geçmeye ile cümle

geçmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
İçinden insan ayağı da, hayvan ayağı da geçmeyecek. Kırk yıl orada kimse yaşamayacak.Ne menjen át azon emberi láb, se baromi láb ne menjen át rajta, és ne lakják negyven esztendeig.
İçinden insan ayağı da, hayvan ayağı da geçmeyecek. Kırk yıl orada kimse yaşamayacak.Nepojde cez ňu noha človeka, ani noha hoväda nepojde cez ňu, a nebude sa v nej bývať štyridsať rokov.
İçinden insan ayağı da, hayvan ayağı da geçmeyecek. Kırk yıl orada kimse yaşamayacak.Nepůjdeť přes ni noha člověka, ani noha dobytčete půjde přes ni, a nebude v ní bydleno za čtyřidceti let.
İçinden insan ayağı da, hayvan ayağı da geçmeyecek. Kırk yıl orada kimse yaşamayacak.No pasará por ella pie de hombre, ni pata de animal pasará por ella. No será habitada durante cuarenta años
İçinden insan ayağı da, hayvan ayağı da geçmeyecek. Kırk yıl orada kimse yaşamayacak.Nul pied d`homme n`y passera, Nul pied d`animal n`y passera, Et il restera quarante ans sans être habité.
İçinden insan ayağı da, hayvan ayağı da geçmeyecek. Kırk yıl orada kimse yaşamayacak.Piede d'uomo o d'animale non vi transiterà e rimarrà deserto per quarant'anni
İçinden insan ayağı da, hayvan ayağı da geçmeyecek. Kırk yıl orada kimse yaşamayacak.Veertig jaar lang zal er niemand doorheen trekken, mens noch dier. Het zal volledig onbewoond zijn.
İçinden insan ayağı da, hayvan ayağı da geçmeyecek. Kırk yıl orada kimse yaşamayacak.לא תעבר בה רגל אדם ורגל בהמה לא תעבר בה ולא תשב ארבעים שנה׃
İçinden insan ayağı da, hayvan ayağı da geçmeyecek. Kırk yıl orada kimse yaşamayacak.لا تمر فيها رجل انسان ولا تمر فيها رجل بهيمة ولا تسكن اربعين سنة.
İçinden insan ayağı da, hayvan ayağı da geçmeyecek. Kırk yıl orada kimse yaşamayacak.人 的 腳 、 獸 的 蹄 、 都 不 經 過 、 四 十 年 之 久 並 無 人 居 住
İçinden insan ayağı da, hayvan ayağı da geçmeyecek. Kırk yıl orada kimse yaşamayacak.人 的 腳 、 獸的蹄 、 都 不 經過 、 四十 年 之 久 並無 人 居住
İlk olarak ilgili Kurum, teşkilat veya daire harekete geçmeye davet edilirse, dava kabul edilebilir olur.a)Euroopan investointipankin perussäännöstä johtuvien jäsenvaltioidenvelvollisuuksien täyttämistä.
İlk olarak ilgili Kurum, teşkilat veya daire harekete geçmeye davet edilirse, dava kabul edilebilir olur.Der Präsident des Europäischen Parlaments kann vom Europäischen Rat gehört werden.
İlk olarak ilgili Kurum, teşkilat veya daire harekete geçmeye davet edilirse, dava kabul edilebilir olur.Dotyčnýčlen je nahrazen pro zbývající část funkčního období.
İlk olarak ilgili Kurum, teşkilat veya daire harekete geçmeye davet edilirse, dava kabul edilebilir olur.Evropski parlament sprejme stališče v prvi obravnavi in ga pošlje Svetu ministrov.
İlk olarak ilgili Kurum, teşkilat veya daire harekete geçmeye davet edilirse, dava kabul edilebilir olur.Het Europees Parlement houdt jaarlijks een zitting.
Kapı ellerine geçmeyecek, değil mi?Chyba nie zdobędą bramy?
Kapı ellerine geçmeyecek, değil mi?De indtager vel ikke porten?
Kapı ellerine geçmeyecek, değil mi?-Ei kai portti petä?
Kapı ellerine geçmeyecek, değil mi?Il cancello non cederà sotto il loro attacco, vero?
Kapı ellerine geçmeyecek, değil mi?Kommer vi att kunna försvara ingången?
Kapı ellerine geçmeyecek, değil mi?No van a hacerse con esta puerta, ¿verdad?
Kapı ellerine geçmeyecek, değil mi?O portão não vai ceder, pois não?
Kapı ellerine geçmeyecek, değil mi?Δεν θα καταλάβουν αυτή την πύλη, σωστά;
Kapı ellerine geçmeyecek, değil mi?Они ведь не сдадутся?
Kediler biraz daha inatçıdır. Bu iletişime geçmeye çalıştığın kediyede baglı.Koty są bardziej uparte, więc zależy to od kota, z którym chcecie się porozumieć.
Kendisi hiçbir konuşma yapmayacak ve basınla irtibata geçmeyecekti.그는 아무 연설을 주고 및 언론 접촉을 했다.
Kısa bir duvar, yüzüp geçmeye çalışan ıslanmış askerleri vuran okçuları koruyordu.헤엄쳐 오는 적을 향해 낮은 벽 위에서 안전하게 활을 쏠 수 있었습니다.
Kısa bir duvar, yüzüp geçmeye çalışan ıslanmış askerleri vuran okçuları koruyordu.Niski mur bronił łuczników mierzących do tych, którzy usiłowali przepłynąć fosę.
Kısa bir duvar, yüzüp geçmeye çalışan ıslanmış askerleri vuran okçuları koruyordu.Um pequeno muro protegia os arqueiros que atiravam sobre os soldados encharcados que tentavam atravessá-lo.
Kısa bir duvar, yüzüp geçmeye çalışan ıslanmış askerleri vuran okçuları koruyordu.וקיר קצר הגן על קשתים שיכלו לירות בחיילים הספוגים שניסו לחצות בשחיה.
Kısa bir duvar, yüzüp geçmeye çalışan ıslanmış askerleri vuran okçuları koruyordu.وسور صغير يحمي الرماة الذين يمكنهم حرق الجنود الذين يحاولون السباحة عبر الخندق
Kocaman bir nötr yük yığınına dönüştüğüklerinde ise... ...başka hiçbir şeyle etkileşime geçmeyeceklerdi.I odkąd będą taką kupą ładunku neutralnego przestaną oddziaływać z czymkolwiek innym.
Kocaman bir nötr yük yığınına dönüştüğüklerinde ise... ...başka hiçbir şeyle etkileşime geçmeyeceklerdi.Після цього він ні з чим іншим не буде взаємодіяти.
MALCOLM: Ve sizler, harekete geçmeye hazırdınız, değil mi?말 콤 x: 그리고 당신은 그것에 대해 뭔가를 할 준비 하지?
Miras bir oymaktan öbür oymağa geçmeyecek. Her İsrail oymağı aldığı mirasa bağlı kalacak.››그 기업으로 이 지파에서 저 지파로 옮기게 하지 아니하고 이스라엘 자손 지파가 각각 자기 기업을 지키리라
Miras bir oymaktan öbür oymağa geçmeyecek. Her İsrail oymağı aldığı mirasa bağlı kalacak.››Zo zal geen enkel erfdeel van de ene bij de andere stam terechtkomen."
Miras bir oymaktan öbür oymağa geçmeyecek. Her İsrail oymağı aldığı mirasa bağlı kalacak.››ולא תסב נחלה ממטה למטה אחר כי איש בנחלתו ידבקו מטות בני ישראל׃
Miras bir oymaktan öbür oymağa geçmeyecek. Her İsrail oymağı aldığı mirasa bağlı kalacak.››فلا يتحول نصيب من سبط الى سبط آخر بل يلازم اسباط بني اسرائيل كل واحد نصيبه
Miras bir oymaktan öbür oymağa geçmeyecek. Her İsrail oymağı aldığı mirasa bağlı kalacak.››這 樣 、 他 們 的 產 業 就 不 從 這 支 派 歸 到 那 支 派 、 因 為 以 色 列 支 派 的 人 、 要 各 守 各 的 產 業
Miras bir oymaktan öbür oymağa geçmeyecek. Her İsrail oymağı aldığı mirasa bağlı kalacak.››這樣 、 他們 的 產業 就 不 從這 支派 歸到 那 支派 、 因為 以色列 支派 的 人 、 要 各 守 各 的 產業
Mustang'in takımı ve Briggs askerleri buradan bir adım öteye geçmeyecek!Älkää päästäkö Mustangin ryhmää- -tai Briggsin sotilaita tästä ohi.
Mustang'in takımı ve Briggs askerleri buradan bir adım öteye geçmeyecek!Lad hverken Mustang eller Briggs komme forbi.
Mustang'in takımı ve Briggs askerleri buradan bir adım öteye geçmeyecek!Låt varken Mustang eller Briggs komma förbi.
Mustang'in takımı ve Briggs askerleri buradan bir adım öteye geçmeyecek!Οι δυνάμεις του Μάστανγκ και οι στρατιώτες του Μπριγκς να μην πατήσουν!
O günlerde atlar ve binicileri hakkında yalayıp yuttuğum düzinelerce kitapta hiç bahsi geçmeyen bir şey.Algo que nunca se menciona en las docenas de libros sobre caballos y sus jinetes que yo devoraba en esos días.
O günlerde atlar ve binicileri hakkında yalayıp yuttuğum düzinelerce kitapta hiç bahsi geçmeyen bir şey.Dat feit vond ik nooit terug in de stapels boeken over paarden en hun berijders die ik in die tijd verslond.
O günlerde atlar ve binicileri hakkında yalayıp yuttuğum düzinelerce kitapta hiç bahsi geçmeyen bir şey.어떤 건 절대 거론되지 않았지 내가 그 시절 탐독했던, 말과 기수에 관한 수십 권의 책 중에서도 결코.
O günlerde atlar ve binicileri hakkında yalayıp yuttuğum düzinelerce kitapta hiç bahsi geçmeyen bir şey.Una cosa questa mai menzionata nelle dozzine di libri sui cavalli e i loro fantini che divoravo a quei tempi.
O günlerde atlar ve binicileri hakkında yalayıp yuttuğum düzinelerce kitapta hiç bahsi geçmeyen bir şey.Нищо, никога неспоменавано в дузините книги, за коне и техните ездачи, които поглъщах в онези дни.
O günlerde atlar ve binicileri hakkında yalayıp yuttuğum düzinelerce kitapta hiç bahsi geçmeyen bir şey.То, о чем никогда не говорилось в десятках книг о лошадях и наездниках, которые я тогда жадно поглощал.
O günlerde atlar ve binicileri hakkında yalayıp yuttuğum düzinelerce kitapta hiç bahsi geçmeyen bir şey.דבר שמעולם לא הוזכר בעשרות הספרים שעסקו בסוסים וברוכביהם שאותם בלעתי בימים ההם.
O günlerde atlar ve binicileri hakkında yalayıp yuttuğum düzinelerce kitapta hiç bahsi geçmeyen bir şey.شيء لم يذكر أبدا في عشرات الكتب التي تحدثت عن الخيول وفرسانها التي التهمتها في تلك الايام
O tarafa geçmeyecek misin?- Te nem vagy vicces. - Menj innen.
O tarafa geçmeyecek misin?- Tu n'es pas drôle. - Dégagez de là.
O tarafa geçmeyecek misin?Δεν θα μετακινηθείς προς τα εκεί;
O tarafa geçmeyecek misin?الن تتحرك؟
Oyuncu Hamza Ali Abbassi hükümeti harekete geçmeye çağırdı:El actor Hamza Ali Abbassi pidió al Gobierno tomar acción:
Oyuncu Hamza Ali Abbassi hükümeti harekete geçmeye çağırdı:L'acteur Hamza Ali Abbassi a appelé le gouvernement à agir :
Oyuncu Hamza Ali Abbassi hükümeti harekete geçmeye çağırdı:Актер Хамза Али Аббасси потребовал от правительства принять меры:

İlgili Sayfalar