Gecesi mumlar yanmış ve güler yüzlü günNočná sviečky vyhorel a veselý deň
Gecesi mumlar yanmış ve güler yüzlü günNoc na świece są spalone, i pogodny dzień
Gecesi mumlar yanmış ve güler yüzlü günNoční svíčky vyhořel a veselý den
Gecesi mumlar yanmış ve güler yüzlü günNoite velas são queimadas, e dia alegre
Gecesi mumlar yanmış ve güler yüzlü günNotte candele sono bruciati, e il giorno giocondo
Gecesi mumlar yanmış ve güler yüzlü günΤα κεριά Νύχτας σβήσει, και ευδιάθετος ημέρες
Gerçekte, Cuma gecesi geç saatte, arkadaşlarınızla birlikte sohbet ederken duyduğunuz histir.C'est un peu ce que l'on ressent lors d'une soirée passée entre amis à papoter tranquillement.
Gerçekte, Cuma gecesi geç saatte, arkadaşlarınızla birlikte sohbet ederken duyduğunuz histir.금요일 밤 늦게 친구들과 둘러앉아 시시콜콜한 이야기를 나눌때 느낄 수 있는 감정을 나타냅니다.
Gerçekte, Cuma gecesi geç saatte, arkadaşlarınızla birlikte sohbet ederken duyduğunuz histir.Na verdade, é o sentimento que obtém, numa sexta-feira à noite, rodeado pelos seus amigos a conversar.
Gerçekte, Cuma gecesi geç saatte, arkadaşlarınızla birlikte sohbet ederken duyduğunuz histir.Ogólnie oznacza uczucie, gdy w piątkową noc swobodnie rozmawiasz w gronie znajomych.
Gerçekte, Cuma gecesi geç saatte, arkadaşlarınızla birlikte sohbet ederken duyduğunuz histir.Popisuje pocit, který má člověk v pozdních hodinách v pátek večer při klábosení s přáteli.
Gerçekte, Cuma gecesi geç saatte, arkadaşlarınızla birlikte sohbet ederken duyduğunuz histir.Popisuje pocit, ktorý má človek v neskorých hodinách v piatok večer pri rozprávaní sa s priateľmi.
Gerçekte, Cuma gecesi geç saatte, arkadaşlarınızla birlikte sohbet ederken duyduğunuz histir.Sungguh menggambarkan perasaan Anda, saat larut di malam Sabtu, Dikelilingi oleh teman-teman Mengobrol santai,
Gerçekte, Cuma gecesi geç saatte, arkadaşlarınızla birlikte sohbet ederken duyduğunuz histir.Tänk dig en sen fredagskväll. Du umgås med dina vänner, snackar en massa strunt.
Gerçekte, Cuma gecesi geç saatte, arkadaşlarınızla birlikte sohbet ederken duyduğunuz histir.Thực sự đó là cảm giác bạn có, vào đêm thứ sáu, Xung quanh là bạn bè của bạn Đang chém gió,
Gerçekte, Cuma gecesi geç saatte, arkadaşlarınızla birlikte sohbet ederken duyduğunuz histir.Περιγράφει το συναίσθημα που νιώθει κάποιος μια Παρασκευή βράδυ συζητώντας χαλαρά, παρέα με τους φίλους του
Gerçekte, Cuma gecesi geç saatte, arkadaşlarınızla birlikte sohbet ederken duyduğunuz histir.Воно описує відчуття, коли ви збираєтеся в п"ятницю ввечері з друзями й балакаєте про все на світі.
Gerçekte, Cuma gecesi geç saatte, arkadaşlarınızla birlikte sohbet ederken duyduğunuz histir.Это чувство, которое бывает вечером в пятницу, когда вы сидите в кругу друзей и просто болтаете с ними.
Gerçekte, Cuma gecesi geç saatte, arkadaşlarınızla birlikte sohbet ederken duyduğunuz histir.זו בעצם ההרגשה שמקבלים, מאוחר בליל שישי, כשאתם מוקפים בחברים מנהלים שיחה נעימה,
Gerçekte, Cuma gecesi geç saatte, arkadaşlarınızla birlikte sohbet ederken duyduğunuz histir.しゃべっているときの感じです でも何か少し違う もっとおだやかで、親しい間柄での
Gerçekte ne olmuştu? Bir çöl gecesi, dünyanın bir ucunda ve tarihin neredeyse başında ne oldu?Ce s-a întâmplat, de fapt, într-o seară pustie, în cealaltă parte a lumii, cu o jumătate de istorie în urmă?
Gerçekte ne olmuştu? Bir çöl gecesi, dünyanın bir ucunda ve tarihin neredeyse başında ne oldu?Cosa è successo realmente una notte nel deserto, a mezzo mondo e quasi a metà storia di distanza?
Gerçekte ne olmuştu? Bir çöl gecesi, dünyanın bir ucunda ve tarihin neredeyse başında ne oldu?Čo sa skutočne stalo jednej púštnej noci o polovicu sveta a takmer polovicu histórie ďalej?
Gerçekte ne olmuştu? Bir çöl gecesi, dünyanın bir ucunda ve tarihin neredeyse başında ne oldu?Điều gì đã thực sự xảy ra trong một đêm sa mạc, một nửa thế giới và gần một nửa phần lịch sử đã qua?
Gerçekte ne olmuştu? Bir çöl gecesi, dünyanın bir ucunda ve tarihin neredeyse başında ne oldu?Kaj se je dejansko zgodilo neko noč v puščavi, pol sveta in skoraj pol zgodovine daleč stran?
Gerçekte ne olmuştu? Bir çöl gecesi, dünyanın bir ucunda ve tarihin neredeyse başında ne oldu?Mi is történt valójában azon a sivatagi éjjelen, egy fél világgal és történelemmel arrébb?
Gerçekte ne olmuştu? Bir çöl gecesi, dünyanın bir ucunda ve tarihin neredeyse başında ne oldu?O que realmente aconteceu uma noite no deserto, à distância de metade do mundo e de quase metade da história?
Gerçekte ne olmuştu? Bir çöl gecesi, dünyanın bir ucunda ve tarihin neredeyse başında ne oldu?¿Qué sucedió realmente una noche desierta, al otro lado del mundo y casi a la mitad de la historia?
Gerçekte ne olmuştu? Bir çöl gecesi, dünyanın bir ucunda ve tarihin neredeyse başında ne oldu?Vad var det som egentligen hände en natt i öknen, på andra sidan jorden, nästan halvvägs tillbaka i historien?
Gerçekte ne olmuştu? Bir çöl gecesi, dünyanın bir ucunda ve tarihin neredeyse başında ne oldu?Τι πραγματικά συνέβη μια νύχτα στην έρημο, στην άλλη άκρη του κόσμου, πριν από πολλούς αιώνες;
Gerçekte ne olmuştu? Bir çöl gecesi, dünyanın bir ucunda ve tarihin neredeyse başında ne oldu?Какво всъщност се е случило тази нощ в пустинята, на това далечно място, преди толкова години?
Gerçekte ne olmuştu? Bir çöl gecesi, dünyanın bir ucunda ve tarihin neredeyse başında ne oldu?Что же в действительности произошло однажды ночью в пустыне на другом конце света сотни лет назад?
Gerçekte ne olmuştu? Bir çöl gecesi, dünyanın bir ucunda ve tarihin neredeyse başında ne oldu?Що насправді сталося у пустелі тієї ночі в іншій частині земної кулі понад тисячу років тому?
Hiçbirşey ters gitmeyecekmiş gibi görünüyordu Ama fırtınalı bir 1942 gecesinde şansları degisti.'Bem, eu tento meu melhor.'
İngiltere aristokrasisinin içindeydi. bir cumartesi gecesi Marylebone'daEra un om foarte bogat şi într-un fel, făcea parte din aristocraţia Marii Britanii.
İngiltere aristokrasisinin içindeydi. bir cumartesi gecesi Marylebone'da일종의 영국 귀족 계급 출신이었습니다 메릴본에서는 토요일 밤이 되면
İngiltere aristokrasisinin içindeydi. bir cumartesi gecesi Marylebone'dalid van de Britse aristocratie.
İngiltere aristokrasisinin içindeydi. bir cumartesi gecesi Marylebone'daUn samedi soir à Marylebone,
İngiltere aristokrasisinin içindeydi. bir cumartesi gecesi Marylebone'daY si Ud. participaba en la vida intelectual de la época
İngiltere aristokrasisinin içindeydi. bir cumartesi gecesi Marylebone'daהיה חלק מאצולת בריטניה. בלילות ימי שבת במרילבון,
İngiltere aristokrasisinin içindeydi. bir cumartesi gecesi Marylebone'daجزء من الطبقة الأرستقراطية في بريطانيا، وفي ليلة يوم أحد في ماريليبون،
İngiltere aristokrasisinin içindeydi. bir cumartesi gecesi Marylebone'da土曜日の夜には メリルボンの彼の家で 当時の知識階級を集めた ソワレ(夜会)が開かれていました
Jesus, Lilly. Ben buna yılbaşı gecesi derim!Господи, Лили, это же настоящий Новый год!
(Kahkahalar) Ben de şöyle dedim: "Birçok insanın Cuma gecesi böyledir."Ainda bem que gostaram mas eles não gostaram nada.
Kilisenin yanından... ...gezinerek giderlerken, insanlar bu güzel yaz gecesinin tadını çıkarıyorlardı.Caminaron frente a la iglesia... ...en una maravillosa noche de verano, mientras la gente celebraba.
Kilisenin yanından... ...gezinerek giderlerken, insanlar bu güzel yaz gecesinin tadını çıkarıyorlardı.Passaram perto da Catedral numa noite de verão maravilhosa... ...enquanto as pessoas celebravam.
Kilisenin yanından... ...gezinerek giderlerken, insanlar bu güzel yaz gecesinin tadını çıkarıyorlardı.Ze wandelden langs de kerk in de heerlijke zomeravond terwijl, men feestvierde.
Kilisenin yanından... ...gezinerek giderlerken, insanlar bu güzel yaz gecesinin tadını çıkarıyorlardı.لقد مرتا أمام الكنيسة في هواء الصيف الرائع و الناس تحتفل
Kira ödeyeceğim, günü gününe, gecesi gecesine.Aku akan bayar sewa, per hari, per malam.
Kira ödeyeceğim, günü gününe, gecesi gecesine.Ich werde dir Miete zahlen, Tag für Tag, Nacht für Nacht.
Kira ödeyeceğim, günü gününe, gecesi gecesine.Iti voi plati chiria, zi de zi, noapte de noapte.
Kira ödeyeceğim, günü gününe, gecesi gecesine.Je vais payer pour le louer, jour par jour, nuit par nuit.
Kira ödeyeceğim, günü gününe, gecesi gecesine.Pagherò l'affitto, giorno per giorno, notte dopo notte.
Kira ödeyeceğim, günü gününe, gecesi gecesine.Zapłacę czynsz, z dnia na dzień, z nocy na noc.
Kira ödeyeceğim, günü gününe, gecesi gecesine.Θα σου πληρώνω ενοίκιο, κάθε μέρα, κάθε νύχτα.
Kira ödeyeceğim, günü gününe, gecesi gecesine.Я тебе буду платить по часам
Kira ödeyeceğim, günü gününe, gecesi gecesine.سوف ادفع الايجار يوما بعد يوم و كل ليلة
Ne gecesi? Gün ağarırken, bahçeye çık ve güzelce giyin.Ha lemegy a nap, gyere ki a kertbe csinosan felöltözve.
Ne gecesi?Quel genre de nuit ?
Ne gecesi?Τι είδους βράδυ;