Sonra Musa Eliavoğulları Datanla Aviramı çağırttı. Ama onlar, ‹‹Gelmeyeceğiz›› dediler,Poi Mosè mandò a chiamare Datan e Abiram, figli di Eliab; ma essi dissero: «Noi non verremo
Sonra Musa Eliavoğulları Datanla Aviramı çağırttı. Ama onlar, ‹‹Gelmeyeceğiz›› dediler,Så sendte Moses bud efter Datan og Abiram, Eliabs sønner; men de sa: Vi kommer ikke.
Sonra Musa Eliavoğulları Datanla Aviramı çağırttı. Ama onlar, ‹‹Gelmeyeceğiz›› dediler,Tedy posłał Mojżesz, aby zawołano Datana, i Abirona, synów Elijabowych, którzy odpowiedzieli: Nie pójdziemy.
Sonra Musa Eliavoğulları Datanla Aviramı çağırttı. Ama onlar, ‹‹Gelmeyeceğiz›› dediler,Tedy poslal Mojžíš, aby zavolali Dátana a Abirona, synů Eliabových. Kteříž odpověděli: Nepůjdem.
Sonra Musa Eliavoğulları Datanla Aviramı çağırttı. Ama onlar, ‹‹Gelmeyeceğiz›› dediler,Και εστειλεν ο Μωυσης να καλεση τον Δαθαν και τον Αβειρων τους υιους Ελιαβ οι δε ειπον, Δεν αναβαινομεν
Sonra Musa Eliavoğulları Datanla Aviramı çağırttı. Ama onlar, ‹‹Gelmeyeceğiz›› dediler,И Моисей изпрати да повикат Датана и Авирона, Елиавовите синове; а те отговориха: Няма да дойдем.
Sonra Musa Eliavoğulları Datanla Aviramı çağırttı. Ama onlar, ‹‹Gelmeyeceğiz›› dediler,И послал Моисей позвать Дафана и Авирона, сынов Елиава. Но они сказали: не пойдем!
Sonra Musa Eliavoğulları Datanla Aviramı çağırttı. Ama onlar, ‹‹Gelmeyeceğiz›› dediler,וישלח משה לקרא לדתן ולאבירם בני אליאב ויאמרו לא נעלה׃
Sonra Musa Eliavoğulları Datanla Aviramı çağırttı. Ama onlar, ‹‹Gelmeyeceğiz›› dediler,فارسل موسى ليدعو داثان وابيرام ابني اليآب. فقالا لا نصعد.
Sonra Musa Eliavoğulları Datanla Aviramı çağırttı. Ama onlar, ‹‹Gelmeyeceğiz›› dediler,摩 西 打 發 人 去 召 以 利 押 的 兒 子 大 坍 、 亞 比 蘭 、 。 他 們 說 、 我 們 不 上 去
Sonra Musa Eliavoğulları Datanla Aviramı çağırttı. Ama onlar, ‹‹Gelmeyeceğiz›› dediler,摩西 打 發人 去 召 以利 押 的 兒子 大坍 、 亞比蘭 、 。 他 們說 、 我 們 不 上去
Sonra videolar gelmeye başladıkça ...A quel punto i filmati cominciarono ad arrivare ...
Sonra videolar gelmeye başladıkça ...E depois, quando os vídeos começaram a chegar...
Sonra videolar gelmeye başladıkça ...En de filmpjes bleven maar binnenstromen...
Sonra videolar gelmeye başladıkça ...És kezdtek beérkezni a videók...
Sonra videolar gelmeye başladıkça ...Et alors quand les vidéos ont commencé à affluer ...
Sonra videolar gelmeye başladıkça ...Ja sitten kun videoita alkoi tulla...
Sonra videolar gelmeye başladıkça ...Keď sa videá začali hromadiť...
Sonra videolar gelmeye başladıkça ...Kemudian video-video mulai berdatangan.
Sonra videolar gelmeye başladıkça ...곧 영상들이 올라오기 시작합니다...
Sonra videolar gelmeye başladıkça ...No a potem, gdy zaczęły nadchodzić nagrania...
Sonra videolar gelmeye başladıkça ...Och så, när videorna började dyka upp...
Sonra videolar gelmeye başladıkça ...Og så, da videoerne begyndte at strømme ind ...
Sonra videolar gelmeye başladıkça ...Sau đó những đoạn video bắt đầu được gửi đến ...
Sonra videolar gelmeye başladıkça ...Şi apoi, pe măsură ce filmele au început să vină ...
Sonra videolar gelmeye başladıkça ...Und dann, als das Video begann anzukommen...
Sonra videolar gelmeye başladıkça ...Y luego a medida que comenzaron a llegar los videos...
Sonra videolar gelmeye başladıkça ...Και τότε όπως τα βίντεο άρχισαν να έρχονται ...
Sonra videolar gelmeye başladıkça ...И затем, когда начали приходить видео...
Sonra videolar gelmeye başladıkça ...И после когато клиповете започнаха да пристигат ...
Sonra videolar gelmeye başladıkça ...ואז כשהקליפים התחילו להגיע...
Sonra videolar gelmeye başladıkça ...وبعد ذلك بدأت الفيديوهات في الوصول
Sonra videolar gelmeye başladıkça ...(歌)
Sonucumuz 23,3 devirli çıktı. Bunu bölmeye devam ettikçe 3 gelmeye devam edecek.Ако просто продължаваме да правим това, ние просто ще държа getting повече, повече, повече тройки.
Sonu gelmeyen bu savaşları ne kadar protesto edersek edelim bir türlü bitiremiyoruz.Protesta tras protesta, nunca paramos las guerras que continúan a perpetuidad.
Sonu gelmeyen bu savaşları ne kadar protesto edersek edelim bir türlü bitiremiyoruz.Protest după protest, fără să oprim războaiele care continuă în permanență.
Sonu gelmeyen bu savaşları ne kadar protesto edersek edelim bir türlü bitiremiyoruz.احتجاجات بعد احتجاجات, نحن لا نستطيع ايقاف الحرب ابدا التي لا تزال تدور باستمرار
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.Bem, fazemos com que valha a pena vir à escola, todos os dias.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.Be', rendiamo la scuola un luogo dove vale la pena venire ogni giorno.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.Bueno, hacemos que valga la pena venir a la escuela cada día.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.Chúng tôi biến ngôi trường thành nơi đáng để đến mỗi ngày.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.Facem ca mersul la școală în fiecare zi să merite osteneala.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.Jadi, kami membuat sekolah menjadi tempat yang layak didatangi setiap hari.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.음, 저희는 학교라는 공간을 매일 갈 가치가 있는 장소로 만들었습니다.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.Na ja, wir erschaffen eine Schule, die es wert ist, sie jeden Tag zu besuchen.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.Nos, olyanná tesszük az iskolát, hogy minden nap érdemes legyen bejönni.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.No, tím, že máme školu, do které stojí za to každý den chodit.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.Nous avons fait que l'école vaut la peine qu'on s'y rende tous les jours.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.Nou, we zorgen ervoor dat het de moeite waard is om naar school te komen, elke dag.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.Sprawiamy, że każdego dnia warto jest przychodzić do szkoły .
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.Vi såg till att det var värt att komma till skolan varje dag.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.Έχουμε καταφέρει να κάνουμε το σχολείο ελκυστικό κάθε μέρα.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.Ами, правим така че идването на училище всеки ден да си заслужава.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.Мы делаем всё для того, чтобы дети хотели приходить в школу каждый день.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.Отже, ми працюємо щодня над тим, щоб перетворити школу на заклад, у який варто приходити.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.ובכן, אנחנו יוצרים בית ספר ששווה לחזור אליו כל יום.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.حسن، نحن نجعل من المدرسة شيئ يستحق القدوم من أجله كل يوم.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.生徒達みんなは 私たちにとって 大切なんだと気づかせました
Sözel şiiri seviyorum, ve her hafta buraya gelmeye devam edeceğim." dediğim andı."Bom. Nadaljevala bom. Ljubim govorjeno besedo.
Sözel şiiri seviyorum, ve her hafta buraya gelmeye devam edeceğim." dediğim andı."Budem. Budem pokračovať. Milujem hovorené slovo.