gelişti ile cümle

gelişti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Veri açığının üstesinden gelmek için, basit bir yöntem geliştirdim.In order to overcome the data gap, I developed a simple methodology.
Bu geliştirilmiştir.It's improved.
Hükümet yeni endüstriler geliştirmeye çalışıyor.The government is trying to develop new industries.
Cam üfleme teknikleri icat edildiğinde cam Roma döneminde önemli ölçüde gelişti.Glass developed dramatically in the Roman era when glass blowing techniques were invented.
Onun çalışmaları bilimsel araştırmayı geliştirmeye çok katkıda bulundu.Her studies contributed greatly to developing scientific research.
Genetik mühendisliği doğayı geliştirir mi?Does genetic engineering improve nature?
Egzersiz sağlığı geliştirir.Exercise improves health.
Tom İngilizcesini geliştirmek için çok çalışıyor.Tom is working hard to improve his English.
Hafızamı geliştirmek için bir yol bulmak istiyorum.I'd like to find a way to improve my memory.
Tom gerçekten geliştirmek istiyor.Tom really wants to improve.
Mary zihnini geliştirmek için okur.Mary reads to improve her mind.
Jonas Salk 1952 yılında çocuk felci aşısını geliştirdi.Jonas Salk developed the polio vaccine in 1952.
Sanal bellek çoklu görev çekirdekleri için geliştirilmiş bir bellek yönetim tekniğidir.Virtual memory is a memory management technique developed for multitasking kernels.
Füze teknolojisi, İkinci Dünya Savaşı sırasında gelişti.Rocket technology improved during World War Two.
Roosevelt, Amerika'nın Japonya ile ilişkileri geliştirmek için çok çalıştı.Roosevelt worked hard to improve America's relations with Japan.
Çince seviyemi geliştirmek için Çin'de eğitim görmek istiyorum.I'd like to study in China to improve the level of my Chinese.
Bu yeni pazar tüm sanayiyi geliştirebilir.This new market may improve the entire industry.
Darwin, evrim teorisini geliştirdi.Darwin developed the evolutionary theory.
Atalarımız sürekli mücadele sonucunda büyük çeneler geliştirdiler.Our ancestors developed massive jaws as a result of constant combat.
Onlar yeni bir kavram geliştirmek için bir iletişim politikası uygulamıştır.They implemented a communication policy so as to promote their new concept.
Son zamanlarda, ekonominin hızla geliştiğine dair sinyaller bulunmaktadır.Recently, there have been signs that the economy is picking up steam.
İngilizce becerilerimi geliştirmek istiyorum.I'd like to improve my English skills.
Bazı insanlar havuç yemenin görüş yeteneğinizi geliştireceğini söylüyor.Some people say that eating carrots will improve your eyesight.
O, Londra'da kalmaktan yararlandı ve İngilizcesini büyük ölçüde geliştirdi.She profited from her stay in London and considerably improved her English.
Android uygulaması geliştiriyorum.I'm developing an Android application.
Tom bir fotoğrafçı olarak becerilerini geliştirmek istedi.Tom wanted to hone his skills as a photographer.
Tom insani becerilerini geliştirmeli.Tom needs to improve his people skills.
Tom İngilizce öğrenme için yeni bir sistem geliştirdi.Tom has developed a new system for learning English.
Tom Fransız şarabı için bir tat geliştirdi.Tom developed a taste for French wine.
İyi bir tercüman olmak için, sanırım Tom yeteneklerini biraz daha geliştirmeli.To be a good translator, I think Tom needs to hone his skills a bit more.
İngilizcesini geliştirmeye çalışıyor.He tries to improve his English.
Neredeyse her şey geliştirilmektedir.Almost everything has been improved.
Onun iletişim becerileri geliştirilebilir.Her communication skills could be improved.
İspanyolcanı geliştirmek istediysen, Şili'ye gelmemeliydin.If you wanted to improve your Spanish, you shouldn't have come to Chile.
Biz sıradan insanlar için teknoloji geliştiriyoruz.We are designing technology for common people.
Şirketimiz ürünlerini geliştirmek için çaba göstermektedir.Our company strives to improve its products.
Şirketimiz hizmetlerini geliştirmeye çalışıyor.Our company strives to improve its services.
Onları nerede geliştirdin?Where did you improve them?
Şirketimizi nasıl geliştirebileceğimiz hakkında konuşuyoruz.We're talking about how we can improve our company.
Bunun Fransızcanı geliştirmen için bir fırsat olacağını düşündüm.I thought it would be an opportunity for you to improve your French.
Onun sahne görüntüsü geçen yıldan beri gerçekten gelişti.His stage presence has really improved since last year.
Tom geliştirecek.Tom'll improve.
Biz vücut geliştiricileriz.We're bodybuilders.
Onu kim geliştirdi.Who developed it?
İş gelişti.Business has improved.
Onun hobisi vücut geliştirme.Her hobby is bodybuilding.
Fransızcanı gerçekten geliştirmek istiyorsan, konuşulduğu bir ülkeye taşınmalısın.If you want to really improve your French, you should move to a country where it's spoken.
Fransızcanı gerçekten geliştirmek istiyorsan, onun konuşulduğu bir ülkeye taşınmalısın.If you want to really improve your French, you should move to a country where it's spoken.
Fransızca telaffuzumu geliştirmek istiyorum.I'd like to improve my French pronunciation.
Tom Fransızcasını geliştirmek için sıkı çalışıyor.Tom is working hard to improve his French.
Sanırım Fransızcan çok gelişti.I think your French has improved a lot.
Fransızcanı nerede geliştirdin?Where did you pick up your French?
Fransızcan çok gelişti.Your French has improved a lot.
Fransızcamı geliştirmek istiyorum.I'd like to improve my French.
Bu egzersizler parmaklarınızın gücünü geliştirecek.These exercises will develop the strength of your fingers.
İngilizcemi geliştirmek için her fırsattan yararlandım.I took advantage of every opportunity to improve my English.
Şu anda bir android uygulaması geliştiriyoruz.We're developing an Android application at the moment.
Tom'un pratiği hızla gelişti.Tom's practice has grown rapidly.
Diksiyonunu geliştirmen gerekiyor. Sen gerçekten anlaması çok zorsun.You need to improve your diction. You really are very hard to understand.
O sözlüğün geliştirilmesi için birçok olanak vardır.There are many possibilities for improvement of that dictionary.

İlgili Sayfalar