geçmeni ile cümle
geçmeni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Nehri yüzerek geçmenin düşüncesi bile beni titretmeye yetti.The mere idea of swimming across the river made me tremble.
Nehri geçmenin bir yolu olmalı.There must be some way of traversing the river.
"İlk aşamayı geçmenin" anlamı nedir?What does "getting to first base" mean?
Buradan geçmenin yolu yok.There's no way through here.
Tom ile iletişime geçmenin en iyi yolu nedir?What's the best way to contact Tom?
Tom'la iletişime geçmenin en iyi yolunun ne olduğunu bilen var mı?Does anyone know what the best way to contact Tom is?
Şimdi buna takıldık, benim bildiğim GPL 3'e geçmenin belirgin bir faydası yok.For the time being we stick to that, moving to GPL 3 has no evident benefits I know of.
Şimdi kutucukları işaretlemekten bahsettik ve harekete geçmenin zorluğundan.Now we also talked about checking the box and the difficulty of taking action.
Buradan geçmeniz.That you happened to pass through here.
Bu aşamalardan geçmeniz gerek.You have to have those steps.
Şirketin başına geçmeni istiyorum.I would like it if you would take over my gaming company.
"Hayatınızdaki çocuklarla ilişkiye geçmenizi sağlayan en iyi yolların videolarını gönderin.""Send us videos of your favorite ways to engage with the children in your life."
Ve harekete geçmeniz gereken ve işin içine girmeniz gereken dört usul.And four modalities where you need to take some action and get involved.
Ama şu an için, bu konunun üzerinden atlayıp geçmeni istemiyorum senden.But, for now, I am not asking you to jump over this thing.
Beni delip geçmeni istedim.I wanted you to pierce me.
Ancak üçüncü adıma geçmeniz için, birinci adımı atmanız gerekir: "Yapabilirim."But you don't get to start on step three, until you take step one first:
Bu sınavı geçmeniz gerek!You need to pass it this time!
Düşük yetenekten yüksek yeteneğe ve yazılıma geçmeniz gerek.You need to move out of low skills into the high skills and into software.
Ve bir yolun karşısına geçmeniz gerektiğini hayal edin.Now imagine you have to cross a street.
Bu sınavlarınızı geçmenizden çok çok daha önemlidir.That's much more valuable than just passing your exams.
Size şuraya geçmenizi emrediyorum.I order you to go over there!
Selam, Ben Mozilla'dan Asa Dotzler ve size Firefox'a geçmenin ne kadar kolay olduğunu göstereceğim.Hi, I'm Asa Dotzler from Mozilla, and I'm here to show you how simple it is to switch to Firefox.
Ya RAB, harekete geçmenin zamanıdır, Yasanı çiğniyorlar.It is time to act, Yahweh, for they break your law.
F8 ve Shift+F8 tuşları sonraki/ önceki pencereye geçmenizi sağlar.Press F8 or Shift+F8 to switch to the next/ previous frame.
Fakat bazıları, reformların serbest vize rejimine geçmenin ötesine geçtiği görüşünde.But some say the reforms go beyond obtaining visa liberalisation.
Sizin her gün hissettiğim korkuyu hissetmeniz istiyorum ve sonra eyleme geçmenizi istiyorum.I want you to feel the fear I feel every day. And then I want you to act.
Bazen, üzerinden tekrar geçmeni önlemek için köprüler yıkmalısın.Manchmal musst du Brücken einreißen, um zu verhindern, sie noch einmal zu überqueren.
Şimdi buna takıldık, benim bildiğim GPL 3'e geçmenin belirgin bir faydası yok.Hier greife § 33 StGB nicht ein, weil kein Angriff vorliegt, der zu einem asthenischen Affekt führen kann.
Bu bir sonraki basamağa geçmenin şartıdır.Detta tar dig vidare till nästa nivå.
Bu bir sonraki basamağa geçmenin şartıdır.Потрібен лише для проходу на наступний рівень.
Becky: Evet ben bir hayranım ama dalga geçmenizden hiç hoşlanmadım.Tán csodállak, ámde nem szeretlek, S képzetem hegyvölgyedet nem járja.
Bu bir sonraki basamağa geçmenin şartıdır.Tätä putkea pitkin neste imetään.
Becky: Evet ben bir hayranım ama dalga geçmenizden hiç hoşlanmadım.Nondum amabam, et amare amabam Aku belum jatuh cinta dan aku senang jatuh cinta.
Becky: Evet ben bir hayranım ama dalga geçmenizden hiç hoşlanmadım.Anh tên thật là Trường Kỷ nhưng không thích nó vì nghe quá cũ kỹ.
Becky: Evet ben bir hayranım ama dalga geçmenizden hiç hoşlanmadım.冗談は言うが、嘘は嫌い。
Becky: Evet ben bir hayranım ama dalga geçmenizden hiç hoşlanmadım.대대로 개성에서 살았지만 벼슬에 나가는 것을 즐거워하지 않았다.
Becky: Evet ben bir hayranım ama dalga geçmenizden hiç hoşlanmadım.Man būdinga atsargumas, iš esmės nemėgstu rizikos, bet aš niekados nesiskundžiau kombinacijų matymu.
Ama şu an için, bu konunun üzerinden atlayıp geçmeni istemiyorum senden.Aber für den Augenblick bitte ich dich, diese Dinge nicht zu überspringen.
Ama şu an için, bu konunun üzerinden atlayıp geçmeni istemiyorum senden.Ale nateraz Vás nežiadam, aby ste iba preskočili túto vec.
Ama şu an için, bu konunun üzerinden atlayıp geçmeni istemiyorum senden.Ale pro teď tě nežádám, abys tuhle věc přeskočila.
Ama şu an için, bu konunun üzerinden atlayıp geçmeni istemiyorum senden.Mais pour l'instant, je ne te demande pas de sauter par-dessus ça, je te dis :
Ama şu an için, bu konunun üzerinden atlayıp geçmeni istemiyorum senden.Momentan eu nu îti cer să sari peste lucrul ăsta, spun: uită-te la ce este ...hhh... care simte:
Ama şu an için, bu konunun üzerinden atlayıp geçmeni istemiyorum senden.Pero, por ahora, no te estoy pidiendo que saltes por encima de esto.
Ama şu an için, bu konunun üzerinden atlayıp geçmeni istemiyorum senden.Αλλά, προς το παρόν, δε σου ζητώ να το υπερβείς αυτό.
Ancak üçüncü adıma geçmeniz için, birinci adımı atmanız gerekir:하지만 1단계를 시작하지 않으면 절대로 3단계를 시작할 수 없어요
Ancak üçüncü adıma geçmeniz için, birinci adımı atmanız gerekir:Aber man kann den dritten Schritt nicht beginnen, bevor man den ersten Schritt gemacht hat:
Ancak üçüncü adıma geçmeniz için, birinci adımı atmanız gerekir:Ale nikdy se nedostanete do bodu tři, dokud nevykročíte bodem jedna:
Ancak üçüncü adıma geçmeniz için, birinci adımı atmanız gerekir:A nezačnete na treťom kroku, kým neurobíte najprv prvý krok:
Ancak üçüncü adıma geçmeniz için, birinci adımı atmanız gerekir:Dar nu ajungi să faci pasul trei, până n-ai făcut pasul unu mai întâi:
Ancak üçüncü adıma geçmeniz için, birinci adımı atmanız gerekir:De nem kell a harmadik lépésre lépned, amig meg nem léped meg az elsőt:
Ancak üçüncü adıma geçmeniz için, birinci adımı atmanız gerekir:Maar je komt pas toe aan stap drie, na het nemen van de eerste stap:
Ancak üçüncü adıma geçmeniz için, birinci adımı atmanız gerekir:Mas não podem começar no terceiro passo, sem passarem pelo primeiro:
Ancak üçüncü adıma geçmeniz için, birinci adımı atmanız gerekir:Men du får inte börja på steg tre, innan du tagit steg ett först:
Ancak üçüncü adıma geçmeniz için, birinci adımı atmanız gerekir:Men du kan ikke starte på trin tre, før du tager trin et først:
Ancak üçüncü adıma geçmeniz için, birinci adımı atmanız gerekir:Nhưng bạn không thể bắt đầu bước thứ ba, trước khi bạn bắt đầu bước một:
Ancak üçüncü adıma geçmeniz için, birinci adımı atmanız gerekir:Pero no llegas a comenzar el tercer paso, si primero no tomas el primero:
Ancak üçüncü adıma geçmeniz için, birinci adımı atmanız gerekir: "Yapabilirim."Ale nie dojdziesz to trzeciego etapu zanim nie przejdziesz przez pierwszy: potrafię.
Ancak üçüncü adıma geçmeniz için, birinci adımı atmanız gerekir: "Yapabilirim."Ampak ne moreš začeti s tretjim korakom, dokler ne storiš prvega koraka: zmorem.
Ancak üçüncü adıma geçmeniz için, birinci adımı atmanız gerekir: "Yapabilirim."Mais vous ne pouvez pas commencer la troisième étape, sans avoir franchi le premier pas: je peux le faire.
Ancak üçüncü adıma geçmeniz için, birinci adımı atmanız gerekir: "Yapabilirim."Ma non è possibile iniziare col passo numero tre senza aver fatto il primo passo: posso farcela.
İlgili Sayfalar