Ana içeriğe geç
Sözlük

geldiler ile cümle

geldiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
59
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Yakınları bunu duyunca, ‹‹Aklını kaçırmış›› diyerek Onu almaya geldiler.Og da hans nærmeste fikk høre om det, gikk de hjemmefra for å få fatt på ham; for de sa: Han er fra sig selv.
Yakınları bunu duyunca, ‹‹Aklını kaçırmış›› diyerek Onu almaya geldiler.Og da hans nærmeste hørte det, gik de ud for at drage ham til sig thi de sagde: "Han er ude af sig selv."
Yakınları bunu duyunca, ‹‹Aklını kaçırmış›› diyerek Onu almaya geldiler.Quando os seus ouviram isso, saíram para o prender; porque diziam: Ele está fora de si.
Yakınları bunu duyunca, ‹‹Aklını kaçırmış›› diyerek Onu almaya geldiler.Und da es die Seinen hörten, gingen sie aus und wollten ihn halten; denn sie sprachen: Er ist von Sinnen.
Yakınları bunu duyunca, ‹‹Aklını kaçırmış›› diyerek Onu almaya geldiler.Zijn familie, die dit hoorde, ging er naar toe om Hem te halen. "Hij weet niet meer wat Hij doet", zeiden zij.
Yakınları bunu duyunca, ‹‹Aklını kaçırmış›› diyerek Onu almaya geldiler.Και οτε ηκουσαν οι συγγενεις αυτου, εξηλθον δια να πιασωσιν αυτον διοτι ελεγον οτι ειναι εξω εαυτου.
Yakınları bunu duyunca, ‹‹Aklını kaçırmış›› diyerek Onu almaya geldiler.А своите Му, като чуха това, излязоха за да Го хванат; защото казваха, че не бил на Себе Си.
Yakınları bunu duyunca, ‹‹Aklını kaçırmış›› diyerek Onu almaya geldiler.И, услышав, ближние Его пошли взять Его, ибо говорили, что Он вышел из себя.
Yakınları bunu duyunca, ‹‹Aklını kaçırmış›› diyerek Onu almaya geldiler.І прочувши свояки Його, вийшли взяти Його; казали бо, що Він не при собі.
Yakınları bunu duyunca, ‹‹Aklını kaçırmış›› diyerek Onu almaya geldiler.וישמעו קרוביו ויצאו להחזיק בו כי אמרו יצא מדעתו׃
Yakınları bunu duyunca, ‹‹Aklını kaçırmış›› diyerek Onu almaya geldiler.ولما سمع اقرباؤه خرجوا ليمسكوه لانهم قالوا انه مختل.
Yakınları bunu duyunca, ‹‹Aklını kaçırmış›› diyerek Onu almaya geldiler.耶 穌 的 親 屬 聽 見 、 就 出 來 要 拉 住 他 、 因 為 他 們 說 他 癲 狂 了
Yakınları bunu duyunca, ‹‹Aklını kaçırmış›› diyerek Onu almaya geldiler.耶穌 的 親屬聽見 、 就 出來 要 拉住 他 、 因為 他 們說 他 癲狂了
Yani bu noktada alıcı sayınız normalde olandan daha fazla, açık pozisyoncular da alım için geldiler zira.왜냐하면 저는 그걸 전에 빌린 것이기 대문이죠.
Yani bu noktada alıcı sayınız normalde olandan daha fazla, açık pozisyoncular da alım için geldiler zira.On aurait donc une plus grosse masse d'acheteurs ici...
Yani bu noktada alıcı sayınız normalde olandan daha fazla, açık pozisyoncular da alım için geldiler zira.Tady budete mít víc kupujících pohromadě.
Yani bu noktada alıcı sayınız normalde olandan daha fazla, açık pozisyoncular da alım için geldiler zira.この時点では、売る人が多くなり、
Yarovamla bütün halk, kralın, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› sözü üzerine, üçüncü gün Rehavamın yanına geldiler.Da alt Folket Tredjedagen kom til Rehabeam, som Kongen havde sagt,
Yarovamla bütün halk, kralın, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› sözü üzerine, üçüncü gün Rehavamın yanına geldiler.Da Jeroboam og alt Folket Tredjedagen kom til Rehabeam, som Kongen havde sagt,
Yarovamla bütün halk, kralın, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› sözü üzerine, üçüncü gün Rehavamın yanına geldiler.삼일만에 여로보암과 모든 백성이 르호보암에게 나아왔으니 이는 왕이 명하여 이르기를 삼일만에 내게로 다시 오라 하였음이라
Yarovamla bütün halk, kralın, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› sözü üzerine, üçüncü gün Rehavamın yanına geldiler.Toen Jerobeam en de Israëlieten drie dagen later bij Rehabeam terugkwamen,
Yarovamla bütün halk, kralın, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› sözü üzerine, üçüncü gün Rehavamın yanına geldiler.ויבא ירבעם וכל העם אל רחבעם ביום השלשי כאשר דבר המלך לאמר שובו אלי ביום השלשי׃
Yarovamla bütün halk, kralın, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› sözü üzerine, üçüncü gün Rehavamın yanına geldiler.ויבו ירבעם וכל העם אל רחבעם ביום השלישי כאשר דבר המלך לאמר שובו אלי ביום השלישי׃
Yarovamla bütün halk, kralın, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› sözü üzerine, üçüncü gün Rehavamın yanına geldiler.فجاء يربعام وجميع الشعب الى رحبعام في اليوم الثالث كما تكلم الملك قائلا ارجعوا اليّ في اليوم الثالث.
Yarovamla bütün halk, kralın, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› sözü üzerine, üçüncü gün Rehavamın yanına geldiler.耶 羅 波 安 和 眾 百 姓 遵 著 羅 波 安 王 所 說 、 你 們 第 三 日 再 來 見 我 的 那 話 、 第 三 日 他 們 果 然 來 了
Yarovamla bütün halk, kralın, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› sözü üzerine, üçüncü gün Rehavamın yanına geldiler.耶 羅 波 安 和 眾 百 姓 遵 著 羅 波 安 王 所 說 、 你 們 第 三 日 再 來 見 我 的 那 話 . 第 三 日 他 們 果 然 來 了
Yarovamla bütün halk, kralın, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› sözü üzerine, üçüncü gün Rehavamın yanına geldiler.耶羅波安 和 眾百姓 遵著 羅波安 王所說 、 你 們 第三 日 再 來見 我 的 那話 、 第三 日 他 們果然 來了
Yarovamla bütün halk, kralın, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› sözü üzerine, üçüncü gün Rehavamın yanına geldiler.耶羅波安 和 眾百姓 遵著 羅波安 王所說 、 你 們 第三 日 再 來見 我 的 那話 . 第三 日 他 們果然 來了
Yerinize gelecek, dört dakika sonra. İşte geldiler. Yaralıları hazırlayın.Przytrzymaj ranę.
Yerinize gelecek, dört dakika sonra. İşte geldiler.До целта остават още 4 минути.
Yeşuya ve İsrail halkına karşı hep birlikte savaşmak için bir araya geldiler.da samlet de sig alle som én for å stride mot Josva og Israel.
Yeşuya ve İsrail halkına karşı hep birlikte savaşmak için bir araya geldiler.đều rập một ý hiệp với nhau đặng giao chiến với Giô-suê và Y-sơ-ra-ên.
Yeşuya ve İsrail halkına karşı hep birlikte savaşmak için bir araya geldiler.đều rập một ý hiệp với nhau đặng giao_chiến với Giô-suê và Y-sơ-ra-ên .
Yeşuya ve İsrail halkına karşı hep birlikte savaşmak için bir araya geldiler.Egybegyülekezének, hogy megvívjanak Józsuéval és Izráellel egy akarattal.
Yeşuya ve İsrail halkına karşı hep birlikte savaşmak için bir araya geldiler.모여서 일심으로 여호수아와 이스라엘로 더불어 싸우려 하더라
Yeşuya ve İsrail halkına karşı hep birlikte savaşmak için bir araya geldiler.niin he kokoontuivat yhteen sotiakseen yksimielisesti Joosuaa ja Israelia vastaan.
Yeşuya ve İsrail halkına karşı hep birlikte savaşmak için bir araya geldiler.samlede de sig for i Fællesskab at kæmpe mod Josua og Israel.
Yeşuya ve İsrail halkına karşı hep birlikte savaşmak için bir araya geldiler.sammelten sie sich einträchtig zuhauf, daß sie wider Josua und wider Israel stritten.
Yeşuya ve İsrail halkına karşı hep birlikte savaşmak için bir araya geldiler.s'au unit împreună într'o înţelegere ca să lupte împotriva lui Iosua şi împotriva lui Israel.
Yeşuya ve İsrail halkına karşı hep birlikte savaşmak için bir araya geldiler.se agruparon para combatir de común acuerdo contra Josué e Israel
Yeşuya ve İsrail halkına karşı hep birlikte savaşmak için bir araya geldiler.se ajuntaram de comum acordo para pelejar contra Josué e contra Israel.
Yeşuya ve İsrail halkına karşı hep birlikte savaşmak için bir araya geldiler.Sebrali se spolu, aby bojovali proti Jozue a proti Izraeli jednomyslně.
Yeşuya ve İsrail halkına karşı hep birlikte savaşmak için bir araya geldiler.Semua raja itu bermufakat dan bergabung untuk memerangi Yosua dan umat Israel
Yeşuya ve İsrail halkına karşı hep birlikte savaşmak için bir araya geldiler.si allearono per far guerra di comune accordo contro Giosuè e Israele
Yeşuya ve İsrail halkına karşı hep birlikte savaşmak için bir araya geldiler.slöto de sig endräktigt tillhopa för att strida mot Josua och Israel.
Yeşuya ve İsrail halkına karşı hep birlikte savaşmak için bir araya geldiler.so se zbrali vsi enodušno, da se vojskujejo z Jozuetom in z Izraelom.
Yeşuya ve İsrail halkına karşı hep birlikte savaşmak için bir araya geldiler.s`unirent ensemble d`un commun accord pour combattre contre Josué et contre Israël.
Yeşuya ve İsrail halkına karşı hep birlikte savaşmak için bir araya geldiler.Zebrali się pospołu, aby walczyli przeciw Jozuemu, i przeciw Izraelowi, jednomyślnie.
Yeşuya ve İsrail halkına karşı hep birlikte savaşmak için bir araya geldiler.že sobrali sa dovedna bojovať s Jozuom a s Izraelom jednomyseľne.
Yeşuya ve İsrail halkına karşı hep birlikte savaşmak için bir araya geldiler.συνηχθησαν παντες ομου, δια να πολεμησωσι τον Ιησουν και τον Ισραηλ.
Yeşuya ve İsrail halkına karşı hep birlikte savaşmak için bir araya geldiler.собрались вместе, дабы единодушно сразиться с Иисусом и Израилем.
Yeşuya ve İsrail halkına karşı hep birlikte savaşmak için bir araya geldiler.събраха се единодушно да се бият с Исуса и Израиля.
Yeşuya ve İsrail halkına karşı hep birlikte savaşmak için bir araya geldiler.ויתקבצו יחדו להלחם עם יהושע ועם ישראל פה אחד׃
Yeşuya ve İsrail halkına karşı hep birlikte savaşmak için bir araya geldiler.اجتمعوا معا لمحاربة يشوع واسرائيل بصوت واحد
Yeşuya ve İsrail halkına karşı hep birlikte savaşmak için bir araya geldiler.就 都 聚 集 、 同 心 合 意 的 、 要 與 約 書 亞 和 以 色 列 人 爭 戰
Yeşuya ve İsrail halkına karşı hep birlikte savaşmak için bir araya geldiler.就都 聚集 、 同心 合意 的 、 要與 約書亞 和 以色列人 爭戰
Yıldız erkek ve kız kardeşlerimiz gezegensel yükselişimizde bize destek olmak için sevgi ve barışla geldiler.Je sais que ma famille galactique est ici. Et vous? - Marco Missinato (Italien)
Yıldız erkek ve kız kardeşlerimiz gezegensel yükselişimizde bize destek olmak için sevgi ve barışla geldiler.Наши братья и сестры со звезд пришли с любовью и миром чтобы помочь нам в планетарном Вознесении.
Yıldız erkek ve kız kardeşlerimiz gezegensel yükselişimizde bize destek olmak için sevgi ve barışla geldiler..לקבל שאיננו לבד אחינו ואחיותניו מהכוכבים באים באהבה ובשלום לסייע לנו
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod