gele gele ile cümle
gele gele kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Senin elinden geleni yapıyor olduğuna eminim.I'm sure you're doing your best.
Elinden geleni yapmaya çalış.Try to do your best.
Sadece elinden geleni yapmaya çalış.Just try to do your best.
Elinden geleni yapıyor musun?Are you trying your best?
Her zaman elinden geleni yapmaya çalışmalısın.You should always try to do your best.
Tom'un elinden geleni yapacağından eminim.I'm sure Tom will do his best.
Ehliyetim gelecek yıl doğum günümde sona eriyor.My driver's license expires on my birthday next year.
Ehliyetimin gelecek yıl doğum günümde süresi doluyor.My driver's license expires on my birthday next year.
Elimizden gelen bu mudur?Is this the best we can do?
Senin kız arkadaşın saat kaçta eve geri gelecek?At what time will your girlfriend come back home?
Vekil öğretmen buraya gelene kadar sessizce bekleyin.Wait quietly until the substitute teacher gets here.
Tom'un saat kaçta buraya geleceğine dair bir fikrin var mı?Do you have any idea what time Tom will get here?
Tom'un gelecek hafta sonu Boston'a gitmeyi planlayıp planlamadığını biliyor musun?Do you know whether or not Tom plans to go to Boston next weekend?
Tom'un gelecek sefer daha çok çalışacağını düşünüyor musun?Do you think Tom will try harder next time?
Üçümüz gelecek hafta sonu kampa gidersek ne dersin?How about if the three of us go camping next weekend?
Gelecek hafta okula gelmemek zorundayım.I have to be absent from school next week.
Gelecek sefer biraz daha çok çalışmalıyım.I have to try a little harder next time.
Tom'un gelecek hafta sonu bizimle yüzmeye gitmek istediğini duydum.I heard that Tom wanted to go swimming with us next weekend.
Umarım yakında geri gelebileceksin.I hope you'll be able to come back soon.
Gelecek sefer daha fazla uğraşacağıma söz veriyorum.I promise I'll try harder next time.
Gelecek sefer biraz daha çok denememizi öneriyorum.I suggest we try a little harder next time.
Sanırım yakın gelecekte Tom'un Boston'a gitmesi muhtemel.I think Tom is likely to go to Boston in the near future.
Tom'un uykusu gelebileceğini düşünüyorum.I think Tom might be sleepy.
Tom'un gelecek yaz Boston'a gideceğini düşünüyorum.I think Tom will go to Boston next summer.
Tom'un ne zaman geleceğini merak ediyorum.I wonder when Tom will arrive.
Siz ikinizin partimize gelebildiğine sevindim.I'm glad the two of you could come to our party.
Gelecek sefer ne yapacağımdan emin değilim.I'm not sure what to do next.
Tom ve Mary'nin gelecek hafta bir parti vereceklerinden oldukça eminim.I'm pretty sure Tom and Mary are having a party next week.
Tom'un bu işin üstesinden gelebileceğine eminim.I'm sure Tom will be able to handle this job.
Tom'un gelecek yıl Avustralya'ya gideceği doğru mu?Is it true that Tom will go to Australia next year?
Gelecek hafta erken bir zamanda bir toplantı planlayalım.Let's schedule a meeting sometime early next week.
Lütfen kazaları önlemek için elinizden geleni yapın.Please try your best to avoid accidents.
Lütfen başka herkesle iyi geçinmek için elinden geleni yapmaya çalış.Please try your best to get along with everybody else.
Lütfen buraya zamanında gelmek için elinden geleni yapmaya çalış.Please try your best to get here on time.
Lütfen geç kalmamak için elinden geleni yapmaya çalış.Please try your best to not be late.
Biz elimizden geleni yaparız.We do our best.
Gelecek sefer ne yapacağımızı biliyoruz.We know what to do next.
Elimizden geleni yapmamız lazım.We need to do what we can.
Gelecek hafta sonu birlikte bir şey yapmalıyız.We should do something together next weekend.
Gelecek hafta Boston'a gitmeni istiyoruz.We want you to go to Boston next week.
Elimizden gelenin en iyisini yapacağız.We'll do the best we can.
Muhtemelen gelecek hafta Boston'a gideceğiz.We'll probably go to Boston next week.
Gelebildiğine çok sevindik.We're so glad you could come.
Gelecek sefer önce gidersin.You go first next time.
Tom'un ne zaman gelebileceğini asla bilmezsin.You never know when Tom might show up.
Gelecek sefer bundan daha iyi yapsan iyi olur.You'd better do better than that next time.
Gelecek hafta Tom'la buluşmak için Boston'a gitmek zorunda kalacaksın.You'll have to go to Boston to meet Tom next week.
Muhtemelen gelen ilk kişi olacaksın.You'll probably be the first one to show up.
Sen bu gece gelen tek kişisin.You're the only one who came tonight.
Tom gerçekten geleceği tahmin edebileceğine inanıyordu.Tom actually believed he could predict the future.
Tom Mary'ye yardım etmek her zaman için elinden geleni yaptı.Tom always did his best to help Mary.
Tom bana yardım etmek için her zaman elinden geleni yaptı.Tom always did his best to help me.
Tom Mary'yi mutlu etmek için her zaman elinden geleni yapar.Tom always does his best to make Mary happy.
Tom ve ben yeni gelen kişiler değiliz.Tom and I are newcomers.
Tom ve ben Mary'ye yardım etmek için elimizden geleni yaptık.Tom and I did our best to help Mary.
Tom ve ben gelecek için planlarımızı tartıştık.Tom and I discussed our plans for the future.
Tom ve ben elimizden geleni denedik.Tom and I tried our best.
Tom ve ben elimizden geleni yapacağız.Tom and I'll do our best.
Tom ve Mary gelecek için planlarını tartıştılar.Tom and Mary discussed their plans for the future.
Tom aslında geleceği tahmin edebileceğine inanıyordu.Tom believed he could actually predict the future.
İlgili Sayfalar