gelmemiş ile cümle

gelmemiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
(Gülüşmeler) -- Bu aklıma hiç gelmemişti.Jamen -- (Latter) -- det havde jeg ikke tænkt på.
(Gülüşmeler) -- Bu aklıma hiç gelmemişti.음- (웃음) 제가 그런 생각은 못한 거지요.
(Gülüşmeler) -- Bu aklıma hiç gelmemişti.No -- (Śmiech) -- o tym nie pomyślałem.
(Gülüşmeler) -- Bu aklıma hiç gelmemişti.Nos -- (Nevetés) -- erre nem számítottam.
(Gülüşmeler) -- Bu aklıma hiç gelmemişti.Nun - (Lachen) - daran hatte ich nicht gedacht.
(Gülüşmeler) -- Bu aklıma hiç gelmemişti.Wel, -- (Gelach) -- daar had ik niet aan gedacht.
(Gülüşmeler) -- Bu aklıma hiç gelmemişti.Е -- (Смях) -- не се бях сетил за този начин.
(Gülüşmeler) -- Bu aklıma hiç gelmemişti.Что сказать... (Смех) я об этом не подумал.
(Gülüşmeler) -- Bu aklıma hiç gelmemişti.ובכן, לא חשבתי על זה.
(Gülüşmeler) -- Bu aklıma hiç gelmemişti.حسنا -- ( ضحك) -- لم أفكر بتلك الطريقة
(Gülüşmeler) -- Bu aklıma hiç gelmemişti.似たような経験がたくさんありました
Gülüşmeler Nitekim, Wikipedia o kadar saçma bir fikir ki Jimbo'nun bile aklına gelmemişti.De facto, a Wikipedia é uma ideia tão profundamente estúpida que nem sequer o Jimbo a teve.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.E che si facevano belli, e che lo aspettavano, che non veniva quasi mai.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Ei se aranjau, îl așteptau, dar el nu venea aproape niciodată.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Ellos se preparaban y lo esperaban, pero él casi nunca iba.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.E que eles se arranjavam, todos bonitos, que eles esperavam, mas que ele quase nunca vinha.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Et qu'ils se faisait tout beaux, qu'ils l'attendaient, qu'il ne venait quasiment jamais.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Felöltöztek, majd vártak rá, de ő szinte soha nem jött.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Họ sẽ thay quần áo chỉnh tề và đợi ông, nhưng ông sẽ không bao giờ đến.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Když bylo hezky, čekali na něj, ale on skoro nikdy nepřišel.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.그래서 옷을 차려 입고 기다리면, 아빠는 전혀 나타나지 않고
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Lepo sta se oblekla in ga čakala, a skoraj nikoli ni prišel.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Mereka akan berdandan dan menunggunya, namun dia hampir tidak pernah datang.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Ubierali się i czekali na niego, ale on prawie nigdy nie przychodził.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Und dass sie sich hübsch machten und auf ihn warteten und er fast nie kam.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Ze kleedden zich op, ze wachtten op hem, maar hij kwam bijna nooit.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Θα ετοιμάζονταν όλοι και θα τον περίμεναν, αλλά εκείνος δεν εμφανιζόταν σχεδόν ποτέ.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Вони одягалися і чекали на нього, але він майже ніколи не приходив.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Они наряжались и ждали его, но он почти никогда не приходил.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Те се приготвяли и го чакали, но той почти никога не идвал.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.הם היו מתלבשים ומחכים לו, אבל כמעט תמיד הוא לא הגיע.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.وكانوا يتأنقوا من اجل ذلك وينتظرونه ولكنه لم يكن يأتي
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.ほとんど来ないような人だったそうです 「電話するよ」と言っても電話はなく
İtfaiye ya da herhangi bir yardım gelmemişti. Her şeyimiz tamamen yanmıştı.Die Feuerwehr kam nicht und das Haus brannte nieder.
İtfaiye ya da herhangi bir yardım gelmemişti. Her şeyimiz tamamen yanmıştı.Firewagon 온 아니, 아무것도, 그리고 우리는 밖으로 태워 했다.
İtfaiye ya da herhangi bir yardım gelmemişti. Her şeyimiz tamamen yanmıştı.Δεν ήρθε πυροσβεστική, τίποτα, καήκαμε ολοσχερώς.
Jimbo'nun bile aklına gelmemişti. Jimbo'nun fikri Nupedia idi.Jimbo's idee was Nupedia.
Jimbo'nun bile aklına gelmemişti.짐보 본인도 사실 떠올리지 않았던 것입니다.
Jimbo'nun bile aklına gelmemişti.שאפילו ג'ימבו לא חשב עליו.
Jimbo'nun bile aklına gelmemişti.بحيث أن جيمبو نفسه لم تخطر على باله قط.
Jimbo'nun bile aklına gelmemişti.ジンボが考えていたのはNupedia です
Juan Antonio bir bahaneyle gelmemişti.Juan Antoniót nem hozta magával, ő kimentette magát.
Juan Antonio bir bahaneyle gelmemişti.Não veio com o Juan Antonio, que deu uma desculpa.
Juan Antonio bir bahaneyle gelmemişti.No fue con Juan Antonio, quien inventó una excusa.
Juan Antonio bir bahaneyle gelmemişti.Zonder Juan Antonio, die kon niet.
Muhammed dağa havada yürür gibi süzülerek gelmemişti.Mohamed nem lebegve suhant le a hegyen, mintha a levegőben lépkedne.
Muhammed dağa havada yürür gibi süzülerek gelmemişti.Mohamed nu a coborât plutind de pe munte călcând aerul.
Muhammed dağa havada yürür gibi süzülerek gelmemişti.Mohamed se ni vrnil z gore plavajoč na oblaku.
Muhammed dağa havada yürür gibi süzülerek gelmemişti.Mohammed kam nicht vom Berg herabgeschwebt, als ginge er auf Wolken.
Muhammed dağa havada yürür gibi süzülerek gelmemişti.Mohammed kwam de berg niet afzweven alsof hij op wolkjes liep.
Muhammed dağa havada yürür gibi süzülerek gelmemişti.Muhammad flöt inte nerför berget som om han gick i luften.
Muhammed dağa havada yürür gibi süzülerek gelmemişti.Muhammad không hiện ra bằng cách bay lơ lửng xuống từ trên núi như thể đang bướcc đi trên không trung.
Muhammed dağa havada yürür gibi süzülerek gelmemişti.Muhammad neprišiel vznášajúc sa cez hory akoby chodil na vzduchu.
Muhammed dağa havada yürür gibi süzülerek gelmemişti.Muhammad tidak melayang ke atas bukit itu seperti berjalan di udara.
Muhammed dağa havada yürür gibi süzülerek gelmemişti.Ο Μωάμεθ δεν κατέβηκε από το βουνό σαν να ίπταται.
Muhammed dağa havada yürür gibi süzülerek gelmemişti.마호메트는 하늘을 나는 것처럼 산에서 둥둥 떠내려 온 것도 아니고
Muhammed dağa havada yürür gibi süzülerek gelmemişti.Mahoma no regresó flotando de la montaña como si estuviera caminando en el aire.
Muhammed dağa havada yürür gibi süzülerek gelmemişti.Mahomet n'est pas redescendu de la montagne en flottant comme s'il marchait dans les airs.
Muhammed dağa havada yürür gibi süzülerek gelmemişti.Mahomet nie sfrunął z góry, unosząc się nad ziemią.
Muhammed dağa havada yürür gibi süzülerek gelmemişti.Maomé não veio a flutuar da montanha como se andasse no ar.
İlgili Sayfalar