gelirmiş ile cümle
gelirmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.41
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
İyi (!) insan lafının üstüne gelirmiş!Speak of the devil and he is sure to appear.
İyi insan lafının üstüne gelirmiş.Speak of the devil...
Yukarılardan yuvarlanıp kendisine doğru gelirmiş.And it would come barreling down at her over the landscape.
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.So, my father would have patients come in who he thought were not really sick.
Söylenenlere göre vergi toplandığında sürülerce küçükbaş ve büyükbaş hayvan evine gelirmiş.Oletame, et sa oled sattunud lõksu tillukesse majja koos kasvava lapsega.
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.Czasem przychodzili do ojca pacjenci, którzy, jego zdaniem, wcale nie byli chorzy.
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.Da kamen Patienten zu meinem Vater, die mein Vater nicht für krank hielt.
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.아버지는 당신께서 보시기에 진짜 병이 난 사람이 아닌 환자가 오면
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.Mijn vader zag patiënten die volgens hem niet echt ziek waren.
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.Min pappa tog emot patienter som han inte trodde var sjuka.
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.Mio padre riceveva pazienti che pensava non fossero davvero malati.
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.Tatăl meu avea pacienţi care veneau despre care el credea că nu sunt bolnavi cu adevărat.
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.Έτσι, ο πατέρας μου είχε ασθενείς οι οποίοι κατ' αυτόν δεν ήταν στ' αλήθεια άρρωστοι.
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.При баща ми идвали пациенти, които според него всъщност не били болни.
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.Так вот, к моему отцу приходили пациенты, которые, на его взгляд, не были на самом деле больны.
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.אז אל אבא שלי הגיעו מטופלים .שהוא חשב שלא היו באמת חולים
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.اذا فكان هناك مرضى يأتون الى أبي وكان يعتقد أن ليس بهم أي مرض
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.来ることがあります そういう患者には 大きな瓶に入っている偽薬を取り出します
Gökgürültülü bir hava treni gibiymiş. Yukarılardan yuvarlanıp kendisine doğru gelirmiş.A povedala, že to bolo ako ohromný vlak vzduchu, ktorý sa na ňu s hrmotom rútil cez krajinu.
Gökgürültülü bir hava treni gibiymiş. Yukarılardan yuvarlanıp kendisine doğru gelirmiş.Powiedziała, że to jak grzmiący słup powietrza, który wtłaczał się w nią.
Gökgürültülü bir hava treni gibiymiş. Yukarılardan yuvarlanıp kendisine doğru gelirmiş.Sie sagte es wäre wie ein donnernder Zug aus Luft, der über das Land auf sie zurollen würde.
Gökgürültülü bir hava treni gibiymiş. Yukarılardan yuvarlanıp kendisine doğru gelirmiş.Каза, че било като буреносен въздушен влак, който бясно се спускал към нея над пейзажа.
Yukarılardan yuvarlanıp kendisine doğru gelirmiş.Datang menghantam Ruth di ladang.
Yukarılardan yuvarlanıp kendisine doğru gelirmiş.E che arrivava rotolando verso di lei dal paesaggio.
Yukarılardan yuvarlanıp kendisine doğru gelirmiş.És ez az orkán zúdult lefelé a távolból.
Yukarılardan yuvarlanıp kendisine doğru gelirmiş.E vinha chocar com ela através da paisagem.
Yukarılardan yuvarlanıp kendisine doğru gelirmiş.Ja se tulisi kuin kaahaten hänen luokseen.
Yukarılardan yuvarlanıp kendisine doğru gelirmiş.그 돌풍은 대지 위를 날며 그녀를 향해 똑바로 달려왔는데
Yukarılardan yuvarlanıp kendisine doğru gelirmiş.Och den kom farande mot henne över landskapet.
Yukarılardan yuvarlanıp kendisine doğru gelirmiş.Og det ville komme susende mod hende, henover landskabet.
Yukarılardan yuvarlanıp kendisine doğru gelirmiş.Si se pravalea catre ea peste campuri.
Yukarılardan yuvarlanıp kendisine doğru gelirmiş.Valil se na ni napříč krajinou.
Yukarılardan yuvarlanıp kendisine doğru gelirmiş.Và nó sẽ đánh ập vào bà từ khoảng không kia
Yukarılardan yuvarlanıp kendisine doğru gelirmiş.Y vendría hacia ella descontroladamente sobre el paisaje.
Yukarılardan yuvarlanıp kendisine doğru gelirmiş.Zo'n gedicht golfde dan over het land naar haar toe.
Yukarılardan yuvarlanıp kendisine doğru gelirmiş.Και ριχνόταν απάνω της από το τοπίο γύρω της.
Yukarılardan yuvarlanıp kendisine doğru gelirmiş.И оно будто подкатывалось к ней из глубины пейзажа.
Yukarılardan yuvarlanıp kendisine doğru gelirmiş.Цей потік швидко наближався до неї через поля.
Yukarılardan yuvarlanıp kendisine doğru gelirmiş.וזה היה מסתער עליה מתוך הנוף.
Yukarılardan yuvarlanıp kendisine doğru gelirmiş.وإنه ينطلق تجاهها في المناظر الطبيعية.
Yukarılardan yuvarlanıp kendisine doğru gelirmiş.地面の振動を感じて 察したそうです