Dışarı çıkmak istiyorlar. Hepimiz biliyoruz ki, yarın gece, dünyadaki son geceleri olabilir.In morda je jutrišnji večer zadnji.
Dışarı çıkmak istiyorlar. Hepimiz biliyoruz ki, yarın gece, dünyadaki son geceleri olabilir.Może już nie wrócą na Ziemię.
Dışarı çıkmak istiyorlar. Hepimiz biliyoruz ki, yarın gece, dünyadaki son geceleri olabilir.Nói cho cùng, tối mai có thể là đêm cuối cùng họ thấy trái đất.
Dışarı çıkmak istiyorlar. Hepimiz biliyoruz ki, yarın gece, dünyadaki son geceleri olabilir.Може да са за последно на Земята.
Dışarı çıkmak istiyorlar. Hepimiz biliyoruz ki, yarın gece, dünyadaki son geceleri olabilir.Може да са за последно на Земята.
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,Bayangkan jika kita tidak harus bergantung pada cahaya buatan untuk bepergian di malam hari.
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,Imaginați-vă că n-ar trebui să depindem de iluminare artificială ca să circulăm noaptea.
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,Imaginem se não tivéssemos de depender de luz artificial para andar de noite.
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,Imagínense si no tuviésemos que depender de la iluminación artificial para alumbrarnos por la noche.
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,Imaginez que nous devenons indépendants de la lumière artificielle pour nous éclairer la nuit.
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,밤에 돌아다니기 위해 인공적인 불빛에 의지할 필요가 없다고 상상해 보세요
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,Pensate se potessimo fare a meno della luce artificiale quando usciamo di notte.
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,Představte si, kdybychom se nemuseli spoléhat na umělé osvětlení když v noci někam jdeme.
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,Stel je voor dat we ons niet moesten verlaten op kunstlicht om ons 's nachts te verplaatsen.
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,Stellen Sie sich vor, wenn wir kein künstliches Licht mehr bräuchten, um in der Nacht klar zu kommen.
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,Thử tưởng tượng nếu chúng ta không phải phụ thuộc vào ánh sáng nhân tạo để đi trong đêm.
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,Wyobraźcie sobie, że nie musielibyśmy polegać na sztucznym świetle, żeby radzić sobie w nocy.
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,Φανταστείτε εάν δεν θα έπρεπε να στηριζόμαστε στον τεχνητό φωτισμό για να τριγυρνάμε τη νύχτα.
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,Представете си, ако не трябваше да разчитаме на изкуствено осветление, за да се предвижваме през нощта.
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,Представьте, что нам не нужно полагаться на искусственное освещение для передвижения ночью.
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,Уявіть, якби ми не мали покладатись на штучне освітлення, щоб поратись вночі.
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,דמיינו שלא היינו צריכים לסמוך על תאורה מלאכותית כדי לנוע בלילה.
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,تخيلوا إن لم يكن من الضروري علينا الاعتماد على الإضاءة الصناعية للتنقل ليلا.
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,人工照明に頼らず 夜を過ごすことができたらどうでしょう? 夜でも物が見えなくては駄目ですよね?
Elektrik kesintisi gittikçe sıklaşmaya başladı bu yüzden de etrafımdaki her şey geceleri karanlıktı.Izklapljanje elektrike je postalo vedno bolj pogosto.
Elektrik kesintisi gittikçe sıklaşmaya başladı bu yüzden de etrafımdaki her şey geceleri karanlıktı.정전 또한 더욱 빈번하게 일어났고, 밤이 되면 제 주변은 완전히 어두웠습니다.
Elektrik kesintisi gittikçe sıklaşmaya başladı bu yüzden de etrafımdaki her şey geceleri karanlıktı.Myös sähkökatkot yleistyivät, joten kaikki ympärilläni oli öisin pilkkopimeää,
Elektrik kesintisi gittikçe sıklaşmaya başladı bu yüzden de etrafımdaki her şey geceleri karanlıktı.Przerwy w dostawach energii stawały się coraz częstsze, i w nocy wszystko spowijała ciemność.
Elektrik kesintisi gittikçe sıklaşmaya başladı bu yüzden de etrafımdaki her şey geceleri karanlıktı.Stále častější byly také výpadky proudu, takže v noci bylo všechno kolem mě zahaleno naprostou tmou.
Elektrik kesintisi gittikçe sıklaşmaya başladı bu yüzden de etrafımdaki her şey geceleri karanlıktı.Все по-често имаше аварии с електроснабдяването. Всичко около мен беше ужасно тъмно през нощта.
Elektrik kesintisi gittikçe sıklaşmaya başladı bu yüzden de etrafımdaki her şey geceleri karanlıktı.הפסקות חשמל נעשו גם הן תכופות יותר ויותר, ובלילה, הכל סביבי היה חשוך לגמרי
Elektrik kesintisi gittikçe sıklaşmaya başladı bu yüzden de etrafımdaki her şey geceleri karanlıktı.كما تكررت إنقطاعات الكهرباء أكثر وأكثر كان كل شيء حولي مظلم تماماً في الليل
Elektrik kesintisi gittikçe sıklaşmaya başladı bu yüzden de etrafımdaki her şey geceleri karanlıktı.夜は真っ暗闇に包まれました 中国側の煌々とした灯りが見えました
En sonunda. İşte geceleri gök yüzünün niye karanlık olduğunun cevabı.No i wreszcze rzuciliśmy trochę światła na to, dlaczego niebo jest czarne.
En sonunda. İşte geceleri gök yüzünün niye karanlık olduğunun cevabı.Schließlich haben wir die Frage nach dem dunklen Nachthimmel beleuchtet.
Finlandiya’da yazın akşamları ve geceleri de aydınlık olur; çünkü, güneş geç batıp, erken doğmaktadır.En été, en Finlande, il fait également jour le soir et la nuit, car le soleil se couche tard et se lève tôt.
Finlandiya’da yazın akşamları ve geceleri de aydınlık olur; çünkü, güneş geç batıp, erken doğmaktadır.Kesällä Suomessa on valoisaa myös illalla ja yöllä, koska aurinko laskee myöhään ja nousee aikaisin.
Finlandiya’da yazın akşamları ve geceleri de aydınlık olur; çünkü, güneş geç batıp, erken doğmaktadır.På sommaren är det ljust i Finland även på kvällen och natten, eftersom solen går ner sent och går upp tidigt.
Finlandiya’da yazın akşamları ve geceleri de aydınlık olur; çünkü, güneş geç batıp, erken doğmaktadır.يسود النور في الصيف في فنلندا حتى في المساء والليل أيضاً لأن الشمس تغيب في ساعة متأخرة وتطلع في ساعة مبكرة.
Geceleri fırlayıveren şeylere?Az éjszaka zörgő dolgokban?
Geceleri dışarıda yürümeyin!אז בבקשה, אם אתם באים לנמיביה,
Geceleri dışarıda yürümeyin!ولا تتمشوا في الليل!
Geceleri dışarıda yürümeyin!自由に歩き回るクロサイの集住地があります
Geceleri dışarıda yürümeyin!Μην περπατήσετε έξω τα βράδια!
Geceleri dışarıda yürümeyin!Не излизайте нощем!
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.À noite desce e deambula pelas plantações de café.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.C'est un chat qui vit dans les arbres, et la nuit, il descend et rôde dans les plantations de café.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Det er en kat der lever i træerne, og om natten kommer den ned og den snuser rundt i kaffeplantagerne.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.E asemanatoare cu pisica, trăieste in copaci, şi noaptea coboară şi se hrăneşte din plantaţiile de cafea.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Eine Katze, die auf Bäumen lebt, und nachts hinuntersteigt und auf Kaffeeplantagen herum streut.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Es un gato que vive en árboles... ...y por la noche baja de estos y merodea por las plantaciones de café.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Ez a macskaféle fákon él, éjszaka pedig lejön és megdézsmálja a kávéültetvényeket.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Het is een kat die in bomen leeft, en 's nachts komt 'ie naar beneden en sluipt rond over de koffieplantages.
Geceleri dışarıda yürümeyin!Только не гуляйте по ночам!
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Je to kočka, která žije v korunách stromů a za noci se plíží po kávových plantážích.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.밤에는 커피 농장에서 어슬렁거립니다.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.To je mačka, ki živi na drevesih, ponoči spleza dol in se plazi skozi plantaže kave.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.W nocy schodzi na dół i grasuje na plantacjach kawy.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Είναι μια γάτα που ζει στα δέντρα, και τα βράδια κατεβαίνει από αυτά και περιφέρεται στις καλλιέργειες καφέ.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Кошка, которая живет на деревьях и по ночам выходит и бродит по кофейным плантациям.