Ana içeriğe geç
Sözlük

geliştirme ile cümle

geliştirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Eğitim potansiyel yeteneklerini geliştirmeyi amaçlamaktadır.Education aims to develop potential abilities.
Öğrenciler, okuma yeteneklerini geliştirmeliler.Students should develop their reading skills.
Ülkemiz doğal kaynaklarını geliştirmeli.Our country must develop its natural resources.
İngilizceni geliştirmek istiyorsan mümkün olduğu kadar sık İngilizce konuşmaya çalış.Try to speak English as often as possible if you want to improve your English.
İngilizceni geliştirmeye çalış.Try to improve your English.
Şirket iş uygulamalarını geliştirmek için herhangi bir çaba sarfetmedi.The company didn't make any effort to improve its business practices.
Şirket imajını geliştirmeye çalışıyor.The company is trying to improve its image.
Spor kaslarımızı geliştirmemize yardımcı olur.Sports help to develop our muscles.
İngilizceni geliştirmek zorundasın.You have to polish your English.
Sözde "kış döneminin" üniversite reformunu geliştirmesi bekleniyor.So-called "winter time" is expected to enhance the college reform.
Yenilenebilir enerji kaynaklarımızı geliştirmeliyiz.We must develop renewable energy sources.
İngilizcemi geliştirmem için her fırsattan yararlandım.I made use of every opportunity to improve my English.
İngilizce telaffuzumu geliştirmek istiyorum.I would like to improve my English pronunciation.
Kelime haznemi geliştirmek istiyorum.I want to build up my vocabulary.
İngilizceni geliştirmek istiyorsan onun konuşulduğu ülkelere gitsen iyi olur.If you are to improve your English, you had better go to countries where it is spoken.
Yeni bir tür enerji geliştirmeliyiz.We need to develop a new kind of energy.
Rahip insanların maneviyatını geliştirmek için çalıştı.The priest tried to improve the people's morals.
Dünya'nın petrol yerine yeni enerji kaynakları geliştirmesi gerekmektedir.The world needs to develop new energy sources in place of oil.
Seçilmek istiyorsan kamusal imajını geliştirmek zorunda kalacaksın.If you want to get elected, you're going to have to improve your public image.
Okumak kelime dağarcığınızı geliştirmenize yardım eder.Reading helps you build up your vocabulary.
İşini geliştirmeyi planlıyor.He is planning to develop his business.
Onlar müşteri ilişkilerini geliştirmek için sürekli çabalarlar.They strive constantly to improve customer relations.
Yeni bir makine geliştirmek için çok çalıştılar.They worked hard in order to develop a new machine.
İthalatlar için pazarlar geliştirmek için epeyce çaba sarfedilmektedir.Many efforts have been make to develop market for imports.
Sporlar dostluk geliştirmek için etkilidir.Sports are effective to cultivate friendship.
Etkili bir katalizör olmadığı zaman cihazı geliştirmek zor olurdu.It would be difficult to improve the device when there is no effective catalyst.
Hükümet yeni endüstriler geliştirmeye çalışıyor.The government is trying to develop new industries.
Onun çalışmaları bilimsel araştırmayı geliştirmeye çok katkıda bulundu.Her studies contributed greatly to developing scientific research.
Tom İngilizcesini geliştirmek için çok çalışıyor.Tom is working hard to improve his English.
Hafızamı geliştirmek için bir yol bulmak istiyorum.I'd like to find a way to improve my memory.
Tom gerçekten geliştirmek istiyor.Tom really wants to improve.
Mary zihnini geliştirmek için okur.Mary reads to improve her mind.
Roosevelt, Amerika'nın Japonya ile ilişkileri geliştirmek için çok çalıştı.Roosevelt worked hard to improve America's relations with Japan.
Çince seviyemi geliştirmek için Çin'de eğitim görmek istiyorum.I'd like to study in China to improve the level of my Chinese.
Onlar yeni bir kavram geliştirmek için bir iletişim politikası uygulamıştır.They implemented a communication policy so as to promote their new concept.
İngilizce becerilerimi geliştirmek istiyorum.I'd like to improve my English skills.
Tom bir fotoğrafçı olarak becerilerini geliştirmek istedi.Tom wanted to hone his skills as a photographer.
Tom insani becerilerini geliştirmeli.Tom needs to improve his people skills.
İyi bir tercüman olmak için, sanırım Tom yeteneklerini biraz daha geliştirmeli.To be a good translator, I think Tom needs to hone his skills a bit more.
İngilizcesini geliştirmeye çalışıyor.He tries to improve his English.
İspanyolcanı geliştirmek istediysen, Şili'ye gelmemeliydin.If you wanted to improve your Spanish, you shouldn't have come to Chile.
Şirketimiz ürünlerini geliştirmek için çaba göstermektedir.Our company strives to improve its products.
Şirketimiz hizmetlerini geliştirmeye çalışıyor.Our company strives to improve its services.
Bunun Fransızcanı geliştirmen için bir fırsat olacağını düşündüm.I thought it would be an opportunity for you to improve your French.
Onun hobisi vücut geliştirme.Her hobby is bodybuilding.
Fransızcanı gerçekten geliştirmek istiyorsan, konuşulduğu bir ülkeye taşınmalısın.If you want to really improve your French, you should move to a country where it's spoken.
Fransızcanı gerçekten geliştirmek istiyorsan, onun konuşulduğu bir ülkeye taşınmalısın.If you want to really improve your French, you should move to a country where it's spoken.
Fransızca telaffuzumu geliştirmek istiyorum.I'd like to improve my French pronunciation.
Tom Fransızcasını geliştirmek için sıkı çalışıyor.Tom is working hard to improve his French.
Fransızcamı geliştirmek istiyorum.I'd like to improve my French.
İngilizcemi geliştirmek için her fırsattan yararlandım.I took advantage of every opportunity to improve my English.
Diksiyonunu geliştirmen gerekiyor. Sen gerçekten anlaması çok zorsun.You need to improve your diction. You really are very hard to understand.
Kendimi geliştirmek için her şeyi yapmaya hazırım.I'm prepared to do anything to better myself.
Uzun vadeli çıkarların uğruna, biz geliştirme departmanını satmaya karar verdik.For the sake of long-term interests, we have decided to sell the development department.
Onlar geliştirmek değil, statükoyu korumaya çalışıyorlar.They're trying to preserve the status quo, not to improve.
Satranç okumayı ve konsantrasyonu geliştirmeye yardım eder.Chess helps improve reading and concentration.
Tom Fransızcasını geliştirmek istediğini söyledi.Tom said he wanted to improve his French.
Fransızcamı geliştirmeliyim.I need to improve my French.
Fransızcamı geliştirmem gerekiyor.I need to improve my French.
Almancamı geliştirmekle ilgiliyim.I'm interested in improving my German.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod