Ana içeriğe geç
Sözlük

gelmeye ile cümle

gelmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un bugün gelmeyeceğini sana ne düşündürüyor?What makes you think Tom won't come today?
Tom'un gelip gelmeyeceği hakkında hiç bir fikrim yok.I have no idea whether or not Tom will come.
Benimle gelecek misin, yoksa gelmeyecek misin?Will you or won't you come with me?
Tom asla razı gelmeyecek.Tom will never consent.
Tom karşı gelmeye kararlıdır.Tom is determined to resist.
Tom'u arayacağım ve ona gelmeyeceğimizi söyleyeceğim.I'll call Tom and tell him we won't be coming.
Tom geri gelmeyebilir.Tom might not come back.
Tom gelecek haftaya kadar Boston'a gelmeyecek.Tom won't come to Boston until next week.
Tom buraya tekrar geri gelmeyebilir.Tom might never come back here again.
Bugün okula gelmeyeceğini söylediğini düşündüm.I thought you said you wouldn't be coming to school today.
Tom'un gelmeyeceğini biliyor muydun?Did you know that Tom would be absent?
Gelecek misin yoksa gelmeyecek misin?Will you come or not?
Yarın buraya daha erken gelmeye çalışmak isteyebilirsin.You might want to try to get here earlier tomorrow.
Tom'u görmezden gelmeye çalış.Try to ignore Tom.
Bugün buraya erken gelmeye niyet ettim.I'd intended to be here early today.
Emin değilim ama belki Tom bugün işe gelmeyecek.I'm not sure, but perhaps Tom won't be coming into work today.
Ağrıyı görmezden gelmeye çalış.Try to ignore the pain.
Onu görmezden gelmeye çalışıyorum.I'm trying to ignore it.
Erken gelmeye çalış.Try to come early.
Artık okula gelmeyeceğim.I won't be coming to school anymore.
Tom'un buraya asla tekrar gelmeyeceğini sanmıyorum.I don't think Tom will ever come back here again.
Yarın buraya zamanında gelmeye çalış.Try to get here on time tomorrow.
Tom'u bizimle buraya gelmeye ikna edemedim.I couldn't talk Tom into coming here with us.
Tom'un zamanında gelip gelmeyeceğinden şüpheliyim.I doubt if Tom will come on time.
Bunun hepsi anlamlı gelmeye başlıyor.It's all beginning to make sense.
Tom, partisine hiç kimsenin gelmeyeceğinden korkuyordu.Tom was afraid that no one would come to his party.
Tom'un doğum günü partime gelip gelmeyeceğinden şüpheliyim.I doubt if Tom will come to my birthday party.
Benimle gelmeyeceğinden emin misin?Are you sure you won't come with me?
Tom büyük olasılıkla gelmeyecek.It's quite likely that Tom won't come.
Tom'un buraya gelip gelmeyeceğini merak ediyorum.I wonder if Tom will come tonight.
Tom gelmeyecek. O çok meşgul.Tom won't come. He's too busy.
Mary Tom'un davranışını görmezden gelmeye karar verdi.Mary decided to ignore Tom's behaviour.
Kimse gelmeyecek.No one will come.
Hiç kimse gelmeyecek.No one will come.
Ana, partimize gelmeyecek.Ana will not come to our party.
Yarın gelmeye çok meraklı değil.He is not very keen on coming tomorrow.
Yakında herhangi bir zamanda geri gelmeyeceğiz.We won't be back any time soon.
Tom bu gece gelmeyecek ama nedeninden emin değilim.Tom won't be coming tonight, but I'm not sure why yet.
Tom partimize gelmeyeceğini söyledi.Tom said he won't come to our party.
Bu konu gündeme gelmeye devam etti.That topic kept coming up.
Eğer terbiyeni takınmazsan Noel Baba gelmeyecek.If you don't behave, Santa won't come.
Misafirler 2.30'dan biraz sonra gelmeye başladı.Guests began arriving a little after 2:30.
Hiç gelmeyeceksin sanmıştım.I thought you'd never arrive.
Tom partiye kimsenin gelmeyeceğinden korkuyordu.Tom was afraid that no one would show up for the party.
Sen bana karşı gelmeyeceksin.You won't disobey me.
Buraya zamanında gelmeyeceğin konusunda endişeliydim.I was worried you wouldn't get here on time.
Herkesi gelmeye teşvik ediyoruz.We're encouraging everyone to come.
Tom buraya geri gelmeyeceğini söylüyor.Tom says he's not coming back here.
Tom asla geri gelmeyeceğini söylüyor.Tom says he's never coming back.
Tom hiç geri gelmeyecek mi?Won't Tom ever come back?
Tom partimize gelmeyecek.Tom won't come to our party.
Tom bana yarın okula gelmeyeceğini söyledi.Tom told me that he won't come to school tomorrow.
O yarın geri gelmeyecek.He won't be back tomorrow.
Onun böyle bir şey olduğunu düşündüm. Endişeli olduğum için gelmeye çalıştımI thought it was something like this. I tried to come because I was worried.
Onun gelmeyeceğine dair bir risk var.There's a risk that he won't come.
Tom Mary'nin Boston'a geri gelmeyeceğini düşünüyor.Tom thinks Mary will never come back to Boston.
Tekrar yasaya karşı gelmeyeceğim.I will never break the law again.
Onun gelip gelmeyeceğini ona soracağım.I'll ask him if he's going to come.
Yarın yağmur yağarsa gelmeyeceğim.I won't come if it rains tomorrow.
Yaramazlık yapmaya başlar başlamaz Noel Baba seni görmeye gelmeyecek.As soon as you start misbehaving, Father Christmas will not come to see you.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod