TARİHİNİN gecesiНощта на ДАТА
TARİHİNİN gecesiالـ من DATE
TARİHİNİN gecesi日付上の夜
Ve bu adamın büyükbabası kutup gecesinden veya kar fırtınasından korkmuyormuş.Așa că bunicul acestui om nu a fost intimidat de noaptea arctică sau de viscolul care sufla.
Ve bu adamın büyükbabası kutup gecesinden veya kar fırtınasından korkmuyormuş.Assim, o avô deste homem não ficou intimidado com a noite do Ártico ou com os nevões.
Ve bu adamın büyükbabası kutup gecesinden veya kar fırtınasından korkmuyormuş.Der Großvater des Mannes fürchtete sich nicht vor der arktischen Nacht oder dem wehenden Sturm.
Ve bu adamın büyükbabası kutup gecesinden veya kar fırtınasından korkmuyormuş.Do đó, ông của người đàn ông này không phải chịu sự đe dọa của đêm Bắc cực giá rét hay bão tuyết thổi qua.
Ve bu adamın büyükbabası kutup gecesinden veya kar fırtınasından korkmuyormuş.Ennek az embernek a nagyapja tehát nem ijedt meg a sarkvidéki éjszakától, sem a tomboló hóvihartól.
Ve bu adamın büyükbabası kutup gecesinden veya kar fırtınasından korkmuyormuş.Entonces, el abuelo de mi guía no fue intimidado por la noche ártica ni la tormenta de nieve que soplaba.
Ve bu adamın büyükbabası kutup gecesinden veya kar fırtınasından korkmuyormuş.Et le grand père de cet homme n'était pas intimidé par les nuits arctiques ni par la tempête qui soufflait.
Ve bu adamın büyükbabası kutup gecesinden veya kar fırtınasından korkmuyormuş.Il nonno di quest'uomo non si fece intimidire dalla notte artica o dal blizzard che soffiava.
Ve bu adamın büyükbabası kutup gecesinden veya kar fırtınasından korkmuyormuş.Joten tämän miehen isoisä ei pelännut arktista yötä tai raivoavaa lumimyrskyä.
Ve bu adamın büyükbabası kutup gecesinden veya kar fırtınasından korkmuyormuş.이 사람의 할아버지는 북극의 밤을 두려워하지 않았습니다. 불어닥치는 폭풍도 겁내지 않았습니다.
Ve bu adamın büyükbabası kutup gecesinden veya kar fırtınasından korkmuyormuş.Olayuks opa was niet bang voor de poolnacht of de storm die raasde.
Ve bu adamın büyükbabası kutup gecesinden veya kar fırtınasından korkmuyormuş.Więc jego dziadek nie bał się arktycznej nocy czy wiejącej śnieżycy.
Ve bu adamın büyükbabası kutup gecesinden veya kar fırtınasından korkmuyormuş.И така, дядото на този мъж не се страхувал от Арктическата нощ или от виелицата, която духала.
Ve bu adamın büyükbabası kutup gecesinden veya kar fırtınasından korkmuyormuş.Поэтому дед этого старика не боялся арктической ночи и снежной бури.
Ve bu adamın büyükbabası kutup gecesinden veya kar fırtınasından korkmuyormuş.Тому ні арктична ніч, ні завірюха не лякали діда мого співрозмовника.
Ve bu adamın büyükbabası kutup gecesinden veya kar fırtınasından korkmuyormuş.כך שסבו של האיש לא פחד מהלילה הארקטי או מסופת השלגים שהתחוללה.
Ve bu adamın büyükbabası kutup gecesinden veya kar fırtınasından korkmuyormuş.ولذلك، لم يكن جد هذا الرجل مرعوب بواسطة ليل القطب الشمالي أو العاصفة الثلجية التي كانت تهب
Ve bu adamın büyükbabası kutup gecesinden veya kar fırtınasından korkmuyormuş.脅えることはありませんでした 彼は当たり前のように外へ出て アザラシの毛皮のズボンを下ろし
Ve cuma gecesi de riskli seks ya da mutluluk arasında karar vermeye çalışıyoruz."A piatok večer sa snažíme rozhodnúť medzi nechráneným sexom a šťastím."
Ve cuma gecesi de riskli seks ya da mutluluk arasında karar vermeye çalışıyoruz."A v pátek se snažíme rozhodnout mezi nechráněným sexem a štěstím."
Ve cuma gecesi de riskli seks ya da mutluluk arasında karar vermeye çalışıyoruz."Dan Jumat malam kami mencoba untuk menentukan antara seks beresiko atau bahagia."
Ve cuma gecesi de riskli seks ya da mutluluk arasında karar vermeye çalışıyoruz."És péntek este megpróbálunk dönteni a kockázatos szex vagy a boldogság között."
Ve cuma gecesi de riskli seks ya da mutluluk arasında karar vermeye çalışıyoruz."Et pour vendredi soir, on hésite entre le sexe dangereux et le bonheur."
Ve cuma gecesi de riskli seks ya da mutluluk arasında karar vermeye çalışıyoruz."E venerdì sera cercheremo di scegliere tra sesso a rischio e felicità."
Ve cuma gecesi de riskli seks ya da mutluluk arasında karar vermeye çalışıyoruz."그리고 금요일 밤은 위험한 섹스와 행복 사이의 선택에 관해서 논하곤 한답니다."
Ve cuma gecesi de riskli seks ya da mutluluk arasında karar vermeye çalışıyoruz."Och fredag kväll väljer vi mellan oskyddat sex eller lycka.
Ve cuma gecesi de riskli seks ya da mutluluk arasında karar vermeye çalışıyoruz."Og fredag aften skal vi vælge mellem usikker sex og lykke."
Ve cuma gecesi de riskli seks ya da mutluluk arasında karar vermeye çalışıyoruz."(Risos) (Aplausos)
Ve cuma gecesi de riskli seks ya da mutluluk arasında karar vermeye çalışıyoruz."Şi vineri seara alegem între sex neprotejat şi fericire."
Ve cuma gecesi de riskli seks ya da mutluluk arasında karar vermeye çalışıyoruz."Und am Freitag entscheiden wir uns zwischen riskantem Sex und Glück."
Ve cuma gecesi de riskli seks ya da mutluluk arasında karar vermeye çalışıyoruz."Và tối thứ sáu chúng tôi phải lựa chọn giữa tình dục không an toàn và sự hạnh phúc."
Ve cuma gecesi de riskli seks ya da mutluluk arasında karar vermeye çalışıyoruz."Vrijdagavond proberen we te kiezen tussen riskante seks of geluk."
Ve cuma gecesi de riskli seks ya da mutluluk arasında karar vermeye çalışıyoruz."W piątek wahamy się między ryzykownym seksem a szczęściem."
Ve cuma gecesi de riskli seks ya da mutluluk arasında karar vermeye çalışıyoruz."Y el viernes estamos entre sexo riesgoso y felicidad".
Ve cuma gecesi de riskli seks ya da mutluluk arasında karar vermeye çalışıyoruz."Και Παρασκευή βράδυ προσπαθούμε να αποφασίσουμε μεταξύ ριψοκίνδυνου σεξ και ευτυχίας."
Ve cuma gecesi de riskli seks ya da mutluluk arasında karar vermeye çalışıyoruz."А в пятницу выбираем между опасным сексом и счастьем".
Ve cuma gecesi de riskli seks ya da mutluluk arasında karar vermeye çalışıyoruz."А у п'ятницю ввечері ми вирішуємо, що краще - небезпечний секс чи щастя".
Ve cuma gecesi de riskli seks ya da mutluluk arasında karar vermeye çalışıyoruz."Петък вечер се опитваме да изберем между рисков секс или щастие."
Ve cuma gecesi de riskli seks ya da mutluluk arasında karar vermeye çalışıyoruz."ויום שישי אנחנו מנסים להחליט בין סקס בסיכון לאושר."
Ve cuma gecesi de riskli seks ya da mutluluk arasında karar vermeye çalışıyoruz."ويوم الجمعة نحاول أن نقرر بين الجنس الخطر أو السعادة."
Ve cuma gecesi de riskli seks ya da mutluluk arasında karar vermeye çalışıyoruz."まだ決めかねています」(笑)
Ve Engin Akyürek 30 Mart gecesi galası yapılan Romantika müzikali ile seyirci karşısına çıkar.Et Engin Akyurek eu sur la scène musicale avec Romantika créée le 30 Mars.
Ve Engin Akyürek 30 Mart gecesi galası yapılan Romantika müzikali ile seyirci karşısına çıkar.Y Engin Akyurek aparecio en la escena 30. de Marzo en el estreno del musical Romantica.
Ve Engin Akyürek 30 Mart gecesi galası yapılan Romantika müzikali ile seyirci karşısına çıkar.Και o Engin Akyurek ανέβηκε στη σκηνή με το Μιούζικαλ "Romantika" που έκανε πρεμιέρα στις 30 Μαρτίου.
Ve Engin Akyürek 30 Mart gecesi galası yapılan Romantika müzikali ile seyirci karşısına çıkar.И на 30 Март вечерта Енгин Акюрек излиза пред зрителите с премиерата на мюзикъла "Романтика".
Ve Engin Akyürek 30 Mart gecesi galası yapılan Romantika müzikali ile seyirci karşısına çıkar.وصعد أنجين أكيوريك على المسرح فى المسرحية الموسيقية " رومانتيكا"، التى عرضت للمرة الأولى فى 30 مارس
Ve sonra, cuma gecesi,"그리고 나서는, 그 금요일 밤 늦은시간에,"
Ve sonra, cuma gecesi,Tym późnym wieczorem w piątek, na dachu
Ve sonra, cuma gecesi, Yale Hukuk Fakültesi'nin çatısında şarkı söylemeye başladım, sessiz de değildim hani.A pak jsem v pátek pozdě večer na střeše právnické fakulty začala hlasitě zpívat.
Ve sonra, cuma gecesi, Yale Hukuk Fakültesi'nin çatısında şarkı söylemeye başladım, sessiz de değildim hani.Até que, numa sexta à noite já tarde, no telhado da Yale Law School, comecei a cantar, e bem alto.
Ve sonra, cuma gecesi, Yale Hukuk Fakültesi'nin çatısında şarkı söylemeye başladım, sessiz de değildim hani.En toen, op een late vrijdagavond, op het dak van Yale Law School, begon ik te zingen, en niet eens stil.
Ve sonra, cuma gecesi, Yale Hukuk Fakültesi'nin çatısında şarkı söylemeye başladım, sessiz de değildim hani.És akkor, pénteken késő este, a Yale jogi karának tetején elkezdtem énekelni, nem éppen halkan.
Ve sonra, cuma gecesi, Yale Hukuk Fakültesi'nin çatısında şarkı söylemeye başladım, sessiz de değildim hani.Och sedan, en sen fredagkväll, på taket på Yale Law School, började jag sjunga, och inte särskilt tyst heller.
Ve sonra, cuma gecesi, Yale Hukuk Fakültesi'nin çatısında şarkı söylemeye başladım, sessiz de değildim hani.Έπειτα, αργά μια Παρασκευή βράδυ, στη στέγη της Νομικής Σχολής του Γιέιλ, άρχισα να τραγουδάω, μάλλον δυνατά.
Ve sonra, cuma gecesi,И тогава, късно в петък вечер, на покрива на училището по право Йейл,
Ve sonra, cuma gecesi,Поздним вечером пятницы, стоя на крыше
Ve sonra, cuma gecesi,ואז, בשעה מאוחרת בליל שישי,