gele gele ile cümle
gele gele kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tom Mary'ye eve erken geleceğine söz verdi.Tom promised Mary he'd come home early.
Tom Mary'nin elinden geleni yaptığını biliyordu.Tom knew that Mary had done her best.
Tom Mary'nin geç geleceğini biliyordu.Tom knew Mary would arrive late.
Tom gelecek cumartesi Mary için sürpriz bir doğum günü partisi düzenliyor.Tom is throwing a surprise birthday party for Mary next Saturday.
Tom bugün Mary'nin okula geleceğinden emin.Tom is certain that Mary will come to school today.
Tom Mary'nin gelecek hafta geleceğini umuyor.Tom hopes that Mary will come next weekend.
Tom'un içinde Mary'nin beş dakika içinde gelebileceğine dair bir his var.Tom has a feeling that Mary might show up in a few minutes.
Tom Mary'nin geleceğini düşünmüyor.Tom doesn't think that Mary will come.
Tom Mary'nin arabayla mı yoksa bisikletle mi geleceğini bilmiyor.Tom doesn't know whether Mary will come by car or by bicycle.
Tom Mary'nin ne zaman geleceğini bilmiyor.Tom doesn't know when Mary will come.
Tom Mary'nin ne zaman geri geleceğini bilmiyor.Tom doesn't know when Mary will come back.
Tom, Mary'nin ne zaman geleceğini bilmiyor.Tom doesn't know when Mary is supposed to come.
Tom Mary'nin ne zaman gelebileceğini bilmiyor.Tom doesn't know when Mary can come.
Tom Mary'nin ne zaman geleceğini kesin olarak bilmiyor.Tom doesn't know for certain when Mary will come.
Tom Mary'den gelen bir tavsiyeye kulak asmaz.Tom doesn't heed any advice from Mary.
Tom'un Mary'nin zamanında geleceğinden şüphesi yok.Tom doesn't doubt that Mary will arrive on time.
Tom'un Mary'nin partiye geleceğinden şüphesi yok.Tom doesn't doubt that Mary will come to the party.
Tom Mary'nin ne zaman geleceğini kesin olarak bilmiyordu.Tom didn't know for certain when Mary was going to arrive.
Tom Mary için elinden geleni yaptı ama o yeterli değildi.Tom did what he could for Mary, but it wasn't enough.
Tom elinden geleni yaptı, ama Mary'den daha yüksek not alamadı.Tom did the best he could, but he wasn't able to get a higher grade than Mary.
Tom Mary'ye yardımcı olmak için elinden geleni yaptı.Tom did his best to help Mary.
Tom Mary'nin zamanında geleceğine güvenebiliyor.Tom can rely on Mary to be on time.
Tom ve Mary gelecek planlarını tartıştılar.Tom and Mary discussed their future plans.
Tom ve Mary gelecek yaz Fuji Dağı'na tırmanacaklar.Tom and Mary are going to climb Mt. Fuji next summer.
Tom ve Mary gelecek ay ilk çocuklarını bekliyorlar.Tom and Mary are expecting their first child next month.
Bu çılgınca gelebilir fakat sanırım ben hâlâ Mary'ye âşığım.It might sound crazy, but I think I'm still in love with Mary.
Tom'da John için Mary'den gelen bir mesaj var.Tom has a message for John from Mary.
Gelebiliyorsan gel!Come if you can!
Doğum günü partine gelemedim.I couldn't come to your birthday party.
Tom Mary'yi mutlu etmek için elinden geleni yapıyor.Tom bends over backwards to make Mary happy.
Sanırım Tom gelecek ama kesin söylemek zor.I think Tom will come, but it's hard to say for sure.
Özgürlük ülkesi, geleceğin ülkesi, seni selamlıyorum!Land of liberty, land of the future, I salute you!
Bugün ben de elimden geleni yapmaya çalışacağım.I'll try my best today, too.
Gelecek hafta sana ya yazacağım ya da telefon edeceğim.I'll either write to you or phone you next week.
O yeni gelen biri.He's a newcomer.
Ben yeni bir bloğa başladım. Sürdürmek için elimden geleni yapacağım.I started a new blog. I'll do my best to keep it going.
Gerçekten önemli olan tek şey, sizin elinizden geleni yapıp yapmamanızdır.The only thing that really matters is whether or not you did your best.
Elimden geleni yaptım.I did my best.
Lütfen, gelecekte biraz daha dikkatli ol.Please, be a bit more careful in the future.
O, partiye gelen tek kişiydi.He was the only one who came to the party.
Tom'un gelecek haftaya kadar senin için bir cevabı olacak.Tom will have an answer for you by next week.
Tom daha iyi zamanların geleceğinden emindi.Tom was sure better times were coming.
Tom Mary'ye eve çok geç saatlerde geleceğinden dolayı beklememesini söyledi.Tom told Mary not to wait up because he wouldn't be home until very late.
Tom gelecek yıl üniversiteye gitmeyi planlıyor.Tom plans to go to college next year.
Tom gelecek hafta tatile gitmeyi planlıyor.Tom plans to go on a vacation next week.
Tom gelecekte daha dikkatli olmayı planlıyor.Tom plans to be more careful in the future.
Tom az önce içeriye gelen adama baktı.Tom looked at the man who had just come in.
Tom John ile gelecek hafta taşınıyor.Tom is moving in with John next week.
Tom, gelecek yıl yurtdışına gidiyor.Tom is going abroad next year.
Tom, gelecek vaat eden genç bir müzisyen.Tom is a promising young musician.
Tom Mary'nin sabah o kadar erken geleceğini ummamıştı.Tom hadn't expected Mary to come so early in the morning.
Tom gelen bir soğuk hissetti.Tom felt a cold coming on.
Tom raporu gelecek haftaya kadar bitirmeyi umuyor.Tom expects to finish the report by next week.
Tom herhangi bir partiye gelen ilk kişi olmayı sevmez.Tom doesn't like being the first one to show up at any party.
Tom para biriktirmek için elinden gelen her şeyi yapar.Tom does everything he can to save money.
Tom elinden gelenin en iyisini yaptı.Tom did the best he could.
Tom Mary'yi korumak için elinden geleni yaptı.Tom did his best to protect Mary.
Tom öfkeyi kontrol altında tutmak için elinden geleni yaptı.Tom did his best to keep temper under control.
Tom Mary'nin Fransızca konuşmayı öğrenmesi için elinden geleni yaptı.Tom did his best to help Mary learn French.
Tom kalma sebebi bulmak için elinden geleni yaptı.Tom did his best to find a reason to stay.
İlgili Sayfalar