geçmesi ile cümle

geçmesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İçinden kararlı halde hava veya sıvının geçmesine izin verirler.액체나 기체를 정상상태(定常狀態)로 흐르게 합니다.
İki yandaki pervazın altına iki altın halka yap. Bunlar sunağın taşınması için sırıkların geçmesine yarayacak.Buatlah dua gelang di bawah bingkai pada kedua sisinya untuk menahan kayu pengusung mezbah itu
İki yandaki pervazın altına iki altın halka yap. Bunlar sunağın taşınması için sırıkların geçmesine yarayacak.Dưới đường viền đó , nơi hai bên , hãy làm hai cái khoen bằng vàng , để xỏ đòn dùng đặng khiêng .
İki yandaki pervazın altına iki altın halka yap. Bunlar sunağın taşınması için sırıkların geçmesine yarayacak.Dưới đường viền đó, nơi hai bên, hãy làm hai cái khoen bằng vàng, để xỏ đòn dùng đặng khiêng.
İki yandaki pervazın altına iki altın halka yap. Bunlar sunağın taşınması için sırıkların geçmesine yarayacak.금테 아래 양편에 금고리 둘을 만들되 곧 그 양편에 만들지니 이는 단을 메는 채를 꿸 곳이며
İki yandaki pervazın altına iki altın halka yap. Bunlar sunağın taşınması için sırıkların geçmesine yarayacak.Onder de omlijsting moet u aan beide zijkanten gouden ringen aanbrengen voor de draagstokken.
İki yandaki pervazın altına iki altın halka yap. Bunlar sunağın taşınması için sırıkların geçmesine yarayacak.und zwei goldene Ringe unter dem Kranz zu beiden Seiten, daß man Stangen darein tue und ihn damit trage.
İki yandaki pervazın altına iki altın halka yap. Bunlar sunağın taşınması için sırıkların geçmesine yarayacak.ושתי טבעת זהב תעשה לו מתחת לזרו על שתי צלעתיו תעשה על שני צדיו והיה לבתים לבדים לשאת אתו בהמה׃
İki yandaki pervazın altına iki altın halka yap. Bunlar sunağın taşınması için sırıkların geçmesine yarayacak.وتصنع له حلقتين من ذهب تحت اكليله على جانبيه. على الجانبين تصنعهما. لتكونا بيتين لعصوين لحمله بهما.
İki yandaki pervazın altına iki altın halka yap. Bunlar sunağın taşınması için sırıkların geçmesine yarayacak.要 作 兩 個 金 環 、 安 在 牙 子 邊 以 下 、 在 壇 的 兩 旁 、 兩 根 橫 傅 上 、 作 為 穿 杠 的 用 處 、 以 便 抬 壇
İki yandaki pervazın altına iki altın halka yap. Bunlar sunağın taşınması için sırıkların geçmesine yarayacak.要 作兩個 金環 、 安在 牙子 邊 以下 、 在壇 的 兩旁 、 兩根橫傅 上 、 作為 穿杠 的 用處 、 以便 抬壇
"İneğin yolun karşısına geçmesi veya yolun ineğin altından geçmesi referansı nerden aldığınıza bağlıdır."Dacă vaca a trecut strada, sau drumul s-a mişcat sub vacă, depinde de sistemul vostru de referinţă."
"İneğin yolun karşısına geçmesi veya yolun ineğin altından geçmesi referansı nerden aldığınıza bağlıdır."그 소가 길을 건너는 것인지, 길이 소 밑에서 움직인 것인지는 당신의 기준틀에 달려있습니다."
"İneğin yolun karşısına geçmesi veya yolun ineğin altından geçmesi referansı nerden aldığınıza bağlıdır."Of de koe de weg overstak, of de weg bewoog onder de koe, hangt af van je referentiekader."
"İneğin yolun karşısına geçmesi veya yolun ineğin altından geçmesi referansı nerden aldığınıza bağlıdır."Que la vaca cruce la calle o que la calle se mueva bajo la vaca, depende de tu sistema de referencia".
"İneğin yolun karşısına geçmesi veya yolun ineğin altından geçmesi referansı nerden aldığınıza bağlıdır."Перешла ли корова дорогу, или дорога пролегла под коровой, зависит от системы отсчёта".
"İneğin yolun karşısına geçmesi veya yolun ineğin altından geçmesi referansı nerden aldığınıza bağlıdır.הוא היה אומר, "באם הפרה חצתה את הכביש, או שהכביש נע תחת רגלי הפרה, תלוי במערכת היחוס שלכם."
"İneğin yolun karşısına geçmesi veya yolun ineğin altından geçmesi referansı nerden aldığınıza bağlıdır.كان سيقول " سواء البقرة عبرت الطريق, أو الطريق تحرك من تحت البقرة, ذلك يعتمد على وجهة نظرك النسبية "
"İneğin yolun karşısına geçmesi veya yolun ineğin altından geçmesi referansı nerden aldığınıza bağlıdır.牛の足元の道路が動いているのかは 何を基準にするかによる」と言うでしょう (笑)
İngiliz tarihi hakkında hiçbirşey bilmiyorum, bu yüzden öğrencilerimin sınavı geçmesi için çaldım.Nevím nic o anglické historii, takže jak jsem mohl pøedpokládat, že mí studenti projdou testem.
İngiliz tarihi hakkında hiçbirşey bilmiyorum, bu yüzden öğrencilerimin sınavı geçmesi için çaldım.No sé nada de historia de Inglaterra... ?cómo iba a esperar que mis alumnos aprobaran el examen?
İngiliz tarihi hakkında hiçbirşey bilmiyorum, bu yüzden öğrencilerimin sınavı geçmesi için çaldım.Pojma nimam o angleški zgodovini, zato nisem vedel kako naj drugače pomagam mojim študentom.
İşte 8 günün geçmesiyle Jill'in 20 doları kalacağını gördük.Aqui está o dólar 20 de Jill ter visto quanto tempo no dia 8.
Kuzey Koreliler'in gizlice karşıya geçmesine izin verir, fakat pek çoğu ölür.그 덕분에 북한 사람들은 몰래 이곳을 건널 수 있습니다. 하지만 많은 사람들이 죽어요.
Kuzey Koreliler'in gizlice karşıya geçmesine izin verir, fakat pek çoğu ölür.Mas muitos morrem.
Kuzey Koreliler'in gizlice karşıya geçmesine izin verir, fakat pek çoğu ölür.Tako jo lahko Severni Korejci skrivno prečkajo. Toda mnogi pri tem umrejo.
Kuzey Koreliler'in gizlice karşıya geçmesine izin verir, fakat pek çoğu ölür.בנקודות מסוימות, ולאפשר לצפון קוריאנים לחצות בחשאי. אך רבים מתו.
Kuzey Koreliler'in gizlice karşıya geçmesine izin verir, fakat pek çoğu ölür.في بعض مناطقه، مما يسمح للكوريين الشماليينبالعبور سراً لكن يموت العديد منهم
Kuzey Koreliler'in gizlice karşıya geçmesine izin verir, fakat pek çoğu ölür.しかし多くは命を落とします 死体が流れていくのを何度か見ました
Liam'ın Kontrol Odası'na geçmesini sağlayın.리암은 그때 통제센터로 들어가거라
Liam'ın Kontrol Odası'na geçmesini sağlayın. Kolay! - Çok kolay!Die Welt ist in der Stunde der Not.
Liam'ın Kontrol Odası'na geçmesini sağlayın.و تسمحوا لـ"ليام " بالوصول لغرفة التحكم .
Liam'ın Kontrol Odası'na geçmesini sağlayın.そんなの簡単、「朝プリン前だね」 「飯じゃね?」
Mükemmelliyetçiyim, fakat bunun yayýmlamanýn önüne geçmesine müsade etmem.Ich bin Perfektionist, aber ich lasse nicht zu, dass das der Veröffentlichung im Weg steht.
Mükemmelliyetçiyim, fakat bunun yayýmlamanýn önüne geçmesine müsade etmem.Ik ben een perfectionist, maar ik zorg dat dat me niet verhindert om iets te publiceren.
Mükemmelliyetçiyim, fakat bunun yayýmlamanýn önüne geçmesine müsade etmem.Jeg er perfektionist, men jeg vil ikke lade det stå i vejen for udgivelse.
Mükemmelliyetçiyim, fakat bunun yayýmlamanýn önüne geçmesine müsade etmem.Je suis perfectionniste, mais pas au point d'arrêter de publier.
Mükemmelliyetçiyim, fakat bunun yayýmlamanýn önüne geçmesine müsade etmem.Jsem perfekcionista, ale nenechám to zasahovat do publikací.
Mükemmelliyetçiyim, fakat bunun yayýmlamanýn önüne geçmesine müsade etmem.Sono un perfezionista, ma non lascerò che questo sia un ostacolo alla pubblicazione.
Mükemmelliyetçiyim, fakat bunun yayýmlamanýn önüne geçmesine müsade etmem.Soy un perfeccionista, pero no permitiré que eso interfiera en el camino de la publicación.
Mükemmelliyetçiyim, fakat bunun yayýmlamanýn önüne geçmesine müsade etmem.Tôi theo đuổi sự hoàn hảo, nhưng không<br/>phải vì thế mà cản trở sự xuất bản.
Mükemmelliyetçiyim, fakat bunun yayýmlamanýn önüne geçmesine müsade etmem.Είμαι τελειομανής, αλλά δεν θα αφήσω αυτό να γίνει εμπόδιο στη δημοσίευση.
Mükemmelliyetçiyim, fakat bunun yayýmlamanýn önüne geçmesine müsade etmem.Аз съм перфекционист, но не искам това да застава на пътя на публикуването.
Mükemmelliyetçiyim, fakat bunun yayýmlamanýn önüne geçmesine müsade etmem.أحب أن تكون أعمالي كاملة تماماً، لكني لن أدع ذلك يقف في طريق نشرها للناس
Mükemmelliyetçiyim, fakat bunun yayýmlamanýn önüne geçmesine müsade etmem.教育やエンターテインメントを別にすれば、 影響を与えないようなことに
Napoleon'un esasen Fransa'nın başına geçmesiyle son bulduk.Acabamos con Napoleón, básicamente a cargo de Francia.
Napoleon'un esasen Fransa'nın başına geçmesiyle son bulduk.Finiamo con Napoleone, essendo in sostanza il responsabile della Francia.
Napoleon'un esasen Fransa'nın başına geçmesiyle son bulduk.나폴레옹이 프랑스의 통치자가 되는 이 부분에서
Napoleon'un esasen Fransa'nın başına geçmesiyle son bulduk.Wir enden mit Napoleon an der Macht in Frankreich.
Napoleon'un esasen Fransa'nın başına geçmesiyle son bulduk.Wylądowaliśmy zem, który w istocie jest władcą Francji.
Napoleon'un esasen Fransa'nın başına geçmesiyle son bulduk.Мы заканчиваем Наполеоном, по существу управляющим Францией.
Napoleon'un esasen Fransa'nın başına geçmesiyle son bulduk.فإننا نصل إلى نقطة وصول
Napoleon'un esasen Fransa'nın başına geçmesiyle son bulduk.おしまいだ。
Nefret edilen kadının evlenmesi Ve hizmetçinin hanımının yerine geçmesi.a mulher desdenhada quando se casa; e a serva quando fica herdeira da sua senhora.
Nefret edilen kadının evlenmesi Ve hizmetçinin hanımının yerine geçmesi.Dla przemierzłej niewiasty, kiedy za mąż idzie, i dla dziewki, kiedy dziedziczy po pani swojej.
Nefret edilen kadının evlenmesi Ve hizmetçinin hanımının yerine geçmesi.een verbitterde vrouw die toch trouwt en een dienares, die de plaats van haar meesteres inneemt.
Nefret edilen kadının evlenmesi Ve hizmetçinin hanımının yerine geçmesi.eine Verschmähte, wenn sie geehelicht wird; und eine Magd, wenn sie ihrer Frau Erbin wird.
Nefret edilen kadının evlenmesi Ve hizmetçinin hanımının yerine geçmesi.en bortstødt Hustru, når hun bliver gift, en Trælkvinde, når hun arver sin Frue.
Nefret edilen kadının evlenmesi Ve hizmetçinin hanımının yerine geçmesi.gyûlölt asszony alatt, ha [mégis] férjhez megy; és a szolgáló alatt, ha örököse lesz az õ asszonyának.
Nefret edilen kadının evlenmesi Ve hizmetçinin hanımının yerine geçmesi.hyljityn alla, kun hän miehen saa, ja palvelijattaren, kun hän emäntänsä syrjäyttää.
İlgili Sayfalar