geliştiriyor ile cümle
geliştiriyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
SNC şimdi Dream Chaser adlı bir yörünge uzay aracı geliştiriyor.Er zijn plannen om een hele vloot Dream Chasers te bouwen.
Bunların bazıları genel posta hizmetlerini Avrupa ile mektuplaşmada geliştiriyordu.Brytyjczycy wybudowali urząd pocztowy z telegrafem oraz szpital.
Adsız eylem kameraları üretiyor ve kendi mobil uygulamalarını ve video düzenleme yazılımlarını geliştiriyor.Dom tillverkar bland annat actionkameror och utvecklar egna mobilapplikationer och redigeringsprogram.
SpaceX şu sıralar iki adet roket motoru daha ,SuperDraco ve Raptor, geliştiriyor.SpaceX розробляє ще два ракетні двигуни: SuperDraco і Raptor.
Microsoft bu tarihte Mac için ofis yazılımları geliştiriyordu.Microsoft в той час розробляла офісні застосунки під «Mac».
1990'lı yılların başında Apple, Macintosh için A/UX gibi alternatif platformlar geliştiriyordu.На початок дев'яностих Apple розвивало альтернативні платформи для Макінтошу, такі як A/UX.
Araştırmacılar ayrıca diğer gezegenleri keşfetmek için insansız hava araçları geliştiriyorlar.Tutkijat ovat kehittäneet myös mahdottomien maailmojen käsitteen.
Öte yandan sesini geliştiriyor, ilerideki profesyonel yaşamına yavaş yavaş hazırlık yapıyordu.Αφού προπονήθηκε, άρχιζε σταδιακά να μπαίνει στα ρεύματα της επαγγελματικής πάλης.
1990'lı yılların başında Apple, Macintosh için A/UX gibi alternatif platformlar geliştiriyordu.På begynnelsen av 1990-årene utviklet Apple alternative plattformer til Macintosh, som blant annet A/UX.
OAuth Kasım 2006 da başladı, Blaine Cook Twitter OpenID uygulamasını geliştiriyordu.2006年11月、ブレイン・クックはTwitterでのOpenID実装を行っていた。
OAuth Kasım 2006 da başladı, Blaine Cook Twitter OpenID uygulamasını geliştiriyordu.OAuth开始于2006年11月,当时布莱恩·库克(英语:Blaine Cook (programmer))正在开发Twitter的OpenID实现。
Üstelik bunu sürekli geliştiriyordu.Zato ga je stalno potrebno proširivati.
SpaceX şu sıralar iki adet roket motoru daha ,SuperDraco ve Raptor, geliştiriyor.Käesoleval ajal arendab SpaceX välja kahte uut rakettmootorit: SuperDraco ja Raptor.
1990'lı yılların başında Apple, Macintosh için A/UX gibi alternatif platformlar geliştiriyordu.1990ndate alguses arendas Apple alternatiivseid operatsioonisüsteeme Macintoshile, nagu näiteks A/UX.
Üstelik bunu sürekli geliştiriyordu.Hiljem on seda pidevalt edasi arendatud.
Aklımda onları gerçeğe yakın hayal edebiliyordum ve hemen hayallerimi çalıştırıp test edip geliştiriyordum.Conseguia imaginá-las como se fossem reais na minha cabeça, e depois criá-las, testá-las e aperfeiçoá-las.
Aklımda onları gerçeğe yakın hayal edebiliyordum ve hemen hayallerimi çalıştırıp test edip geliştiriyordum.Ich konnte sie mir als reale Bilder aufrufen, und dort probiere ich sie aus und verbessere sie.
Aklımda onları gerçeğe yakın hayal edebiliyordum ve hemen hayallerimi çalıştırıp test edip geliştiriyordum.Ik kon ze mij levendig voorstellen in mijn hoofd. Daar liet ik ze draaien, testen en verbeteren.
Aklımda onları gerçeğe yakın hayal edebiliyordum ve hemen hayallerimi çalıştırıp test edip geliştiriyordum.Jeg kunne forestille mig dem som virkelige i mit sind, og jeg kører den, tester den og forbedrer den der.
Aklımda onları gerçeğe yakın hayal edebiliyordum ve hemen hayallerimi çalıştırıp test edip geliştiriyordum.Je pouvais les voir en vrai dans mon esprit, et là je les fais fonctionner, je les teste et je les améliore.
Aklımda onları gerçeğe yakın hayal edebiliyordum ve hemen hayallerimi çalıştırıp test edip geliştiriyordum.저는 제 발명품을 제 머리안에 생생하게 그려서 작동시켜 보고, 시험해 보고, 그리고 개량도 할 수 있죠.
Aklımda onları gerçeğe yakın hayal edebiliyordum ve hemen hayallerimi çalıştırıp test edip geliştiriyordum.Le visualizzavo come reali nella mia mente, e poi le eseguivo, le testavo e le miglioravo.
Aklımda onları gerçeğe yakın hayal edebiliyordum ve hemen hayallerimi çalıştırıp test edip geliştiriyordum.Mi le pot imagina ca și reale în mintea mea, şi acolo le pornesc, le testez, le îmbunătăţesc.
Aklımda onları gerçeğe yakın hayal edebiliyordum ve hemen hayallerimi çalıştırıp test edip geliştiriyordum.Mogłem je sobie wyobrażać i uruchamiać w głowie, tam je sprawdzać i doskonalić.
Aklımda onları gerçeğe yakın hayal edebiliyordum ve hemen hayallerimi çalıştırıp test edip geliştiriyordum.Mohol som si ich predstaviť ako skutočné vo svojej mysli, a tam ich štartovať, testovať a zlepšovať.
Aklımda onları gerçeğe yakın hayal edebiliyordum ve hemen hayallerimi çalıştırıp test edip geliştiriyordum.Mohu si je představit jako skutečné ve své mysli a pak je nastartuji, vyzkouším a vylepším.
Aklımda onları gerçeğe yakın hayal edebiliyordum ve hemen hayallerimi çalıştırıp test edip geliştiriyordum.Podía verlos mentalmente en imágenes reales, y los ponía en práctica, los probaba y mejoraba.
Aklımda onları gerçeğe yakın hayal edebiliyordum ve hemen hayallerimi çalıştırıp test edip geliştiriyordum.Tôi có thể hình dung chúng như thật trong đầu mình và ở đó tôi chạy nó, kiểm tra và hoàn thiện nó.
Aklımda onları gerçeğe yakın hayal edebiliyordum ve hemen hayallerimi çalıştırıp test edip geliştiriyordum.Μπορούσα να τις φανταστώ τόσο αληθινά στο μυαλό μου και εκεί να τις εκτελέσω, να κάνω δοκιμές και βελτιώσεις.
Aklımda onları gerçeğe yakın hayal edebiliyordum ve hemen hayallerimi çalıştırıp test edip geliştiriyordum.Можех да си ги представя и да ги направя, да ги тествам и да ги подобрявам.
Aklımda onları gerçeğe yakın hayal edebiliyordum ve hemen hayallerimi çalıştırıp test edip geliştiriyordum.Я міг окреслити їх, як реальні у своїй голові. Після того я запускав їх, тестував та покращував.
Aklımda onları gerçeğe yakın hayal edebiliyordum ve hemen hayallerimi çalıştırıp test edip geliştiriyordum.Я мог представить их как в реальности, но в уме, И в уме я включал их, тестировал и улучшал.
Aklımda onları gerçeğe yakın hayal edebiliyordum ve hemen hayallerimi çalıştırıp test edip geliştiriyordum.אני יכול לדמות את המצאותיי לא פחות טוב בתוך מוחי, ושם, אני מריץ, בודק ומשפר אותן.
Aklımda onları gerçeğe yakın hayal edebiliyordum ve hemen hayallerimi çalıştırıp test edip geliştiriyordum.أستطيع تصورها في دماغي كما تبدو في الحقيقة، وأقوم هناك بتشغيلها و فحصها و تحسينها.
Aklımda onları gerçeğe yakın hayal edebiliyordum ve hemen hayallerimi çalıştırıp test edip geliştiriyordum.頭の中で動かし テストし 改良し それから初めて制作するんだ」
Aslında, bunu uzun bür süredir geliştiriyoruz.Ale pracujemy już nad tym całkiem długi czas.
Aslında, bunu uzun bür süredir geliştiriyoruz.Dabei blicken wir schon auf eine lange Geschichte zurück.
Aslında, bunu uzun bür süredir geliştiriyoruz.En realidad tenemos una larga historia haciendo esto.
Aslında, bunu uzun bür süredir geliştiriyoruz.În realitate, avem deja o istorie lungă în aceasta cercetare..
Aslında, bunu uzun bür süredir geliştiriyoruz.In realtà ci stiamo lavorando da un bel po'.
Aslında, bunu uzun bür süredir geliştiriyoruz.In werkelijkheid zijn we hier al langer mee bezig.
Aslında, bunu uzun bür süredir geliştiriyoruz.사실 이런 작업은 역사가 꽤 오래 됐습니다.
Aslında, bunu uzun bür süredir geliştiriyoruz.Mais en réalité, cela fait maintenant longtemps que nous y travaillons.
Aslında, bunu uzun bür süredir geliştiriyoruz.Na verdade, já temos uma longa história a fazer isto.
Aslında, bunu uzun bür süredir geliştiriyoruz.Thực tế là, chúng tôi đã có lịch sử dài trong những thành tựu như thế này.
Aslında, bunu uzun bür süredir geliştiriyoruz.Ve skutečnosti, už na tom pracujeme dost dlouho.
Aslında, bunu uzun bür süredir geliştiriyoruz.Στην πραγματικότητα, ασχολούμαστε με αυτό πολύ καιρό.
Aslında, bunu uzun bür süredir geliştiriyoruz.В действителност, ние правим това отдавна.
Aslında, bunu uzun bür süredir geliştiriyoruz.В действительности мы делаем это давно.
Aslında, bunu uzun bür süredir geliştiriyoruz.יש לנו היסטוריה ארוכה מאוד.
Aslında, bunu uzun bür süredir geliştiriyoruz.في الحقيقة، أصبح لنا الآن باعاً طويلاً في هذا المجال.
Aslında, bunu uzun bür süredir geliştiriyoruz.すでに患者に適用しているテクノロジーを
Asya'da bir at koşuyor, kurtlar Brezilya'da bacaklarını geliştiriyor.Een paard rent in Azië, en een wolf ontwikkelt steltpoten in Brazilië.
Asya'da bir at koşuyor, kurtlar Brezilya'da bacaklarını geliştiriyor.Ein Pferd galoppiert in Asien, und in Brasilien entwickelt ein Wolf lange Beine.
Asya'da bir at koşuyor, kurtlar Brezilya'da bacaklarını geliştiriyor.Kengura skáče v Austrálii, kôň beží v Ázii; vlkovi sa vyvíjajú dlhé nohy v Brazílii.
Asya'da bir at koşuyor, kurtlar Brezilya'da bacaklarını geliştiriyor.Kenguru hyppii Autraliassa, hevonen ravaa Aasiassa, ja sudelle kehittyy pitkät jalat Brasiliassa.
Asya'da bir at koşuyor, kurtlar Brezilya'da bacaklarını geliştiriyor.아시아에서 말은 달립니다. 그리고 브라질에서 늑대는 기둥인 다리가 발달됩니다.
Asya'da bir at koşuyor, kurtlar Brezilya'da bacaklarını geliştiriyor.Koniem w Azji. Wilkiem na szczudłatych nogach w Brazylii.
Asya'da bir at koşuyor, kurtlar Brezilya'da bacaklarını geliştiriyor.Ló vágtat Ázsiában, és egy farkas gólyalábat növeszt Brazíliában.
Asya'da bir at koşuyor, kurtlar Brezilya'da bacaklarını geliştiriyor.Một con kangaroo ở Úc; một con ngựa ở châu Á; và một con sói ở Brazil.