geçmişim ile cümle
geçmişim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Biraz geçmişimden bahsetmeliyim çünkü buradaki konuşmam boyunca bunun hakkında konuşacağım.今日の ここでの講演に 関係するからです 私は1944年に ブラジルで生まれました
Bir geleceğimiz olabilmesi için kendi geçmişimize bir gelecek vermeye çalışıyoruz.Chceme dať budúcnosť našej minulosti, aby sme vôbec mali budúcnosť.
Bir geleceğimiz olabilmesi için kendi geçmişimize bir gelecek vermeye çalışıyoruz.Chúng tôi đưa quá khứ đến tương lai để có một tương lai.
Bir geleceğimiz olabilmesi için kendi geçmişimize bir gelecek vermeye çalışıyoruz.Dać przyszłość naszej przeszłości, żeby zyskać nową przyszłość dla nas.
Bir geleceğimiz olabilmesi için kendi geçmişimize bir gelecek vermeye çalışıyoruz.Estamos a tentar dar um futuro ao nosso passado de modo a ter futuro.
Bir geleceğimiz olabilmesi için kendi geçmişimize bir gelecek vermeye çalışıyoruz.Încercăm să oferim un viitor trecutului nostru pentru a avea un viitor.
Bir geleceğimiz olabilmesi için kendi geçmişimize bir gelecek vermeye çalışıyoruz.Kami mencoba untuk memberi masa depan kepada masa lalu agar memiliki masa depan.
Bir geleceğimiz olabilmesi için kendi geçmişimize bir gelecek vermeye çalışıyoruz.더 나은 미래를 갖기 위해 우리는 과거에게 미래를 선물하고자 합니다.
Bir geleceğimiz olabilmesi için kendi geçmişimize bir gelecek vermeye çalışıyoruz.Próbálunk jövőt adni a múltunknak, hogy legyen jövőnk.
Bir geleceğimiz olabilmesi için kendi geçmişimize bir gelecek vermeye çalışıyoruz.Snažíme se dát naší minulosti budoucnost, abychom zajistili budoucnost.
Bir geleceğimiz olabilmesi için kendi geçmişimize bir gelecek vermeye çalışıyoruz.We proberen ons verleden een toekomst te geven om een toekomst te hebben.
Bir geleceğimiz olabilmesi için kendi geçmişimize bir gelecek vermeye çalışıyoruz.Wir versuchen, der Vergangenheit eine Zukunft zu geben, damit wir eine Zukunft haben.
Bir geleceğimiz olabilmesi için kendi geçmişimize bir gelecek vermeye çalışıyoruz.Προσπαθούμε να δώσουμε ένα μέλλον στο παρελθόν μας προκειμένου να έχουμε ένα μέλλον.
Bir geleceğimiz olabilmesi için kendi geçmişimize bir gelecek vermeye çalışıyoruz.Ми намагаємося дати майбутнє нашому минулому, щоб мати майбутнє.
Bir geleceğimiz olabilmesi için kendi geçmişimize bir gelecek vermeye çalışıyoruz.Опитваме се да дадем бъдеще на миналото, за да има бъдеще.
Bir geleceğimiz olabilmesi için kendi geçmişimize bir gelecek vermeye çalışıyoruz.אנו מנסים להעניק עתיד לעברנו למען שיהיה עתיד.
Bir geleceğimiz olabilmesi için kendi geçmişimize bir gelecek vermeye çalışıyoruz.نحاول إعطاء مستقبل لماضينا من أجل الحصول علي مستقبل
Bir geleceğimiz olabilmesi için kendi geçmişimize bir gelecek vermeye çalışıyoruz.自分たちの過去に 未来を加えているのです 好奇心と情熱に満ちた 人生を送っている限り
Birşey benim doktorumun ofisinde asla olmayan: Bana asla yaşadığım yerler geçmişimi sormadılar.Wat je nooit ziet gebeuren in een dokterspraktijk: ze vragen mij nooit naar mijn plaatsgeschiedenis.
Birşey benim doktorumun ofisinde asla olmayan: Bana asla yaşadığım yerler geçmişimi sormadılar.Όταν επισκέπτομαι τον γιατρό μου δεν με ρωτάει ποτέ τι ιστορικό τόπων έχω.
Bu, bizim çok eski geçmişimizden kalan bir organ.何百万年前の祖先の脳そのものだ
Bu konuyu burada bırakıyorum, farkettim ki kendim için... ...belirlediğim 10 dakikalık süreyi de geçmişim.넘어버렸군요
Bu konuyu burada bırakıyorum, farkettim ki kendim için... ...belirlediğim 10 dakikalık süreyi de geçmişim.U toho skončím, protože jsem si uvědomil, že jsem už překročil 10minutový limit, který jsem si určil.
Çarpıtılmış ve karmaşık geçmişim yüzünden... ...çok acı çekiyorum.Most nehéz időszakon megyek át, a kusza és komplikált múltam...
Çarpıtılmış ve karmaşık geçmişim yüzünden... ...çok acı çekiyorum.Απλά περνάω δύσκολες στιγμές, Αλλά το μπερδεμένο και περίπλοκο μου παρελθόν,
Çarpıtılmış ve karmaşık geçmişim yüzünden... ...çok acı çekiyorum.لقد مررت بوقت عصيب لكن حياتي الماضية معقدة ومتشابكة
Eğer algının temeli geçmişimizde ise, bunun anlamı, sadece daha önce yaptıklarımıza göre tepki verdiğimizdir.Dacă percepţia e înrădăcinată în trecutul nostru, înseamnă că răspundem pe baza a ceea ce am făcut înainte.
Eğer algının temeli geçmişimizde ise, bunun anlamı, sadece daha önce yaptıklarımıza göre tepki verdiğimizdir.인지라는 것을 역사로만 국한 시켜보면, 우리는 이전에 해봤던 경험에 의해서 반응할 따름이죠.
Eğer algının temeli geçmişimizde ise, bunun anlamı, sadece daha önce yaptıklarımıza göre tepki verdiğimizdir.Preto ak je vnímanie zakorenené v našej minulosti, vždy zásadne reagujeme rovnako ako v minulosti.
Eğer algının temeli geçmişimizde ise, bunun anlamı, sadece daha önce yaptıklarımıza göre tepki verdiğimizdir.Если восприятие основано на нашем опыте, значит всё то, что мы сегодня делаем, зависит именно от него.
Eğer algının temeli geçmişimizde ise, bunun anlamı, sadece daha önce yaptıklarımıza göre tepki verdiğimizdir.אם תפיסה היא בסיסית בהיסטוריה שלנו, פירושו של דבר שאנחנו תמיד מגיבים בהתאם למה שעשינו בעבר.
Eğer algının temeli geçmişimizde ise, bunun anlamı, sadece daha önce yaptıklarımıza göre tepki verdiğimizdir.الآن إذا كان الإدراك يستند على تاريخنا، فإنه يعني أننا فقط نستجيب بما يوافق ما قمنا به من قبل.
Eğer algının temeli geçmişimizde ise, bunun anlamı, sadece daha önce yaptıklarımıza göre tepki verdiğimizdir.私たちは経験に従って 反応しているだけということです しかしこれには 大きな問題があります
Evet benim geçmişim mavi yaka kültürü olabilir ama bu benim, o kültürü sevdiğim anlamına gelmez.Bueno, puedo venir de ahí, pero no me gusta.
Evet benim geçmişim mavi yaka kültürü olabilir ama bu benim, o kültürü sevdiğim anlamına gelmez.아마도 그럴 수 있겠죠, 근데 그걸 사랑한다거나 그렇진 않아요. 하지만, 예술시장의 판도가 많이 변했어요
Evet benim geçmişim mavi yaka kültürü olabilir ama bu benim, o kültürü sevdiğim anlamına gelmez.אולי אני מגיע משם, אבל אני לא אוהב את זה, ועולם האמנות השתנה מאד כי לאחרונה
Geçmişimden. Doktor!Doctore!
Geçmişimden. Doktor!Doktor!
Geçmişimden. Doktor!Dottore!
Geçmişimden. Doktor!Γιατρέ!
Geçmişim doğru değildi.A minha história não estava certa.
Geçmişim doğru değildi.Cuộc đời tôi cũng không ổn.
Geçmişim doğru değildi.De a történelmem sem.
Geçmişim doğru değildi.제 개인적 역사는 적절하지 않았어요.
Geçmişim doğru değildi.La mia storia non andava bene.
Geçmişim doğru değildi.Má minulost nebyla správná.
Geçmişim doğru değildi.Meine Geschichte war nicht richtig.
Geçmişim doğru değildi.Mi historia no estaba bien.
Geçmişim doğru değildi.Mijn geschiedenis klopte niet.
Geçmişim doğru değildi.Moja przeszłość też nie.
Geçmişim doğru değildi.Mon histoire n'était pas conforme.
Geçmişim doğru değildi.Sejarahku tidak pas.
Geçmişim doğru değildi.Trecutul meu nu era potrivit.
Geçmişim doğru değildi.Η ιστορία μου δεν ήταν σωστή.
Geçmişim doğru değildi.Историята ми не беше подходяща.
Geçmişim doğru değildi.Моя история - не та.
Geçmişim doğru değildi.Моя історія - не та.
Geçmişim doğru değildi.ההיסטוריה שלי לא הייתה נכונה.
Geçmişim doğru değildi.تاريخي لم يكن المناسب.
Geçmişim doğru değildi.わたしの自己は