geliştir ile cümle
geliştir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Mary zihnini geliştirmek için okur.Mary reads to improve her mind.
Jonas Salk 1952 yılında çocuk felci aşısını geliştirdi.Jonas Salk developed the polio vaccine in 1952.
Sanal bellek çoklu görev çekirdekleri için geliştirilmiş bir bellek yönetim tekniğidir.Virtual memory is a memory management technique developed for multitasking kernels.
Roosevelt, Amerika'nın Japonya ile ilişkileri geliştirmek için çok çalıştı.Roosevelt worked hard to improve America's relations with Japan.
Çince seviyemi geliştirmek için Çin'de eğitim görmek istiyorum.I'd like to study in China to improve the level of my Chinese.
Bu yeni pazar tüm sanayiyi geliştirebilir.This new market may improve the entire industry.
Darwin, evrim teorisini geliştirdi.Darwin developed the evolutionary theory.
Atalarımız sürekli mücadele sonucunda büyük çeneler geliştirdiler.Our ancestors developed massive jaws as a result of constant combat.
Onlar yeni bir kavram geliştirmek için bir iletişim politikası uygulamıştır.They implemented a communication policy so as to promote their new concept.
İngilizce becerilerimi geliştirmek istiyorum.I'd like to improve my English skills.
Bazı insanlar havuç yemenin görüş yeteneğinizi geliştireceğini söylüyor.Some people say that eating carrots will improve your eyesight.
O, Londra'da kalmaktan yararlandı ve İngilizcesini büyük ölçüde geliştirdi.She profited from her stay in London and considerably improved her English.
Android uygulaması geliştiriyorum.I'm developing an Android application.
Tom bir fotoğrafçı olarak becerilerini geliştirmek istedi.Tom wanted to hone his skills as a photographer.
Tom insani becerilerini geliştirmeli.Tom needs to improve his people skills.
Tom İngilizce öğrenme için yeni bir sistem geliştirdi.Tom has developed a new system for learning English.
Tom Fransız şarabı için bir tat geliştirdi.Tom developed a taste for French wine.
İyi bir tercüman olmak için, sanırım Tom yeteneklerini biraz daha geliştirmeli.To be a good translator, I think Tom needs to hone his skills a bit more.
İngilizcesini geliştirmeye çalışıyor.He tries to improve his English.
Neredeyse her şey geliştirilmektedir.Almost everything has been improved.
Onun iletişim becerileri geliştirilebilir.Her communication skills could be improved.
İspanyolcanı geliştirmek istediysen, Şili'ye gelmemeliydin.If you wanted to improve your Spanish, you shouldn't have come to Chile.
Biz sıradan insanlar için teknoloji geliştiriyoruz.We are designing technology for common people.
Şirketimiz ürünlerini geliştirmek için çaba göstermektedir.Our company strives to improve its products.
Şirketimiz hizmetlerini geliştirmeye çalışıyor.Our company strives to improve its services.
Onları nerede geliştirdin?Where did you improve them?
Şirketimizi nasıl geliştirebileceğimiz hakkında konuşuyoruz.We're talking about how we can improve our company.
Bunun Fransızcanı geliştirmen için bir fırsat olacağını düşündüm.I thought it would be an opportunity for you to improve your French.
Tom geliştirecek.Tom'll improve.
Biz vücut geliştiricileriz.We're bodybuilders.
Onu kim geliştirdi.Who developed it?
Onun hobisi vücut geliştirme.Her hobby is bodybuilding.
Fransızcanı gerçekten geliştirmek istiyorsan, konuşulduğu bir ülkeye taşınmalısın.If you want to really improve your French, you should move to a country where it's spoken.
Fransızcanı gerçekten geliştirmek istiyorsan, onun konuşulduğu bir ülkeye taşınmalısın.If you want to really improve your French, you should move to a country where it's spoken.
Fransızca telaffuzumu geliştirmek istiyorum.I'd like to improve my French pronunciation.
Tom Fransızcasını geliştirmek için sıkı çalışıyor.Tom is working hard to improve his French.
Fransızcanı nerede geliştirdin?Where did you pick up your French?
Fransızcamı geliştirmek istiyorum.I'd like to improve my French.
Bu egzersizler parmaklarınızın gücünü geliştirecek.These exercises will develop the strength of your fingers.
İngilizcemi geliştirmek için her fırsattan yararlandım.I took advantage of every opportunity to improve my English.
Şu anda bir android uygulaması geliştiriyoruz.We're developing an Android application at the moment.
Diksiyonunu geliştirmen gerekiyor. Sen gerçekten anlaması çok zorsun.You need to improve your diction. You really are very hard to understand.
O sözlüğün geliştirilmesi için birçok olanak vardır.There are many possibilities for improvement of that dictionary.
Cümleyi geliştirdim.I've improved the sentence.
O, onun için duygular geliştirdi.He developed feelings for her.
Kendimi geliştirmek için her şeyi yapmaya hazırım.I'm prepared to do anything to better myself.
Uzun vadeli çıkarların uğruna, biz geliştirme departmanını satmaya karar verdik.For the sake of long-term interests, we have decided to sell the development department.
Java'nın yeni projesi hiç ilgimi çekmiyor çünkü ben bir PHP geliştiricisiyim.This new project in Java doesn't concern me at all, because I'm a PHP developer.
Onlar geliştirmek değil, statükoyu korumaya çalışıyorlar.They're trying to preserve the status quo, not to improve.
İngilizce yeteneğimi nasıl geliştirebilirim?How can I improve my English skill?
Satranç okumayı ve konsantrasyonu geliştirmeye yardım eder.Chess helps improve reading and concentration.
Tom Fransızcasını geliştirmek istediğini söyledi.Tom said he wanted to improve his French.
Fransızcamı geliştirmeliyim.I need to improve my French.
Fransızcamı geliştirmem gerekiyor.I need to improve my French.
Almancamı geliştirmekle ilgiliyim.I'm interested in improving my German.
Fransızcamı geliştirmekle ilgileniyorum.I'm interested in improving my French.
Atlantis insanları teknolojiyi geliştirmişti.The people of Atlantis had advanced technology.
Hükümet güneş enerjisini geliştirmeye çalışıyor.The government is trying to develop solar energy.
İmajını geliştiremez misin?Can't you enhance the image?
İngilizceni geliştirmek ister misin?Would you like to improve your English?