geleceği ile cümle
geleceği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Oraya geleceğim.I'll come there.
Mary sihirli kristal topunda Tom'un geleceğini okudu.Mary read Tom's future in her magic crystal ball.
Gerçekten geleceği tahmin edebilir misin?Can you really predict the future?
Bence parlak bir geleceğimiz var.I think we have a bright future.
Onun zamanında geleceğinden emin misin?Are you sure she'll come on time?
Tom geleceğinden emindir.Tom is confident about his future.
Ben kesinlikle yarın geleceğim.I'll certainly come tomorrow.
Geleceği sık sık düşünüyor musunuzDo you think often about the future?
Merhametin üstün geleceğini umut edelim.Let's hope that decency will prevail.
Geleceğin neyi tuttuğunu kimse bilmiyor mu?Nobody knows what the future holds?
Tom birinin onu kurtarmaya geleceğini umuyordu.Tom hoped somebody would come to his rescue.
Bir gün geri geleceğime inanıyorum.I believe one day I'll come back.
Geleceğin ne sakladığını görelim.Let's see what the future holds.
Geleceği tahmin edemeyiz.We can't anticipate the future.
Geleceğimize yatırım yapmalıyız.We must invest in our future.
Ona birazdan geleceğim.I'll get to that in a second.
Geleceğime yatırım yapıyorum.I'm investing in my future.
Tom'un harika bir geleceği var.Tom's got a great future.
Benim günümün geleceğini biliyorum.I know my day will come.
Biz sadece onu görmezden geleceğiz.We'll just ignore it.
Geleceğiniz hakkında düşünün.Have a think about your future.
Biz galip geleceğiz.We will prevail.
Yakında eve geri geleceğini umuyoruz.We hope you come back home soon.
Eğitim geleceğin büyüme pazarındaki enerji gibidir.Education is like energy in the growth market of the future.
Tom'un Boston'a ne zaman geri geleceğini merak ediyorum.I wonder when Tom will come back to Boston.
Yakın geleceğim için planlarım yok.I don't have plans for my immediate future.
Tom Mary'nin eve ne zaman geleceğini bilmek istiyordu.Tom wanted to know when Mary was going to come home.
Jamal geleceğimin bir parçası değil.Jamal is not part of my future.
Senin tekrar geleceğini umuyorum.I hope you'll come back again.
Senin bugün geleceğini sanıyordum.I thought you'd come today.
Bu sorunların nasıl üstesinden geleceğiz?How will we overcome these problems?
Erken geleceğim.I'll come early.
Sonra geleceğim.I'll come later.
Yakında geleceğim.I'll arrive soon.
Fadıl, Leyla'nın geleceğinden korktu.Fadil feared for Layla's future.
Bu kez kız kardeşimle geleceğim.This time, I'll come with my sister.
Fadıl önünde parlak bir geleceği olan genç bir adamdı.Fadil was a young man with a bright future ahead of him.
Ben 2.30'da geleceğim.I'll come at 2:30.
Mary geleceği haber verebilir.Mary can foretell the future.
Mary geleceği öngörebilir.Mary can predict the future.
Mary geleceği tahmin edebilir.Mary can predict the future.
Tom Mary'ye eve geç geleceğini söyledi.Tom told Mary that he was going to be home late.
Sami geleceği parlak bir kardiyologdu.Sami was a promising cardiologist.
O geleceği parlak bir öğrenci.She is a promising pupil.
O geleceği parlak bir öğrenciydi.She was a promising pupil.
Dilin geleceği umut verici görünüyor.The language's future looks promising.
Çocuğunuz öldüğünde, geleceğinizi kaybedersiniz.When your child dies, you lose your future.
Çocuğun ölünce geleceğini kaybedersin.You lose your future when your child dies.
Her kelime geleceği değiştirir. İster iyi ister kötü olsun, konuşulan sözcüğe bağlıdır.Every word alters the future. Whether good or bad, depends on the word spoken.
Cuma öğleden sonra geleceğim.I'll come on Friday afternoon.
Muhtemelen geleceğim.I'll probably come.
Bu şimdi gerçekten önemli; Bu bizim geleceğimizle ilgili.It's really important now; it's about our future.
Ertesi gün tekrar geleceğini söyledi.He said he would come again on the following day.
İnsanlığın geleceği dış uzaydır.The future of humanity is in outer space.
Geleceği tahmin edebilirim.I can predict the future.
Gerçekten Tom'un buraya vaktinde geleceğini mi düşünüyordun?Did you really think Tom would get here on time?
Buraya zamanında geleceğimizi hiç düşünmemiştim.I never thought we'd get here on time.
Buraya zamanında geleceğimizi düşünmedim.I didn't think we'd get here on time.
Tom'un geri geleceğinden emin misin?Are you sure Tom will come back?
Tom'un geri geleceğini mi düşünüyorsun?Do you think Tom will be back?
İlgili Sayfalar