Ve bu dördüncü ve buraya bu bilgelik için geliyorum sanırım.Това е четвъртият път, и мисля, че идвам тук заради тази мъдрост.
Ve bu dördüncü ve buraya bu bilgelik için geliyorum sanırım.Уже 4-ый раз. И я приехал сюда как раз за этой мудростью.
Ve bu dördüncü ve buraya bu bilgelik için geliyorum sanırım.וזאת כבר הפעם הרביעית, והגעתי לכאן בשביל החוכמה, אני חושב.
Ve bu dördüncü ve buraya bu bilgelik için geliyorum sanırım.و هذه هي المرة الرابعة، و انا آتي لتلك "الحكمة" كما أعتقد.
Ve doğrudan oradan buraya geliyorum.Așadar, vin aici direct de acolo.
Ve doğrudan oradan buraya geliyorum.A więc, przybywam bezpośrednio stamtąd.
Ve doğrudan oradan buraya geliyorum.De là-bas, je suis directement venu ici.
Ve doğrudan oradan buraya geliyorum.E assim, vim diretamente de lá para aqui.
Ve doğrudan oradan buraya geliyorum.E così da lì sono venuta direttamente qui.
Ve doğrudan oradan buraya geliyorum.Från detta kom jag altså direkt hit.
Ve doğrudan oradan buraya geliyorum.Ich komme also direkt von dort hierher.
Ve doğrudan oradan buraya geliyorum.Ik kwam dus rechtstreeks daarvandaan naar hier.
Ve doğrudan oradan buraya geliyorum.저는 그곳에서 바로 이곳으로 오면서
Ve doğrudan oradan buraya geliyorum.Právě odtud jsem k vám přijela.
Ve doğrudan oradan buraya geliyorum.Så, direkte fra der til her.
Ve doğrudan oradan buraya geliyorum.Tehát, ez az a hely, ahonnan ide érkeztem.
Ve doğrudan oradan buraya geliyorum.Tulin siis suoraan sieltä tänne.
Ve doğrudan oradan buraya geliyorum.Y así, viniendo directamente desde ahí.
Ve doğrudan oradan buraya geliyorum.Και έτσι, έρχομαι κατευθείαν από εκεί εδώ.
Ve doğrudan oradan buraya geliyorum.И вот я прямо оттуда приехала прямо сюда.
Ve doğrudan oradan buraya geliyorum.И така, аз идвам директно от там до тук.
Ve doğrudan oradan buraya geliyorum.Отож, я прилетіла звідти просто сюди.
Ve doğrudan oradan buraya geliyorum.וכך, באים ישירות משם לכאן.
Ve doğrudan oradan buraya geliyorum.ولهذا، جئتُ مباشرة من هناك إلى هنا.
Ve doğrudan oradan buraya geliyorum.しかし 私が専門とするのは
- Watts, geliyorum.Készüljön.
- Watts, geliyorum. Orada kal.- Watts, jag kommer tillbaka.
- Watts, geliyorum. Orada kal.- Watts, jeg kommer tilbage.
- Watts, geliyorum. Orada kal.- Watts, je rétablis le signal.
- Watts, geliyorum. Orada kal.-Watts, minä tulen sinne takaisin.
- Watts, geliyorum. Orada kal.- Watts, ripristino il segnale.
- Watts, geliyorum. Orada kal.Watts, wracam, czekaj.
- Watts, geliyorum. Orada kal.- Уотс, връщам се.
- Watts, geliyorum. Orada kal.הרוטציה היתה יציבה על ציר "X".
- Watts, geliyorum.Watts, aku kembali.
- Watts, geliyorum.- Watts!
- Watts, geliyorum.Watts, mă întorc.
- Watts, geliyorum.Watts, voy a regresar.
- Watts, geliyorum.- Уотс, връщам се.
Xing'den geliyorum!¡Soy de Xing!
Xing'den geliyorum!Tulin Xingistä.
Xing'den geliyorum!Vengo da Xing!
Xing'den geliyorum!Vim de Xing!
Xing'den geliyorum!Είμαι από το Ζινγκ!
Xing'den geliyorum!Я из страны Ксинг!
Yalancı! Her gün geliyorum ama bir kere bile görmedim bu kişiyi!거짓말 나 맨날 맨날 왔는데 한번도 못봤어
Yalancı! Her gün geliyorum ama bir kere bile görmedim bu kişiyi!!كاذب! أنا آتي إلى هنا كل يوم و لم أرها و لا مرة واحدة
Yalancı! Her gün geliyorum ama bir kere bile görmedim bu kişiyi!デートするのもみた事ない!
Yarı açık bir kayış tarafından yapıldı. "Geliyorum!" Diye sesini çığlık çığlığa, bawled terör ile.Nó được tổ chức một nửa mở bởi một dây đeo. ", Ông bawled, thét lên tiếng nói của mình khủng bố.
Yarı açık bir kayış tarafından yapıldı. "Geliyorum!" Diye sesini çığlık çığlığa, bawled terör ile.이것은 손잡이에게 반은 열려 개최되었습니다. "간다!"그는 음성 shrieking는 bawled
Yarı açık bir kayış tarafından yapıldı. "Geliyorum!" Diye sesini çığlık çığlığa, bawled terör ile.عقدت فتحه النصف بحلول رباط. وتضيف "الحضور!" bawled وهو صياح صوته
Yarı açık bir kayış tarafından yapıldı. "Geliyorum!" Diye sesini çığlık çığlığa, bawled terör ile.恐怖した。
Yarım saat sonra geliyorum.30 percen belül ottvagyok.
Yarım saat sonra geliyorum.30 phút nữa sẽ đến ạ.
Yarım saat sonra geliyorum.Aku akan tiba disana 30 menit.
Yarım saat sonra geliyorum.Arrivo tra 30 minuti.
Yarım saat sonra geliyorum.Estaré ahí en 30 minutos.
Yarım saat sonra geliyorum.Je serai là dans 30 minutes.
Yarım saat sonra geliyorum.O sa fiu acolo in 30 de minute.
Yarım saat sonra geliyorum.Za 30 minut tam budu.