geliştirdi ile cümle
geliştirdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kariyerimin büyük bir kısmını komando alayında geliştirdim.Mare parte din carieră mi-am petrecut-o în regimentul de elită.
Kariyerimin büyük bir kısmını komando alayında geliştirdim.Pályám nagy részét a Ranger ezredben töltöttem.
Kariyerimin büyük bir kısmını komando alayında geliştirdim.Saya bertumbuh dengan sebagian besar karir saya di resimen Ranger.
Kariyerimin büyük bir kısmını komando alayında geliştirdim.Trong phần lớn sự nghiệp của mình, tôi trưởng thành trong các trung đoàn biệt kích.
Kariyerimin büyük bir kısmını komando alayında geliştirdim.Většinu své kariéry jsem pobýval u ozbrojené hlídky.
Kariyerimin büyük bir kısmını komando alayında geliştirdim.Vyrastal som väčšinu svojej kariéry v pluku Rangerov.
Kariyerimin büyük bir kısmını komando alayında geliştirdim.W trakcie swojej kariery dużo czasu spędziłem w oddziale komandosów.
Kariyerimin büyük bir kısmını komando alayında geliştirdim.Πέρασα το μεγαλύτερο μέρος της καριέρας μου στο τάγμα καταδρομών.
Kariyerimin büyük bir kısmını komando alayında geliştirdim.Моя карьера продвинулась больше всего в полку Ренджера.
Kariyerimin büyük bir kısmını komando alayında geliştirdim.Прекарах по-голяма част от кариерата си в рейнджърски полк.
Kariyerimin büyük bir kısmını komando alayında geliştirdim.את רוב הקריירה שלי גדלתי בגדודי הסיור.
Kariyerimin büyük bir kısmını komando alayında geliştirdim.لقد قضيت معظم مسيرتي بسرية الحماية
Kariyerimin büyük bir kısmını komando alayında geliştirdim.レンジャー部隊では毎朝
Kimyagerler işe koyuldu ve bu sistemlerde geniş çapta kullanılır hale gelen bir bakterisit geliştirdiler.Dus gingen chemici aan het werk en ze ontwikkelden een bactericide voor toepassing in deze systemen.
Kimyagerler işe koyuldu ve bu sistemlerde geniş çapta kullanılır hale gelen bir bakterisit geliştirdiler.그래서 화학자들은 일을했고, 그들은 이러한 시스템에 널리 사용된 박테리사이드를 개발했습니다.
Kimyagerler işe koyuldu ve bu sistemlerde geniş çapta kullanılır hale gelen bir bakterisit geliştirdiler.Οι χημικοί έπιασαν δουλειά και ανέπτυξαν ένα βακτηριοκτόνο που χρησιμοποιήθηκε ευρέως σε αυτά τα συστήματα.
Kimyagerler işe koyuldu ve bu sistemlerde geniş çapta kullanılır hale gelen bir bakterisit geliştirdiler.И химиците отишли на работа, и развили бактерицид, който станал широко използван в тези системи.
Kimyagerler işe koyuldu ve bu sistemlerde geniş çapta kullanılır hale gelen bir bakterisit geliştirdiler.Тож хіміки приступили до роботи та винайшли бактерицид, який став широко використовуватись у подібних системах
Kimyagerler işe koyuldu ve bu sistemlerde geniş çapta kullanılır hale gelen bir bakterisit geliştirdiler.Химики приступили к работе и разработали бактерицид, который начал широко использоваться в подобных системах.
Kimyagerler işe koyuldu ve bu sistemlerde geniş çapta kullanılır hale gelen bir bakterisit geliştirdiler.והכימאים ניגשו לעבודה ופיתחו חיידקים ששימושם במערכות אלו הפך לנפוץ.
Kimyagerler işe koyuldu ve bu sistemlerde geniş çapta kullanılır hale gelen bir bakterisit geliştirdiler.空調システムで広く 使われるようになりました しかし 1980年代に別の問題が起こりました
Konodontlar ise plankton yemelerine yardımcı olacak dişleri geliştirdiler.[ 530 MA ] Conodontos evolucionaron dientes para ayudar en la ingestión de plancton.
Konodontlar ise plankton yemelerine yardımcı olacak dişleri geliştirdiler. [530 milyon yıl önce]Conodonten entwickelten Zähen, um beim Aufnehmen von Plankton zu helfen.
Konodontlar ise plankton yemelerine yardımcı olacak dişleri geliştirdiler. [530 milyon yıl önce]Les conodontes évoluèrent des dents pour les aider à ingérer le plancton.
Konodontlar ise plankton yemelerine yardımcı olacak dişleri geliştirdiler. [530 milyon yıl önce]Στα Conodonts εξελίχθηκαν τα δόντια για να βοηθήσουν στην πρόσληψη πλαγκτόν.
Konodontlar ise plankton yemelerine yardımcı olacak dişleri geliştirdiler. [530 milyon yıl önce]קונודונטים פיתחו שיניים בכדי שיוכלו לעכל יותר טוב פלנקטונים.
Konodontlar ise plankton yemelerine yardımcı olacak dişleri geliştirdiler. [530 milyon yıl önce]ハイコウイクチスのような原始魚の中で、初めて 本当の背骨といえるものが出現した。
Konodontlar ise plankton yemelerine yardımcı olacak dişleri geliştirdiler.Conodont-conodonts mengembangkan gigi untuk membantu menelan plankton.
Konodontlar ise plankton yemelerine yardımcı olacak dişleri geliştirdiler.Conodonti evolverono denti per aiutarsi con l'ingestione di plancton.
Konodontlar ise plankton yemelerine yardımcı olacak dişleri geliştirdiler.Conodonții (prădători primitivi) au dezvoltat dinți care i-au ajutat să ingereze planctonul.
Konodontlar ise plankton yemelerine yardımcı olacak dişleri geliştirdiler.Conodonts ontwikkelden tanden om te helpen met het opnemen van plankton.
Konodontlar ise plankton yemelerine yardımcı olacak dişleri geliştirdiler.Conodont vyvinul zuby, aby mohl snadněji požívat plankton.
Konodontlar ise plankton yemelerine yardımcı olacak dişleri geliştirdiler.Konodontami rozwinęły zęby pomagające spożywać plankton.
Konodontlar ise plankton yemelerine yardımcı olacak dişleri geliştirdiler.Konodonter utvecklade tänder som hjälp till att förtära plankton.
Konodontlar ise plankton yemelerine yardımcı olacak dişleri geliştirdiler.Os conodontes desenvolveram dentes para ajudar com a ingestão de plâncton.
Konodontlar ise plankton yemelerine yardımcı olacak dişleri geliştirdiler.Pri konodontih so se razvili zobje, ki so jim pomagali pri zaužitju planktona.
Konodontlar ise plankton yemelerine yardımcı olacak dişleri geliştirdiler.Конодонтите развили зъби, които им помагали да поглъщат планктон.
Konodontlar ise plankton yemelerine yardımcı olacak dişleri geliştirdiler.У конодонтов эволюционировали зубы, чтобы помагать проглатывать планктон.
Küba şu an en yüksek aşı oranına sahip ülkelerden ve çoğunu da kendisi geliştirdi.Ahora Cuba tiene una de las tasas de vacunación más altas, y ha desarrollado muchas vacunas propias.
Kültürel bir uyum geliştirdikleri ortada olan bir durum.A lényeg az, hogy kifejlesztették a kulturális adaptációt.
Kültürel bir uyum geliştirdikleri ortada olan bir durum.Asian ydin on se, että ne ovat kehittäneet kulttuurisopeutuman.
Kültürel bir uyum geliştirdikleri ortada olan bir durum.Dejstvo je, da so vrane razvile kulturno prilagoditev.
Kültürel bir uyum geliştirdikleri ortada olan bir durum.Der Punkt ist, dass sie eine kulturelle Anpassung entwickelt haben.
Kültürel bir uyum geliştirdikleri ortada olan bir durum.Điểm mấu chốt ở đây là, chúng đã phát triển sự thích nghi văn hóa.
Kültürel bir uyum geliştirdikleri ortada olan bir durum.El asunto es que han desarrollado adaptación cultural.
Kültürel bir uyum geliştirdikleri ortada olan bir durum.Hanno sviluppato un adattamento culturale.
Kültürel bir uyum geliştirdikleri ortada olan bir durum.Het punt is dat ze cultuurgebonden aanpassingen hebben ontwikkeld.
Kültürel bir uyum geliştirdikleri ortada olan bir durum.Ideea fiind ca au dezvoltat o adaptare culturala.
Kültürel bir uyum geliştirdikleri ortada olan bir durum.Intinya adalah mereka mengembangkan adaptasi budaya.
Kültürel bir uyum geliştirdikleri ortada olan bir durum.요점은 까마귀들이 문화적 적응력을 발휘하기 시작했다는 것입니다.
Kültürel bir uyum geliştirdikleri ortada olan bir durum.L'important est qu'ils ont développé une forme d'adaptation culturelle .
Kültürel bir uyum geliştirdikleri ortada olan bir durum.Poängen är att de har utvecklat en kulturell anpassning.
Kültürel bir uyum geliştirdikleri ortada olan bir durum.Podstatou je, že si vyvinuly kulturní přizpůsobení.
Kültürel bir uyum geliştirdikleri ortada olan bir durum.Pointa je ale tá, že sa u nich rozvíja kultúrna adaptácia.
Kültürel bir uyum geliştirdikleri ortada olan bir durum.Pointen er at de har udviklet en kulturel tilpasning.
Kültürel bir uyum geliştirdikleri ortada olan bir durum.Ważne jest to, że przystosowały się do kultury.
Kültürel bir uyum geliştirdikleri ortada olan bir durum.Το θέμα είναι ότι έχουν αναπτύξει πολιτιστική προσαρμογή.
Kültürel bir uyum geliştirdikleri ortada olan bir durum.Дело в том, что у них развита культурная адаптация.
Kültürel bir uyum geliştirdikleri ortada olan bir durum.Є думка, що вони розвинули культурну адаптацію.
Kültürel bir uyum geliştirdikleri ortada olan bir durum.Това, което е важно е, че са развили културно приспособяване.