geceliği ile cümle

geceliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Oda ücreti geceliği 100 dolar.The room charge is 100 dollars a night.
Lütfen bu geceliği giy.Please put on this gown.
Bir geceliğine Hakone'de kaldık.We stayed overnight in Hakone.
Vergi hariç geceliği 1,000 dolara mal olur.It costs $100 a night not counting tax.
Seni bir geceliğine misafir edeceğim.I'll put you up for the night.
Kocasının, cumartesi gecesi tek geceliğine Paris'ten onu ziyarete gelmesi gerekiyordu.Her husband was supposed to come visit her from Paris for a single night Saturday night.
Bir geceliğine buradayım.I'm here for a night.
O beni bir geceliğine misafir etti.He put me up for a night.
Tom bir geceliğine beni misafir etti.Tom put me up for a night.
Yataktan kalktım ve oturma odasına gittim (sadece geceliğimleydim), ve onları gördüm.I got out of bed and went into my sitting-room (only in my dressing gown) and alone, and saw them.
Geceliği 50 bin won, ülkedeki en ucuz fiyat. 50 bin mi?One night is $50 with everything included. $50?
Geceliğine 150 bin won peşin ödedim ve sıcak su içinse artı 5 bin.I paid $150 for one night and $5 for warm water.
Saat sabah 7'ydi, hâlâ geceliğim üzerimdeydi.It was 7 a.m. I still had on my nightgown.
Bir geceliğine daha yatak odasını paylaşamaz mıyız?Can't we share the bedroom for one more night?
Sahil köy evleri ve geceliği yaklaşık 25 avro olan lüks bir otelle çevrili.The shore is surrounded by cottages, and a luxury hotel, which costs about 25 euros per night.
İlk tutuklanması 1941'in sonlarında, bir geceliğine göz altında tutulmasıyla gerçekleşti.The first arrest, in late 1941, led to him being kept overnight.
Yataktan kalktım ve oturma odasına gittim (sadece geceliğimleydim), ve onları gördüm.Ich stieg aus dem Bett und ging in mein Wohnzimmer (nur in meinem Morgenmantel) und empfing sie allein.
Bea, bir geceliğine kızlarla takılmak için bir pijama partisi düzenler.Max veut organiser une soirée pyjama.
Yataktan kalktım ve oturma odasına gittim (sadece geceliğimleydim), ve onları gördüm.Salí de la cama y fui a mi sala de espera (vestida solo con mi camisón), sola, y los vi.
Takımın dağılışından dört yıl sonra 5 Eylül SmackDown bölümünde Jeri-Show, bir geceliğine tekrar birleşti.Luego de 4 años de separación, el 5 de septiembre en SmackDown, Jeri-Show tuvo una noche de reunión.
Yataktan kalktım ve oturma odasına gittim (sadece geceliğimleydim), ve onları gördüm.Scesi dal letto e andai nel mio salotto (indossando solo la mia vestaglia) e, sola, li incontrai.
Yataktan kalktım ve oturma odasına gittim (sadece geceliğimleydim), ve onları gördüm.Я встала из кровати и пошла в мою гостиную (в одном халате) и одна и увиделась с ними.
Yataktan kalktım ve oturma odasına gittim (sadece geceliğimleydim), ve onları gördüm.فنهضت من سريري وذهبت لغرفة الجلوس وحدي (مرتدية مناكتي فقط) ورأيتهما.
Bu da onun bir geceliğine birinci sınıf yolcuların aralarına karışabilmesini sağlar.Isso permite que ele se misture com alguns passageiros da primeira classe.
Yataktan kalktım ve oturma odasına gittim (sadece geceliğimleydim), ve onları gördüm.Saí da cama e fui até à minha salinha-de-espera (vestida só com a minha camisa de dormir), sozinha, e vi-os.
Yataktan kalktım ve oturma odasına gittim (sadece geceliğimleydim), ve onları gördüm.Uit protest ben ik op mijn bed gaan liggen en ik dacht: bekijken jullie het allemaal maar.
1971'de bir geceliğine Sam Shepard'ın Cowboy Mouth oyununda rol aldı.W 1971 nawiązała współpracę z Samem Shepardem przy tworzeniu sztuki „Cowboy Mouth”.
Yataktan kalktım ve oturma odasına gittim (sadece geceliğimleydim), ve onları gördüm.Och när jag kom in i sovrummet såg jag dem...
Bu da onun bir geceliğine birinci sınıf yolcuların aralarına karışabilmesini sağlar.З їхньою допомогою він може подорожувати першим класом між планетами.
Yataktan kalktım ve oturma odasına gittim (sadece geceliğimleydim), ve onları gördüm.M-am dat jos din pat și m-am dus în sală (numai în rochia de noapte) și m-am întâlnit cu ei singură.
Yataktan kalktım ve oturma odasına gittim (sadece geceliğimleydim), ve onları gördüm.Felkeltem és kimentem a nappaliba (csak a hálóköntösömet viselve) és egyedül, és fogadtam őket.
1971'de bir geceliğine Sam Shepard'ın Cowboy Mouth oyununda rol aldı.Vuonna 1971 hän esiintyi yhden kerran Sam Shepardin näytelmässä Cowboy Mouth.
O çiçek toplarken kurt büyük annenin evine varıp onu yutar; büyük annenin geceliğini giyip yatağına girer.Susi menee oikotietä isoäidin talolle, syö isoäidin ja pukeutuu tämän vaatteisiin.
Bu da onun bir geceliğine birinci sınıf yolcuların aralarına karışabilmesini sağlar.Αυτό του δίνει τη δυνατότητα να έρθει σε επαφή με ανθρώπους της πρώτης τάξης για μία νύχτα.
O çiçek toplarken kurt büyük annenin evine varıp onu yutar; büyük annenin geceliğini giyip yatağına girer.Ulven banker på hos hendes bedstemor, efterligner pigens stemme, finder bedstemoren i sengen og æder hende.
Yataktan kalktım ve oturma odasına gittim (sadece geceliğimleydim), ve onları gördüm.Tôi ra khỏi giường và vào phòng khách (chỉ khoác thêm áo choàng) và đi một mình, và gặp họ.
Yataktan kalktım ve oturma odasına gittim (sadece geceliğimleydim), ve onları gördüm.我起床,走进客厅(只穿着晨衣)见他们。
O çiçek toplarken kurt büyük annenin evine varıp onu yutar; büyük annenin geceliğini giyip yatağına girer.Dok je brala cvijeće, vuk je požurio do bakine kuće, a kad je u nju ušao, pojeo je baku.
Bir geceliğine daha yatak odasını paylaşamaz mıyız?N-am putea sã mai dormim în acelaºi pat mãcar o noapte?
Bir geceliğine daha yatak odasını paylaşamaz mıyız? Sen itiraz etmediğin sürece.Kai me voimme jakaa makuuhuoneen vielä yhden yön.
Bir geceliğine daha yatak odasını paylaşamaz mıyız? Sen itiraz etmediğin sürece.¿Te importaría compartir conmigo el dormitorio una noche más?
Geceliği 50 bin won, ülkedeki en ucuz fiyat.Egy éjszaka teljes ellátással 50 ezer won.
Geceliği 50 bin won, ülkedeki en ucuz fiyat.Une nuit coûte 50 $, tout compris.
Geceliği 50 bin won, ülkedeki en ucuz fiyat.Η τιμή μας είναι 50 ευρώ η βραδιά είναι η φθηνότερη στη χώρα.
Geceliği 50 bin won, ülkedeki en ucuz fiyat.ليلة ب50 دولار هو ارخص ثمن في البلاد كلها
Geceliğine 150 bin won peşin ödedim ve sıcak su içinse artı 5 bin.150 ezret fizettem egy éjszakáért és 5 ezret a melegvízért.
Geceliğine 150 bin won peşin ödedim ve sıcak su içinse artı 5 bin.J'ai payé 150 $ pour une nuit et 5 $ pour l'eau chaude.
Geceliğine 150 bin won peşin ödedim ve sıcak su içinse artı 5 bin.Εγώ χρεώθηκα 150 ευρώ τη μέρα συν φόρο και σέρβις και 5 ευρώ για ζεστό νερό.
Geceliğine 150 bin won peşin ödedim ve sıcak su içinse artı 5 bin.لقد كان 150 لليلة والماء الساخن زيادة 5 دولارات
- Hayır, neden? Bir geceliğine daha yatak odasını paylaşamaz mıyız? Sen itiraz etmediğin sürece.Ne pouvons-nous partager la chambre encore une nuit ?
- Hayır, neden? Bir geceliğine daha yatak odasını paylaşamaz mıyız? Sen itiraz etmediğin sürece.Nog kan vi dela sängkammare en natt till.
- Hayır, neden? Bir geceliğine daha yatak odasını paylaşamaz mıyız? Sen itiraz etmediğin sürece.Wir können eine Nacht zusammen schlafen, falls du nichts dagegen hast.
- Hayır, neden? Bir geceliğine daha yatak odasını paylaşamaz mıyız? Sen itiraz etmediğin sürece.Wir können eine Nacht zusammen schlafen, falls du nichts dagegen hast.
Saat sabah 7'ydi, hâlâ geceliğim üzerimdeydi.아침 7시였고 저는 아직 잠옷을 입은 채였죠.
Saat sabah 7'ydi, hâlâ geceliğim üzerimdeydi.Była 7 rano, ja ciągle jeszcze byłam w koszuli nocnej.
Saat sabah 7'ydi, hâlâ geceliğim üzerimdeydi.Bylo 7 ráno a ještě jsem na sobě měla noční košili.
Saat sabah 7'ydi, hâlâ geceliğim üzerimdeydi.Đó là lúc 7 giờ sáng khi tôi còn đang mặc áo ngủ.
Saat sabah 7'ydi, hâlâ geceliğim üzerimdeydi.Era 7 dimineața și eram încă în camașa de noapte.
Saat sabah 7'ydi, hâlâ geceliğim üzerimdeydi.Eram 7h da manhã e eu ainda estava de camisa de dormir.
Saat sabah 7'ydi, hâlâ geceliğim üzerimdeydi.Eran las 7 de la mañana y aún tenía puesto el camisón.
İlgili Sayfalar