gele gele ile cümle
gele gele kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
4
ORT. KELİME
Aşağıya geleceğim.I'll come down.
Eve geleceğim.I'll come home.
Şimdi geleceğim.I'll come now.
Dışarı geleceğim.I'll come outside.
Bu, kulağa çok doğal gelen bir Japonca.That's very natural-sounding Japanese.
Gelen bir şey var.There's something coming.
Geri gelecekler.They'll come back.
Onunla arkadaş olmak için elimden gelenin en iyisini yaptım.I did my best to make friends with him.
Gelecekte daha iyisini yapmak için çalış.Try to do better in the future.
Bu işin geleceği yok.This job has no future.
Beni gelecekteki karınla tanıştır.Introduce me to your future wife.
Gelecek hakkında bu kadar karamsar olma.Don't be so gloomy about the future.
O, gelecek pazar evlenecek.He'll be married next Sunday.
O, geleceği çok parlak genç bir adamdır.He's a very promising young man.
Bir gün tekrar geleceğini umuyorum.I hope you'll come again some day.
Bugün başıma gelenleri tahmin edemeyeceğine bahse girerim.I'll bet you can't guess what happened to me today.
Tom'un üstesinden gelebilirim.I can handle Tom.
Tom ne zaman gelecek?When will Tom arrive?
Bu öğleden sonra ya da yarın öğleden sonra gelebilir misin?Can you come this afternoon or tomorrow afternoon?
O gelecek yıl reşit olacak.He will come of age next year.
Gelecek ayın ikinci veya üçüncü günü ayrılacağım.I'll leave the second or third of next month.
O gelenek çok yaygınlaştı.That custom has become very widespread.
Gelecek çok umutsuz görünüyor.The future looked very gloomy.
Kimin geleceği umurumda değilI don't care who's coming.
Tom eve ne zaman gelecek?When will Tom come home?
Bir dakika içinde geleceğim.I won't be a minute.
Kısa sürede geleceğim.I won't be a moment.
Sake geleneksel alkollü Japon içkisidir.Sake is a traditional Japanese alcoholic drink.
İnsanlar gelecekteki ihtiyaçlarını hafife alma eğilimindedir.People have a tendency to underestimate their future needs.
Tom'un geleceğini düşünmedim.I didn't figure Tom would come.
Senin geleceğini düşünmedim.I didn't think you would come.
Geleceğini düşünmedim.I didn't think you'd show up.
Bu günün geleceğini her zaman biliyordum.I always knew this day would come.
Çok geçmeden Tom'un buraya geleceğinden eminim.I bet it won't be long before Tom gets here.
Aradım ve Mary'nin ne zaman geleceğini bilip bilmediğini Tom'a sordum.I called and asked Tom if he knew when Mary would be arriving.
Gelemediğim için özür dilemek için aradım.I called to apologize for not being able to come.
Eğer istiyorsan geri gelebilirim.I can come back if you want me to.
Daha sonra gelebilirim.I can come back later.
Geri gelebilirim.I can come back.
İstiyorsan gelebilirim.I can come if you want.
Erken gelebilirim.I can come in early.
Ben erken gelebilirim.I can come in early.
Onun üstesinden gelebilirim.I can deal with it.
Kendi başıma bunun üstesinden gelebilirim.I can handle this on my own.
Ne olduğunu görmezden gelemem.I can't ignore what's happened.
Daha sonra yine gelebilirim.I could come back later.
Seninle gelebilirim.I could come with you.
Sarılmak gerçekten iyi gelecek bana.I could really use a hug.
Tom'un geleceğinden emin olamadım.I couldn't be sure that Tom would come.
Tom Mary'nin partisine geleceğini düşünüyordu.Tom thought Mary would come to his party.
Gelecek daha öncesinden daha iyiydi.The future was better before.
Gelecek daha iyiydi.The future used to be better.
Elimden gelen her şeyi yaptım.I did everything I could do.
Gülmemek için elimden gelen her şeyi yaptım.I did everything I could not to laugh.
Evliliğimin geleceği hakkında çok endişeliyim.I'm very concerned about the future of my marriage.
Elimden gelenin en iyisini yaparım.I do the best I can.
Tom'un buraya ne zaman geleceğini bilmiyorum.I don't know when Tom will get here.
Bunu nasıl görmezden gelebileceğini anlamıyorum.I don't see how you can ignore this.
Partine gelebileceğimi sanmıyorum.I don't think I can make it to your party.
Tom'un geri geleceğini sanmıyorum.I don't think Tom will be back.
İlgili Sayfalar