmeyeceğimi sanarak küstahlaşıyor.Now some are puffed up, as though I were not coming to you.
Mûsa dedi ki: "Allah dilerse beni sabırlı bulacaksın; hiçbir işte sana karşı gelmeyeceğim.""You will find me patient if God wills," said Moses; "and I will not disobey you in any thing."
Musa: "İnşaallah beni sabırlı bulacaksın ve senin hiçbir işine karşı gelmeyeceğim" dedi."You will find me patient if God wills," said Moses; "and I will not disobey you in any thing."
Dedi: "ALLAH dilerse beni sabırlı bulacaksın; sana hiç bir işte karşı gelmeyeceğim.""You will find me patient if God wills," said Moses; "and I will not disobey you in any thing."
Artık okula gelmeyeceğim.Ich werde nicht mehr zur Schule kommen.
"Yarın işe gelmeyeceğim."Oubliez d'aller au boulot demain ».
"Yarın işe gelmeyeceğim."«No lo dejan para mañana».
"Yarın işe gelmeyeceğim."Завтра меня не будет.
"Yarın işe gelmeyeceğim."لا تدخروا شيئا إلى الغد."
Bir daha gelmeyeceğimi bilsen, son cümlen ne olurdu?Als je wist dat ik niet weer zal komen, wat zou dan je laatste zin zijn?
Tekrar yasaya karşı gelmeyeceğim.Ik zal de wet nooit meer breken.
"Yarın işe gelmeyeceğim.""Jag kommer inte att arbeta imorgon."
Eğer beni affetmezsen, seninle gelmeyeceğim.Om du inte förlåter mig, kommer jag inte att komma med dig.
"Yarın işe gelmeyeceğim."«Завтра мене вже не буде».
"Yarın işe gelmeyeceğim."Mâine nu venim la premieră".
"Yarın işe gelmeyeceğim.""Ei ole takeita siitä, että elämme huomenna.
"Yarın işe gelmeyeceğim."Τώρα, όχι αύριο!"
"Yarın işe gelmeyeceğim."Ikke engang i fremtiden fungerer noe».
"Yarın işe gelmeyeceğim."「俺達に明日はない。
"Yarın işe gelmeyeceğim."תשכחו מללכת לעבודה מחר".
Tom'u arayacağım ve ona gelmeyeceğimizi söyleyeceğim.Ще звънна на Том и ще му кажа, че ние няма да идваме.
"Bak, Amy, TED'nin adamlarına gelmeyeceğimi söyle."Amy, podívej, řekni lidem z TED, že prostě nepříjdu.
"Bak, Amy, TED'nin adamlarına gelmeyeceğimi söyle."Ascolta, Amy, dì a quelli di TED che non vengo.
"Bak, Amy, TED'nin adamlarına gelmeyeceğimi söyle."Ascultă, Amy, spune-le tipilor de la TED că nu voi veni.
"Bak, Amy, TED'nin adamlarına gelmeyeceğimi söyle."Begini, Amy, tolong bilang ke orang-orang TED, saya tidak akan datang.

İlgili Sayfalar