gelişiyor ile cümle

gelişiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Aslında, bu teknoloji gelişiyor.In fact, this technology's been evolving.
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar. Uyum sağlıyorlar.Now what I believe is going on is that the insurgent forces, they evolve over time.
Kalp gelişiyorHeart chamber developing.]
Kollar ve eller gelişiyorArms & hands are developing]
Teknoloji, mukayese edilebilir ölçüde gelişiyor.Technology is increasing at a comparable rate.
Her teknoloji gibi usturlablar da zamanla gelişiyorlar.Astrolabes, like every technology, do evolve over time.
Her teknoloji gelişiyor.Every technology advances.
Olaylar çok hızlı gelişiyordu efendimThings were moving very quickly, sir. <i>Of course.
Teknoloji inanılmaz bir hızla gelişiyor.Increasingly, I would say explosive growth of technology.
Daha birlikte ve sevecen türler olmak için gelişiyoruz.We're evolving to be a more collaborative and hearty species.
Dünyanın her yanında hızla bisiklet yolları gelişiyor.You have these rapidly emerging bike lanes all over the world. I lived in Manhattan for 15 years.
Tohumlar daha sonra ekiliyor ve gelişiyor.The seeds are then planted, then grown.
Bu ortamlarda çeşitli hastalıklar gelişiyor, ve bunların en tehlikelisi de trahom.Various diseases thrive in this environment, the most drastic of which is called trachoma.
İkinci Sanayi Devrimi boyunca olduğundan daha hızlı gelişiyor.It's growing faster than it did during the Second Industrial Revolution.
İsa bilgelikte ve boyda gelişiyor, Tanrı'nın ve insanların beğenisini kazanıyordu.And Jesus increased in wisdom and stature, and in favor with God and men.
Burada olay, hastanın etrafında gelişiyor.The patient is the central figure.
Sağlık teknolojisi her gün gelişiyor ve teletıp teknolojisi de aynı yolu takip ediyor.The technology of healthcare progresses every day and telemedicine technology follows that path.
İş dünyası: Bosna-Hersek'te turizm gelişiyorBusiness: Tourism up in Bosnia and Herzegovina
Bu noktada bilgi paylaşımı da giderek gelişiyor.The sharing of relevant information is also improving.
Bilim ve Teknoloji: AK: Bulgaristan ile bilim alanında işbirliği gelişiyorScience and Technology: EC says scientific co-operation with Bulgaria is developing
Şimdilerde ülkeler arasındaki işbirliği ve bilgi paylaşımı gelişiyor.Recently, co-operation among countries and information exchanges have improved.
Bazı siyasi baskılara rağmen, bağımsız medya gelişiyor olarak nitelendirildi.Despite some political pressure, the independent media were described as flourishing.
Bugün ise Avrupa-Atlantik ailesindeki ortak geleceğimiz sayesinde ilişkilerimiz gelişiyor.Today our relations are enhanced by our common future in the larger Euro-Atlantic family.
Türkiye-İran ilişkileri gelişiyorTurkey, Iran deepen ties
Trend, bazı AB üye ülkelerinin göçmen akınıyla ilgili korkularının tersi yönünde gelişiyor.Trend runs contrary to fears among some EU members about an influx of émigrés.
Kültür Amerika Birleşik Devletleri ayrı bir ülke oluşturmadan çoktan beri gelişiyor.The culture has been developing since long before the United States formed a separate country.
Orta Çağ'da Azerbaycan topraklarında İran minyatürü gelişiyordu.Persian miniature painting was developing in the territory of Azerbaijan in the Middle Ages.
19. yüzyılın başlarında Kuba ve Bakü'de pamuk endüstrisi gelişiyordu.At the beginning of the 19th century the cotton industry was being developed in Guba and Baku.
Tüm ulusu ve Güneydoğu Asya'yı ve dünyayı yayan bu pazar gelişiyor.Market is flourishing, which radiates the whole nation and the Southeast Asia as well as the world.
O zamandan beri hem gelişiyor hem de bazen kötüye gidiyor.They have been both improving and deteriorating since.
Bunlar, Fletcher Christian yönetimindeki Bounty'nin ziyaret ettiği 1789'da hâlâ gelişiyordu.These were still flourishing in 1789 when Bounty, under Fletcher Christian visited.
Kreol, günümüz İngiliz Virjin Adaları'nda da gelişiyordu.The creole had also been developing in the present-day British Virgin Islands.
Politik düşüncelerine paralel olarak 1926 yılından itibaren epik tiyatro da gelişiyordu.Parallel zur Entwicklung seines politischen Denkens verlief ab 1926 die Bildung seines epischen Theaters.
Bu arada İtalyan ileri hareketi gelişiyordu.Zu Beginn ging der japanische Vormarsch voran.
Avlanıyorsunuz, gelişiyorsunuz.SLA oder Ausbau.
Örgütlenmeleri ve ekipmanları her an gelişiyordu.Die Bemessung und Konstruktion wurden dabei stetig weiterentwickelt.
Zaman ilerledikçe Nash de gelişiyor, her gün oyununa yeni bir şeyler ekliyordu.Doch stutzig wurde er, als Fauch versprach, ihm jeden Tag neue Geschichten zu erzählen.
Avlanıyorsunuz, gelişiyorsunuz.Seid fruchtbar, wachset, und mehret euch!
Kazakistan bankacılık sistemi hızla gelişiyor.Le système monétaire japonais s'écroula.
Çin, çok hızlı gelişiyor.China se está desarrollando muy rápidamente.
Kazakistan bankacılık sistemi hızla gelişiyor.El sistema bancario de Kazajistán se está desarrollando rápidamente.
Örgütlenmeleri ve ekipmanları her an gelişiyordu.Los artisanos y sus artes se desarrollaron rápidamente.
Azerbaycan'da ilk şehir devletleri ortaya çıkar ve neredeyse tüm alanları hızla gelişiyordu.Le prime città-stato apparvero in Azerbaigian, quasi tutti i rami dell'economia si svilupparono rapidamente.
Avlanıyorsunuz, gelişiyorsunuz.Melevisione, cresci!
Rusya duraklarken burası gelişiyordu.A quel tempo la Russia stava continuando la propria espansione.
Avlanıyorsunuz, gelişiyorsunuz.Объединяясь, развиваться.
Rusya duraklarken burası gelişiyordu.Русская земля была в запустении.
Kazakistan bankacılık sistemi hızla gelişiyor.Далее банковская система Северо-Западного региона развивалась активными темпами.
Defansı iyice gelişiyordu.Подшёрсток хорошо развит.
Nüfus hızla büyüyor, tarıma dayalı ekonomi gelişiyor, iş adamları ticari hamlelerde bulunuyordu.Mają oni silną pozycję w społeczności, ponieważ biznes skierowany do nich wciąż się rozwija.
Örgütlenmeleri ve ekipmanları her an gelişiyordu.Organizarea și echipamentele se îmbunătățeau tot timpul.
Elbette sneakarlarda, her şey gibi, zamanla birlikte gelişiyor.Az elterjedés során mint minden, fejlődött.
Fransızcan gelişiyor.Τα Γαλλικά σου βελτιώνονται.
Fransızcanız gelişiyor.Τα Γαλλικά σας βελτιώνονται.
Defansı iyice gelişiyordu.Bagtåen er veludviklet.
Politik düşüncelerine paralel olarak 1926 yılından itibaren epik tiyatro da gelişiyordu.Fra 1926 udvikledes også teorien om det såkaldte episke teater.
Defansı iyice gelişiyordu.Veinettet ble stadig bedre.
Kazakistan bankacılık sistemi hızla gelişiyor.Hệ thống ngân hàng Kazakhstan đang phát triển nhanh chóng.
Avlanıyorsunuz, gelişiyorsunuz.Đánh ăn chắc, tiến ăn chắc.
Bu nedenle, kamu gay partileri ülkede gerçekleşiyor ve bu partiler yıllarca gelişiyor.このため、国で公の同性愛者党が開催されており、これらの政党は何年も繁栄している。

İlgili Sayfalar