geliyorsun ile cümle
geliyorsun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
TED'e niye geliyorsunuz?Waarom komen jullie naar TED?
TED'e niye geliyorsunuz?Warum kommen Sie zu TED?
TED'e niye geliyorsunuz?Γιατί έρχεστε στο TED;
TED'e niye geliyorsunuz?А чому саме до TED?
TED'e niye geliyorsunuz?Защо идвате на ТЕД?
TED'e niye geliyorsunuz?Почему вы приехали на TED?
TH'dan mı geliyorsun?¿Eres de NK?
TH'dan mı geliyorsun?Eşti de la NK?
TH'dan mı geliyorsun?Sei della NK?
TH'dan mı geliyorsun?Te pošilja zavod?
TH'dan mı geliyorsun?U komt van NK?
TH'dan mı geliyorsun?Você é da NK?
TH'dan mı geliyorsun?Vous venez de chez NK?
TH'dan mı geliyorsun?Είσαι από το γραφείο ΝΚ;
TH'dan mı geliyorsun?Вы из ПВГ?
TH'dan mı geliyorsun?هل أنت من إن كي ؟
Üstüme geliyorsun!Đanh đá thật đấy!
Üstüme geliyorsun!He, geef me een lol!
Üstüme geliyorsun!Hei, yang benar saja!
Üstüme geliyorsun!Hei, yang benar saja!
Üstüme geliyorsun!Hej, ge mig en paus!
Üstüme geliyorsun!Hé, lâche-moi les baskets !
Üstüme geliyorsun!Hele, dej mi pokoj!
Üstüme geliyorsun!Hey, ¡dame un descanso!
Üstüme geliyorsun!Hey, dame un respiro!
Üstüme geliyorsun! Öyle hoş ve parıltılı görünüyorlar ki...Anh có thể là một kẻ chơi bời nhưng không hư hỏng.
Üstüme geliyorsun! Öyle hoş ve parıltılı görünüyorlar ki...Eu posso ser um playboy, mas eu não sou um pervertido.
Üstüme geliyorsun! Öyle hoş ve parıltılı görünüyorlar ki...Ich ein Playboy zu sein, aber ich bin nicht pervers.
Üstüme geliyorsun! Öyle hoş ve parıltılı görünüyorlar ki...I môže byť playboy, ale ja nie som úchyl.
Üstüme geliyorsun! Öyle hoş ve parıltılı görünüyorlar ki...I może playboy, ale nie jestem zboczeńcem.
Üstüme geliyorsun! Öyle hoş ve parıltılı görünüyorlar ki...I může být playboy, ale já nejsem úchyl.
Üstüme geliyorsun! Öyle hoş ve parıltılı görünüyorlar ki...I poate fi un playboy, dar eu nu sunt un pervers.
Üstüme geliyorsun! Öyle hoş ve parıltılı görünüyorlar ki...I може да бъде плейбой, но аз не съм извратен.
Üstüme geliyorsun! Öyle hoş ve parıltılı görünüyorlar ki...Jeg kan være en playboy, men jeg er ikke en pervers.
Üstüme geliyorsun! Öyle hoş ve parıltılı görünüyorlar ki...Lehet, hogy playboy, de én nem vagyok perverz.
Üstüme geliyorsun! Öyle hoş ve parıltılı görünüyorlar ki...Saatan olla playboy, mutta en ole perverssi.
Üstüme geliyorsun! Öyle hoş ve parıltılı görünüyorlar ki...Μπορεί να είμαι ένας playboy, αλλά δεν είμαι διεστραμμένος.
Üstüme geliyorsun! Öyle hoş ve parıltılı görünüyorlar ki...Я, може бути плейбоєм, але я не збоченець.
Üstüme geliyorsun! Öyle hoş ve parıltılı görünüyorlar ki...אני יכול להיות נער שעשועים, אבל אני לא סוטה.
Üstüme geliyorsun! Öyle hoş ve parıltılı görünüyorlar ki...أنا قد أكون مستهتر لكن ليس منحرف
Üstüme geliyorsun!To je samo za vas! Naj bo skrivnost v družini.
Üstüme geliyorsun!Изчакай ме!
Üstüme geliyorsun!Постой!
Üstüme geliyorsun!أعطيني إستراحة
Ve edindiğin rol haline geliyorsun. Üniformanı giyiyorsun, gözlükleri takıyorsun, copunu alıyorsun...Te conviertes en esa persona cacofónica, te pones los anteojos, te pones tu cuchillo de madera
Ve edindiğin rol haline geliyorsun. Üniformanı giyiyorsun, gözlükleri takıyorsun, copunu alıyorsun...Превръщате се в пазач, веднага щом облечете униформата, сложите очилата, вземете палката...
Ve edindiğin rol haline geliyorsun.制服を着て 武器を持って
Yeni bir şehre geliyorsunuz ve beyniniz bu yeni yerin anlamını kavramaya çalışıyor.Arrivate in una nuova città e il vostro cervello cerca di dare un senso a questo nuovo luogo.
Yeni bir şehre geliyorsunuz ve beyniniz bu yeni yerin anlamını kavramaya çalışıyor.Bạn đến một thành phố mới, và bộ não của bạn cố gắng cắt nghĩa địa điểm mới này.
Yeni bir şehre geliyorsunuz ve beyniniz bu yeni yerin anlamını kavramaya çalışıyor.Je komt aan in een nieuwe stad, en je brein probeert er vat op te krijgen.
Yeni bir şehre geliyorsunuz ve beyniniz bu yeni yerin anlamını kavramaya çalışıyor.새로운 도시에 도착해서 여러분의 머리는 새로운 곳을 이해하려고 애씁니다.
Yeni bir şehre geliyorsunuz ve beyniniz bu yeni yerin anlamını kavramaya çalışıyor.Megérkezünk egy új városba, és az agyunk megpróbál kiigazodni az új helyen.
Yeni bir şehre geliyorsunuz ve beyniniz bu yeni yerin anlamını kavramaya çalışıyor.Pewnie też doświadczyliście takiego uczucia, kiedy po przyjeździe do nowego miasta, mózg stara się je ogarnąć.
Yeni bir şehre geliyorsunuz ve beyniniz bu yeni yerin anlamını kavramaya çalışıyor.Prídete do nového mesta a váš mozog sa snaží zorientovať v novom prostredí.
Yeni bir şehre geliyorsunuz ve beyniniz bu yeni yerin anlamını kavramaya çalışıyor.Sie kommen neu in einer Stadt an und Ihr Gehirn versucht, diesen neuen Ort zu erfassen.
Yeni bir şehre geliyorsunuz ve beyniniz bu yeni yerin anlamını kavramaya çalışıyor.Uno llega a una nueva ciudad, y el cerebro trata de darle sentido a ese nuevo lugar.
Yeni bir şehre geliyorsunuz ve beyniniz bu yeni yerin anlamını kavramaya çalışıyor.Vous arrivez dans une nouvelle ville, et votre cerveau essaie de se repérer dans ce nouvel endroit.
Yeni bir şehre geliyorsunuz ve beyniniz bu yeni yerin anlamını kavramaya çalışıyor.Φτάνετε σε μια νέα πόλη και το μυαλό σας προσπαθεί να κατανοήσει τον καινούριο τόπο.
Yeni bir şehre geliyorsunuz ve beyniniz bu yeni yerin anlamını kavramaya çalışıyor.Ви приїжджаєте у незнайоме місто, і ваш мозок намагається зрозуміти, де ви знаходитесь.
Yeni bir şehre geliyorsunuz ve beyniniz bu yeni yerin anlamını kavramaya çalışıyor.Пристигате в нов град и мозъкът ви се опитва да разбере това ново място.