gelmemişti ile cümle
gelmemişti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bu düşünce daha önce hiç aklıma gelmemişti.This idea has never entered my head before.
Uzun zamandır buraya gelmemiştim.I haven't been here in a long time.
Üç yıldır buraya gelmemiştim.I haven't been here in three years.
Onun başına daha önce böyle bir şey hiç gelmemişti.That had never happened to him before.
Umarım Tom'un uykusu gelmemiştir.I hope Tom isn't sleepy.
Bazıları hariç, insanlar maymundan gelmemiştir.Humans are not descended from apes, except for some people.
Diğer, hardcore punk gruplarının aksine Hüsker Dü klasik rock'u görmezden gelmemiştir.Unlike other hardcore bands, Hüsker Dü did not disavow classic rock.
Ancak bu çalışmalar henüz (Temmuz 2010) kitap hâline gelmemiştir.However, this is not necessary anymore (as of July 2007).
Kimse gelmemiştir.None came.
İşkodra beyinden ise bir yardım gelmemiştir.Certainly none came to help their outpost at Torzhok.
Bunlara karşın dava hiç yargıevine kadar gelmemiştir.The case has not yet gone to trial.
Çalışmam esnasında bazı şaşırtıcı şeyler buldum, ki hiç aklıma gelmemişti.And I found some astonishing things in the course of my study that had never occurred to me.
Bu cömertliktir," dedim. Aklıma başka bir şey gelmemişti.You teach: it's generosity," was all I could think of.
Umarım bu size çok karışık gelmemiştir.So hopefully you didn't find that too bad.
Ama önceden hiç Taco Bell restoranına gelmemiştim.But you know, I've never been to a Taco Bell before.
Nitekim, Wikipedia o kadar saçma bir fikir ki Jimbo'nun bile aklına gelmemişti.In fact, Wikipedia is an idea so profoundly stupid that even Jimbo never had it.
Sergi günü gelip çatmış, ama resimlerim gelmemişti.The deadline for the show arrived -- my paints didn't.
Uzun zamandır böyle bir yere gelmemiştim.Haven't been here for a long time
İtfaiye ya da herhangi bir yardım gelmemişti. Her şeyimiz tamamen yanmıştı.No firewagon came, nothing, and we were burned out.
(Gülüşmeler) -- Bu aklıma hiç gelmemişti.Well -- (Laughter) -- I hadn't thought of that one.
Gittiğim vakaların büyük çoğunluğu kendi istekleriyle gelmemişti.Most of the cases I went out on were called involuntary.
Muhammed dağa havada yürür gibi süzülerek gelmemişti.Muhammad did not come floating off the mountain as though walking on air.
Onlara Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmemiştir ki ondan yüz çevirmesinler.Yet no sign of their Lord comes to them but they turn away from it.
Ne yapabilirlerdi ki, onları karşılamaya kimse gelmemişti.It wasn't their fault:no one was there to pick them up.
Bize BH makamlarından [resmi] bir tepki gelmemiştir.There has been no [official] reaction coming to us from the authorities of BiH.
Yunanistan'da, hiçbir zaman parlamentoda bu kadar geniş tabana sahip bir hükümet göreve gelmemişti.Never has our southern neighbour had a government with such a wide base in parliament.
Yerli yak gayal ve Bali sığırları bizonların soyundan gelmemiştir.Domestic yak gayal and Bali cattle are not descended from aurochs.
Fakat bu sabah Margo okula gelmemiştir, üstelik ertesi günler de gelmez.Am nächsten Tag erscheint Margo nicht in der Schule.
Ancak bu çalışmalar henüz (Temmuz 2010) kitap hâline gelmemiştir.Die Produktion hat jedoch bislang (Juli 2010) nicht begonnen.
Ancak BBC'den bunun hakkında bir açıklama gelmemiştir.Die BBC sagte, dass es ein solches Angebot nicht gegeben habe.
Kimse gelmemiştir.Keiner kommt.
Daha çok askerî ve hukukî içerikli olan bu Yasa’nın orijinal metni günümüze gelmemiştir.Das bereits vorher sehr umstrittene Mediengesetz konnte so nicht in Kraft treten.
Bunlara karşın dava hiç yargıevine kadar gelmemiştir.Der Fall kam aber nicht vor Gericht.
Tilki ile karşı karşıya gelmemiştir.Il le met de plus en garde contre le renard.
İşkodra beyinden ise bir yardım gelmemiştir.Aucun clan en dehors d'Allah ne fut là pour le secourir, et il ne pût se secourir lui-même.
Fakat bu sabah Margo okula gelmemiştir, üstelik ertesi günler de gelmez.Sin embargo, Margo no se presenta al instituto por la mañana ni en los próximos días.
Confluence (Fonksiyonel bir DTD fakat devamı gelmemiştir.)Felodermo (no siempre presente).
26 yıldır, hiç böyle bir trajedi ile karşı karşıya gelmemiştim.Tengo 29 años y no he experimentado esto antes en mi vida.
Tilki ile karşı karşıya gelmemiştir.No puede saltar con un ratón en el río.
5. sezonda Derek Hale gelmemiştir fakat 5A sezonunun sonunda Breaden karakteri geri gelmiştir.En Jerez no pasa de una decepcionante 5ª posición y en Le Mans se vuelve a caer.
İşkodra beyinden ise bir yardım gelmemiştir.Il vescovo stesso e il signore della città (un da Camino) non gli ricusavano il loro aiuto.
Ama halâ sinemada çıkış yapacağı filmler gelmemişti.La cosa non le impediva, però, di lavorare per il cinema.
Ulaşım özelliği dolabı tam olarak kapatmadığı için etkin hale gelmemiştir.Bestia non capisce perché la sua macchina non abbia funzionato correttamente.
İşkodra beyinden ise bir yardım gelmemiştir.Запрещалось оказывать ему какую-либо помощь (давать пищу, кров).
Daha çok askerî ve hukukî içerikli olan bu Yasa’nın orijinal metni günümüze gelmemiştir.В Швейцарии подобная организационно-правовая форма до сих пор невозможна.
Confluence (Fonksiyonel bir DTD fakat devamı gelmemiştir.)Поэтому some_function(args)...; никогда не будет работать.
Bunlara karşın dava hiç yargıevine kadar gelmemiştir.При этом, дело не было доведено до суда.
Aklına yapacak bir şey gelmemişti.Она так и не пришла в сознание.
Kimse gelmemiştir.لم يحضر أحد.
Fakat bu sabah Margo okula gelmemiştir, üstelik ertesi günler de gelmez.No entanto, Margo não aparece na escola naquele dia ou no seguinte.
Aklına yapacak bir şey gelmemişti.Ele não tinha nada em mente.
Top atıcı antrenmana gelmemiştir ve bunun üzerine Peter onun yerini doldurur.O lançador do time está ausente, e Peter toma tal posição.
Danilo, baloya gelmemiştir.Dizem que Hanako não voltou do banheiro.
Kimse gelmemiştir.Mas não apareceu ninguém.
İşkodra beyinden ise bir yardım gelmemiştir.Phala bood hem echter geen hulp.
12 AB ülkesinden hiç oy gelmemiştir.Hij werd vanop de twaalfde plaats niet verkozen.
Kesin o hâlâ gelmemiştir, değil mi?Hij is nog niet aangekomen zeker?
1892'de Oscar Bauman'ın Ngorongoro Kraterini ziyaretine kadar buraya hiçbir Avrupalı gelmemiştir.Żaden znany Europejczyk nie postawił stopy w kraterze Ngorongoro do 1892, kiedy dotarł tam Oscar Baumann.
Kimse gelmemiştir.Nikt mi nie przybył.
Ama halâ sinemada çıkış yapacağı filmler gelmemişti.Nawet nie chciałabym pójść na niego do kina.