geleceği ile cümle
geleceği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Onu almak için daha sonra geleceğim.I'll come to pick it up later.
Ben derhal geleceğim.I'll come right now.
Tekrar ne zaman geleceğini bilmiyorum.I don't know when he'll come again.
Bugün ki sınavın geleceğin için çok önemli olacak.Your exam today will be very significant for your future.
Bu gece kimin geleceğini bana söyler misin?Can you tell me who is coming tonight?
Sen gelmeden önce ben oraya geleceğim.I'll get there before you will.
Zamanında geleceğime güvenebilirsiniz.You may rely on my coming in time.
Dünyanın geleceğini düşünmemiz bizim için önemlidir.It's important for us to think about the future of the world.
Biz tekrar geleceğiz.We're going to come again.
Geleceğimiz hakkında konuşurduk.We used to talk about our future.
Sık sık geleceğimiz hakkında konuşurduk.We would often talk about our future.
Erken geleceğimizi düşünüyorum.I take it that we are to come early.
Biz onun bizimle geleceğine kesin gözüyle baktık.We took it for granted that he would come with us.
Bagajımın ne zaman geleceğini merak ediyorum.I want to know when my baggage is going to arrive.
Saat altıya kadar eve geleceğim.I'll come home by six o'clock.
Senin sıranın geleceğinden eminim.I firmly believe that your time will come.
Tek başına geleceğine dair fikrim var.I got the idea that he would come by himself.
Jane'e okulumuza nasıl geleceğini anlattım.I told Jane how to get to our school.
Mümkün olduğunca sık geleceğim.I'll come as often as possible.
Eve mümkün olduğu kadar çabuk geleceğim.I will come home as soon as possible.
Bob'un doğum günü partime geleceğini sanmam.I doubt if Bob will come to my birthday party.
Bugün geleceğime dair ona söz verdim.I promised him that I would come today.
Bu akşam partine geleceğim.I will come to your party this evening.
Bu akşam partinize geleceğim.I will come to your party this evening.
Lütfen ona biraz alışveriş yaptıktan sonra geleceğimi söyle.Please tell her I'll come after I do some shopping.
Onun geleceğine kesin gözüyle bakıyordum.I took it for granted that she would come.
Ben onun ne zaman geleceğini kesin olarak bilmiyorum.I don't know for certain when he will come.
Onun ne zaman geleceğini bilmiyorum.I don't know when he will come.
Onun yakında geleceğini sandım.I thought he would come soon.
Onun partiye geleceğinden eminim.I am sure of his coming to the party.
Onun geleceğini düşündüm.I thought he would come.
Ben onun geleceğinden eminim.I'm sure he will come.
Geleceğin hakkında gerçekten endişeliyim.I'm really concerned about your future.
Yarın Kanada'ya geri geleceğim.I will come back to Canada tomorrow.
Yarın Japonya'ya geri geleceğim.I'll come back to Japan tomorrow.
Geri geleceğim.I'll come back.
Biz geleceğin hakkında endişe duyuyoruz.We worry about your future.
Sermaye yetersizliği nedeniyle geleceğimiz zorluklarla dolu olacak.Our future will be full of difficulties because of lack of funds.
Önümüzdeki Pazar seni görmeye geleceğim.I will come to see you next Sunday.
Bana tam olarak bir sonraki trenin ne zaman geleceğini söyle.Tell me the exact time when the next train will arrive.
Genç insanlar bu ülkenin geleceği konusunda utangaç değildirler.Young people are not shy about the future of this country.
Ev ödevimi yaptığımda, geleceğim.I'll come when I have done my homework.
Geleceğin hakkında düşünmelisin.You should think about your future.
Geleceğim hakkında huzursuz hissediyorum.I feel uneasy about my future.
Geleceğin uğruna çalışsan iyi olur.You'd better study for the sake of your future.
Geleceği düşünmemek elimde değil.I can't help thinking of the future.
Ebeveynler her zaman çocuklarının geleceği hakkında endişeli.Parents are always worried about the future of their children.
Seni almak için öğleyin geleceğim.I'll come at noon to pick you up.
Geminin programa uygun geleceğini düşünüyorum.I believe the ship will arrive on schedule.
İlk olarak kimin geleceğini söyleyemem.I can't tell who will arrive first.
Kimin birinci geleceğini düşünüyorsun?Who do you think will come first?
Uzun süre gözüne uyku girmedi, geleceğini düşündü.She lay awake for a long time, thinking of her future.
Ne olursa olsun, seni karşılamak için istasyona geleceğim.Rain or shine, I will come to meet you at the station.
Trenin zamanında geleceğine inanıyordu.He assumed that the train would be on time.
Japonya'nın geleceğinden daha çok senin hakkında endişeleniyorum.I worry more about you than the future of Japan.
Onun buraya ne zaman geleceğini bilmiyorum.I don't know when he'll come here.
Ona ne zaman geri geleceğini sor.Ask her when he will come back.
Onun ne zaman geleceğini kesin olarak bilmiyorum.I don't know for certain when he will arrive.
Onun ne zaman geleceğini biliyor musun?Do you know when he will come?
Onun ne zaman geleceğinden emin değilim.I am not sure when he will come.
İlgili Sayfalar