geleceği ile cümle

geleceği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Még egy ajándékot kaptam, hogy megpillanthattam a jövőt, és visszajöhettem, hogy máshogy éljek.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Mi s-a oferit șansa de a vedea în viitor, de a veni înapoi și de a trăi altfel.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Saya diberikan anugerah lain, yaitu untuk dapat melihat masa depan dan kembali serta hidup secara berbeda.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Và tôi cũng được tặng 1 món quà khác, điều có thể được thấy ở tương lai và trở lại rồi sống khác đi.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Y se me concedió otro regalo, que fue la posibilidad de mirar el futuro y volver y vivir de otra forma.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Μου δόθηκε ένα ακόμα δώρο, να μπορώ να δώ στο μέλλον και να επιστρέψω και να ζήσω διαφορετικά.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Мені було дароване й інше — можливість заглянути в майбутнє і повернутися назад і змінити своє життя.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Мне было даровано и другое — возможность заглянуть в будущее и вернуться обратно и изменить свою жизнь.
Bazıları der ki; ben sadece geçmişi hatırlamaya, asla şimdiyi değil, geleceği hayal etmeye inandım.Alcuni dicono, la credo possibile solo ricordando il passato, immaginando il futuro, mai nel presente.
Bazıları der ki; ben sadece geçmişi hatırlamaya, asla şimdiyi değil, geleceği hayal etmeye inandım.Algunas personas sólo creen en recordar el pasado, imaginar el futuro y nunca ver el presente.
Bazıları der ki; ben sadece geçmişi hatırlamaya, asla şimdiyi değil, geleceği hayal etmeye inandım.Beberapa orang berkata, kebahagiaan itu mengingat masa lalu, membayangkan masa depan, bukan tentang saat ini.
Bazıları der ki; ben sadece geçmişi hatırlamaya, asla şimdiyi değil, geleceği hayal etmeye inandım.Jotkut sanovat uskovansa vain menneen muisteluun, tulevan kuvitteluun, eivät koskaan nykyhetkeen.
Bazıları der ki; ben sadece geçmişi hatırlamaya, asla şimdiyi değil, geleceği hayal etmeye inandım.어떤 이들은 이렇게 말합니다. 나는 현재는 믿지 않는다. 다만 과거를 기억하고 미래를 상상할 뿐이다.
Bazıları der ki; ben sadece geçmişi hatırlamaya, asla şimdiyi değil, geleceği hayal etmeye inandım.Några människor säger, jag tror bara på att komma ihåg det förflutna, tro på framtiden, aldrig på nuet.
Bazıları der ki; ben sadece geçmişi hatırlamaya, asla şimdiyi değil, geleceği hayal etmeye inandım.Někteří lidé říkají, že věří jen na vzpomínky na minulost, na představy o budoucnosti, nikdy na přítomnost.
Bazıları der ki; ben sadece geçmişi hatırlamaya, asla şimdiyi değil, geleceği hayal etmeye inandım.Niektórzy mówią: wierzyłem tylko w pamięć o przeszłości, wyobrażenia przyszłości, nigdy w teraźniejszość.
Bazıları der ki; ben sadece geçmişi hatırlamaya, asla şimdiyi değil, geleceği hayal etmeye inandım.Unii oameni spun: cred doar în rememorarea trecutului, în imaginarea viitorului, niciodată în prezent.
Bazıları der ki; ben sadece geçmişi hatırlamaya, asla şimdiyi değil, geleceği hayal etmeye inandım.Uns afirmam; "Só acredito em relembrar o passado, "e imaginar o futuro... nunca o presente".
Bazıları der ki; ben sadece geçmişi hatırlamaya, asla şimdiyi değil, geleceği hayal etmeye inandım.Деякі люди кажуть, я вірив тільки у спогади з минулого, уявлення майбутнього, ніколи у теперішнє.
Bazıları der ki; ben sadece geçmişi hatırlamaya, asla şimdiyi değil, geleceği hayal etmeye inandım.Някои хора казват, че вярват само в спомените за миналото, фантазиите за бъдещето, никога настоящето.
Bazıları der ki; ben sadece geçmişi hatırlamaya, asla şimdiyi değil, geleceği hayal etmeye inandım.יש אנשים שאומרים, אני מאמין רק בלזכור את העבר, לדמיין את העתיד, לעולם לא את ההווה.
Bazıları der ki; ben sadece geçmişi hatırlamaya, asla şimdiyi değil, geleceği hayal etmeye inandım.بعض الناس يقول , أنا أؤمن فقط بتذكر الماضي , أو أتخيل المستقبل ، و أبداً لا يؤمنون بالحاضر .
Bazıları der ki; ben sadece geçmişi hatırlamaya, asla şimdiyi değil, geleceği hayal etmeye inandım.将来を想像し 現在は念頭にない" こう言う人もいます "幸せとは今という瞬間
Beğenin ya da beğenmeyin, hazır olun ya da olmayın, bu bizim geleceğimiz.Che ci piaccia o no, pronti o no, questo è il nostro futuro.
Beğenin ya da beğenmeyin, hazır olun ya da olmayın, bu bizim geleceğimiz.Či sa nám to páči alebo nie, toto je naša budúcnosť.
Beğenin ya da beğenmeyin, hazır olun ya da olmayın, bu bizim geleceğimiz.Guste o no, preparados o no, este es nuestro futuro.
Beğenin ya da beğenmeyin, hazır olun ya da olmayın, bu bizim geleceğimiz.좋건 싫건, 준비가 되어 있건 아니건, 이것이 우리의 미래에요.
Beğenin ya da beğenmeyin, hazır olun ya da olmayın, bu bizim geleceğimiz.Ne place sau nu, pregătiți sau nu, acesta e viitorul nostru.
Beğenin ya da beğenmeyin, hazır olun ya da olmayın, bu bizim geleceğimiz.Ob Sie wollen oder nicht, ob Sie bereit sind oder nicht, das ist unsere Zukunft.
Beğenin ya da beğenmeyin, hazır olun ya da olmayın, bu bizim geleceğimiz.Of je het nu leuk vindt of niet, of je er klaar voor bent of niet, dit is onze toekomst.
Beğenin ya da beğenmeyin, hazır olun ya da olmayın, bu bizim geleceğimiz.Quer isso nos agrade ou não, estejamos ou não preparados, esse será o nosso futuro.
Beğenin ya da beğenmeyin, hazır olun ya da olmayın, bu bizim geleceğimiz.Qu'on le veuille ou non, que l'on soit prêt ou pas, c'est notre avenir.
Beğenin ya da beğenmeyin, hazır olun ya da olmayın, bu bizim geleceğimiz.Suka atau tidak, siap atau tidak, inilah masa depan kita.
Beğenin ya da beğenmeyin, hazır olun ya da olmayın, bu bizim geleceğimiz.Taka czeka nas przyszłość.
Beğenin ya da beğenmeyin, hazır olun ya da olmayın, bu bizim geleceğimiz.Thích nó hay không, sẵn sàng hay chưa, thì đây vẫn là tương lai của chúng ta.
Beğenin ya da beğenmeyin, hazır olun ya da olmayın, bu bizim geleceğimiz.Είτε σας αρέσει είτε όχι, είτε είστε έτοιμοι έιτε όχι, αυτό είναι το μέλλον μας.
Beğenin ya da beğenmeyin, hazır olun ya da olmayın, bu bizim geleceğimiz.Независимо дали харесвате това или не, независимо дали сте готови или не, това е бъдещето ни.
Beğenin ya da beğenmeyin, hazır olun ya da olmayın, bu bizim geleceğimiz.Нравится нам это или нет, готовы мы или нет, это наше будущее.
Beğenin ya da beğenmeyin, hazır olun ya da olmayın, bu bizim geleceğimiz.Хочемо чи ні, готові чи неготові, це - наше майбутнє.
Beğenin ya da beğenmeyin, hazır olun ya da olmayın, bu bizim geleceğimiz.מוצא חן או שלא, מוכנים או שלא, זה עתידנו.
Beğenin ya da beğenmeyin, hazır olun ya da olmayın, bu bizim geleceğimiz.هذا هو مستقبلنا، سواء احببتموه ام لا، إن كنتم مستعدين له ام لا.
Beğenin ya da beğenmeyin, hazır olun ya da olmayın, bu bizim geleceğimiz.もちろん 新しい世界にチャンスを 見いだす人々もいます
-Bekle burada, gidip bir bakayım. -Seninle geleceğim.-Espera aquí. -¡Voy contigo!
-Bekle burada, gidip bir bakayım. -Seninle geleceğim.- Půjdu taky.
-Bekle burada, gidip bir bakayım. -Seninle geleceğim.- Περίμενε, Θ'ανέβω να δω.
Belki uçaklarda, bu sayede jetlagin üstesinden geleceğiz.Esetleg a repülésben ezáltal küzdhetjük le a "jet lag"-et.
Belki uçaklarda, bu sayede jetlagin üstesinden geleceğiz.Forse sugli aerei, alla stessa maniera potremmo superare il jet lag.
Belki uçaklarda, bu sayede jetlagin üstesinden geleceğiz.Hoặc trên máy bay, chúng ta có thể vượt qua những mệt mỏi.
Belki uçaklarda, bu sayede jetlagin üstesinden geleceğiz.Kenties lentokoneissa voimme välttää jet lagin tuolla tavoin.
Belki uçaklarda, bu sayede jetlagin üstesinden geleceğiz.어쩌면 비행기 안에서, 이렇게 시차 적응을 도울 지 모릅니다.
Belki uçaklarda, bu sayede jetlagin üstesinden geleceğiz.Misschien kunnen we in het vliegtuig op deze manier jet lag overwinnen.
Belki uçaklarda, bu sayede jetlagin üstesinden geleceğiz.Może w samolotach moglibyśmy przezwyciężyć jet lag.
Belki uçaklarda, bu sayede jetlagin üstesinden geleceğiz.Možná v letadle budeme moci předejít pásmové nemoci.
Belki uçaklarda, bu sayede jetlagin üstesinden geleceğiz.Možno v lietadle tým môžeme prekonať ochorenie z posunu času.
Belki uçaklarda, bu sayede jetlagin üstesinden geleceğiz.Peut-être que dans les avions on peut vaincre le décalage horaire de cette façon.
Belki uçaklarda, bu sayede jetlagin üstesinden geleceğiz.Poate în avion, putem birui dereglarea provocată de diferenţa de fus orar în modul acesta.
Belki uçaklarda, bu sayede jetlagin üstesinden geleceğiz.Quizá en los aviones podamos superar un jet lag como ese.
Belki uçaklarda, bu sayede jetlagin üstesinden geleceğiz.Vielleicht kann so in Flugzeugen der Jetlag bewältigt werden.
Belki uçaklarda, bu sayede jetlagin üstesinden geleceğiz.Στα αεροπλάνα ίσως να μπορούμε να ξεπεράσουμε έτσι το τζετ λαγκ.
Belki uçaklarda, bu sayede jetlagin üstesinden geleceğiz.Може би в самолета, можем да преодолеем умората по този начин.
İlgili Sayfalar